• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Mayıs 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Birçok kentte ‘Kayıplar Haftası’ eylemi: Cezasızlık politikalarına son verilsin

17 Mayıs 2026 Pazar - 14:15
Kategori: Editörün Seçtikleri, Güncel

Kayıplar Haftası dolayısıyla yapılan açıklamalarda, gözaltında kaybedilen kişilerin akıbetlerinin açıklanması ve cezasızlık politikasına son verilmesi çağrısı yapıldı.  

İstanbul, Colemêrg, Adana, Sêrt ve Dêrsim’de, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası kapsamında açıklama yapıldı.

İstanbul

İHD İstanbul Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Temsilciliği, Harbiye Askeri Müzesi önünde açıklama yaptı. Birçok kişinin katıldığı açıklamada, “Ali Kayahan 53 yıl önce burada gözaltında kaybedildi” pankartı taşındı.  Basın metnini kayıplar komisyonundan Sebla Arcan okudu. Harbiye Askeri Müze binasının yalnızca tarihi bir yapı olmadığını belirten Sebla Arcan, Türkiye’nin zorla kaybetmeler tarihine kazınmış hafıza mekanlarından biri olduğunu söyledi. Askeri Müze’ye işaret eden Sebla Arcan,  gözaltında kaybedilen Ali Kayahan’ın son görüldüğü yer olduğunu vurgulayarak, ekledi: “Aradan yarım asırdan fazla zaman geçmiş olsa da Ali Kayahan’ın izleri bu binanın duvarlarında yaşamaya devam ediyor. Hafıza mekanları tam da bu nedenle önemlidir; inkar politikalarına karşı gerçeği taşırlar. Devletin unutturmak istediği suçları görünür kılar, unutturulmak istenenlerin adlarını ve hikayelerini geleceğe taşırlar. 1862 yılında Osmanlı Devleti’ne subay yetiştirmek amacıyla inşa edilen bu bina, yıllar içinde birçok askeri kuruma ev sahipliği yaptı. 10 Şubat 1993 tarihinde Askeri Müze oldu. 12 Mart Askeri Müdahalesi döneminde ise çok sayıda tanığın anlatımlarıyla ortaya çıktığı üzere bir sorgu ve işkence merkezi olarak da kullanıldı. Burada işkence gördüğünü söyleyen pek çok kişinin beyanı askeri mahkeme kayıtlarına geçti, suç duyurularına konu oldu. Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi öğrencisi Ali Kayahan da 53 yıl önce bu bina kompleksinde bulunan sorgu merkezine getirildi. Burada ağır işkence gördü ve ardından bedeni kaybedildi.”

Başvurular yanıtsız  

Ali Kayahan’ın 6 Şubat 1973 tarihinde arkadaşı Mustafa Üstüntaş ile buluşmak üzere gittiği Haseki Hastanesi önündeki duraktan polisler tarafından gözaltına alındığını hatırlatan Sebla Arcan, yaşanan gelişmeleri şöyle aktardı: “Sorgu sırasında arkadaşları Mustafa Üstüntaş ve Erkut Selçuk ile yüzleştirildi. Daha sonra Mustafa Üstüntaş ve Erkut Selçuk Gayrettepe’deki Emniyet Birinci Şube’ye, oradan da askeri mahkemeye sevk edildi. Ancak Ali Kayahan yanlarında yoktu. Mustafa Üstüntaş ve Erkut Selçuk, Sıkıyönetim Mahkemesi’ne sundukları dilekçede bir ay boyunca Harbiye’deki kontrgerilla merkezinde tutulduklarını ve ağır işkence gördüklerini anlattılar. Erkut Selçuk mahkemeye sunduğu dilekçede Ali Kayahan için şu ifadeleri kullandı: ‘Ali’yi kontrgerilla merkezinde gördüm. Yüzü tanınmayacak haldeydi. Kendisine yapılan işkence sabaha kadar devam etti. Sabaha karşı koridorda koşuşmalar başladı. Birisi doktor çağırın diye bağırıyordu. Bir müddet sonra sesler kesildi. O gün ifademi alanlara Ali’ye ne olduğunu sordum. Onun kaçtığını söylediler.’ Ali Kayahan’ın tutuklu arkadaşları da askeri mahkemeye sundukları dilekçelerde mezar yerinin açıklanmasını ve sorumluların yargılanmasını talep etti. 8 Mayıs 1974 tarihinde Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi öğrencileri dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’e, İçişleri Bakanı Oğuzhan Asiltürk’e ve Adalet Bakanı Şevket Kazan’a telgraf çekerek Ali Kayahan’ın akıbetinin araştırılmasını istedi. Ancak yapılan tüm başvurular yanıtsız bırakıldı. Devlet kurumları ‘Ali Kayahan isimli kişi gözaltına alınmamıştır’ diyerek inkar politikasını sürdürdü. İnsanlığa karşı işlenmiş bu suçun üstü örtülmek, hafızası silinmek istendi. Ama biz biliyoruz; hakikat, inkarla yok olmaz. Hafıza mekanları susturulamaz. Kaybedilenlerin izleri bu topraklarda yaşamaya devam eder. Hakikat için, hafıza için, adalet için Ali Kayahan’ı unutmayacağız.”

