Adalet Bakanlığı tarafından faili meçhul cinayetlerin araştırılması için kurulan daire başkanlığının yalnızca adli vakaları inlemesinin yetersiz olacağını belirten İHD Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, ‘90’lı yıllarda işlenen ağır insan hakları ihlalleri ile yüzleşilmesi konusunda çalışmaların yapılmaya başlanması gerekiyor’ dedi
Faili meçhulleri araştırmak için bakanlık tarafından kurulan daire başkanlığının yalnızca adli vakaları ele alacağını belirten İHD’den Ercan Yılmaz, faili meçhul cinayetlerle beraber kapatılan dosyaların da yeniden açılması gerektiğini vurguladı.
Adalet Bakanlığı bünyesinde “Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı” kuruldu. Kürdistan ve Türkiye’nin 75 kentinde 638 dosya ve 693 cinayete ilişkin inceleme başlatıldığı açıklandı. Amed’te ise bu inceleme için savcılar görevlendirilirken, Amed Barosu da konuya dair savcılarla görüştü. Yapılan görüşmede incelenecek dosyaların 2002 yılı sonrasına ait olduğu ve siyasi ya da faili meçhul cinayetleri kapsamadığı belirtildi. Atılan bu adımla araştırmanın yalnızca adli değil, bütün dosyaları kapsaması gerektiğini ifade eden İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, özellikle faili meçhul dosyaların raftan indirilmesi ve kapatılan dosyaların yeniden açılması gerektiğini ifade etti.
Gülistan Doku dosyasının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yaptığı açıklamanın ardından kurulan başkanlık, birçok kentte faili açığa çıkarılmamış adli cinayetleri soruşturacak. İlk yapılan açıklama ile faili meçhul cinayetlerin de akıbetinin sorulacağını umut eden kayıp yakınları, başkanlığın sadece adli cinayetleri araştıracağı yönündeki gündeme tepkili.
Yıllardır adalet mücadelesi veren kayıp aileleri, 2002 öncesi cinayetlerin de soruşturulması gerektiğine dikkat çekerken, İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şube Başkanı Ercan Yılmaz, içinde bulunduğumuz süreçle beraber toplumun beklentilerine yanıt verilmesi çağrısında bulundu.
Süreç bütünlüklü ele alınmalı
Adalet Bakanlığı’nın süreci bütünlüklü ele alması gerektiğini kaydeden Ercan Yılmaz, şöyle devam etti:
“Çünkü özellikle AİHM tarafından verilen ihlal kararları doğrudan Adalet Bakanlığı’na gönderiliyor. Adalet Bakanlığı’nın elinde aslında yaşam hakkı boyutuyla ihlal edilen bu hakların bir listesi var. Ancak faili meçhul cinayet dendiği zaman, zihinlerde oluşan durum Kürt meselesinden kaynaklı yaşanan can kayıpları ve failin de kamu görevlisi olduğu suçlar. Bunun eksik bırakılmasını kabul etmiyoruz.”
‘İnsanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmeli’
Bu konuda sivil toplum örgütleriyle ortak çalışma yürütülmesi gerektiğini belirten Ercan Yılmaz, şunlara işaret etti:
“Adalet Bakanlığı’nın sivil toplum örgütleriyle, İnsan Hakları Derneği’yle, barolarla ortak bir çalışma yürütmesi gerektiğini biliyoruz. Bu konuda kapatılan çok sayıda dosya oldu. Dargeçit de bunun son örneği oldu. Yani samimi bir yüzleşme gerekiyorsa, gerçekten araştırma gerekiyorsa kapatılan dosyaların da açılması, 2002 öncesindeki dosyaların da araştırılması gerekiyor. Hem beraat kararı verilen hem zamanaşımından düşürülen dosyaların, aslında insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilerek yeniden ele alınması gerekiyor. Çünkü burada kişiler arasındaki adli vakalardan ya da adli uyuşmazlıklardan dolayı yaşanan durumlardan bahsetmiyoruz.”
‘İnsan hakları ihlalleri ile yüzleşilmeli’
Bir plan dahilinde devletin bizzat yönlendirerek, destekleyerek işlediği suçlardan bahsedildiğini belirten Ercan Yılmaz, şu çağrıda bulundu:
“Böyle bir çalışma yürütüldüğü zaman Lice Katliamı gibi, Alaca Köyü Katliamı gibi, Dargeçit olayları gibi bu tarz katliamların ve bireysel işlenen cinayet suçlarının da ele alınması ve tekrardan yargı makamlarının harekete geçmesi gerekiyor.
Çağrımız, bir bütün olarak geçmişle yüzleşmenin, herhangi bir tedirginliğe mahal vermeden, bir ayrım yaşanmadan toplumun beklentileri doğrultusunda yürütülmesidir. Özellikle 90’lı yıllarda işlenen ağır insan hakları ihlalleri ile yüzleşilmesi konusunda çalışmaların yapılmaya başlanması gerekiyor.”
Kaynak: ANF