Ardından konuşan İHD Eş Genel Başkanı Oya Ersoy,  “İnsan Hakları Derneği olarak yıllardır gözaltında zorla kaybedilmelere karşı hakikat ve adalet mücadelesi veriyoruz. Devlete sesleniyoruz; gerçek toplumsal barış, geçmişte işlenen insan hakları ihlallerine karşı hakikatin ve adalet sağlanmasıyla mümkün olur. Gözaltında kaybettirilen tüm kişilerin akıbeti açıklanmalıdır.”

Dêrsim  

İHD Dêrsim Şubesi, Seyid Rıza Meydanı’nda açıklama yaptı. Açıklamada “Kayıplar belli, failler nerede” pankartı açılırken, gözaltında kaybettirilenlerin fotoğraflarının bulunduğu dövizler taşındı. Basın açıklamasını İHD Dêrsim Şubesi Eşbaşkanı Nurşat Yeşil yaptı. Nurşat Yeşil, Türkiye’nin 1915 Ermeni soykırımı ile başlayan zorla kaybettirme uygulamalarında cezasızlık politikalası uygulandığını vurgulayarak, zorla kaybettirmelerle yüzleşilmesi gerektiğini belirtti. Nurşat Yeşil, son olarak taleplerini sıraladı.

Açıklama oturma eylemiyle sona erdi.

Colemêrg

İnsan Hakları Derneği (İHD) Colemêrg (Hakkari) Şubesi, Şemzînan (Şemdinli) ilçesinde çarşı merkezinde açıklama yaptı. Pınar Yılmaz, 1915 Ermeni Soykırımı ile başlayan zorla kaybettirme uygulamalarının 1990’lı yıllarda sistematik hale geldiğini vurguladı. Pınar Yılmaz, “Birçok insan evlerinde, sokakta, işyerlerinde gözaltına alındıktan sonra bir daha kendilerinden haber alınamadı. Aileleri yıllardır belirsizlik ve adalet arayışı içinde yaşamaya mahkum edildi. Aradan geçen uzun yıllara rağmen etkin soruşturma yürütülmedi. Sorumlular korunarak, cezasızlık politikaları sürdürüldü” dedi.

Gözaltında kaybetmenin “insanlığa karşı suç” olduğunun altını çizen Pınar Yılmaz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bu yönde verdiği ihlal kararlarını hatırlattı. Yakın zamanda Kerboran JİTEM Davası’nda zamanaşımı kararı verildiğine işaret ederek, kararın cezasızlık politikasının örneklerinden biri olduğunu kaydetti.

Pınar Yılmaz, şu talepleri sıraladı: “Gözaltında kaybedilen tüm kişilerin akıbeti açıklansın. Zorla kaybetme suçu Türk Ceza Kanunu’nda insanlığa karşı suç olarak düzenlensin. Kayıp dosyalarında cezasızlık uygulamalarına son verilsin. Sorumlular bağımsız ve etkin soruşturmalar sonucunda yargılansın. Galatasaray Meydanı’ndaki yasaklar kaldırılsın. Türkiye, Birleşmiş Milletler Zorla Kaybetmelere Karşı Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalayıp uygulasın.”

Açıklama, “Hakikat ve adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” vurgusuyla sona erdi.

Adana

İHD Adana Şubesi, 17-31 Mayıs Gözaltında Kayıplar Haftası kapsamında Heykelli Park’ta açıklama yaptı. Saygı duruşuyla başlayan açıklamada konuşan İHD MYK Üyesi Nurettin Tanış, gözaltında kaybetmelerin insanlığa karşı suç olduğunu belirterek, Türkiye’de cezasızlık politikalarının sürdürüldüğünü söyledi. Tanış, zorla kaybettirmelere ilişkin etkin soruşturmaların yürütülmediğini, sorumluların korunarak hakikatin açığa çıkarılmasının engellendiğini ifade etti.

Ardından konuşan Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Kamaç ise, kayıplarda devletin sorumluluğuna dikkat çekerek, kaybedilen kişilerin akıbetinin açıklanması gerektiğini söyledi. Kamaç, devletin kayıplar konusunda hesap vermesi ve ailelerden özür dilemesi gerektiğini ifade etti.

Sêrt

İHD, 17-31 Mayıs Kayıplar Haftası nedeniyle yaklaşık 150 yıldır toplu mezar olarak anılan Newala Qesaba’da (Kasaplar Deresi) açıklama yaptı. Siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra Âmed, Êlih, Wan, Riha ve Bedlîs İHD şube temsilcilerinin de katıldığı açıklamada “Yüzleşme için yürüyoruz, kayıplarımız için hakikat ve adalet mücadelesinden vazgeçmiyoruz” pankartı açıldı.

Açıklama önce söz alan İHD Amed Şube Eşbaşkanı Ercan Yılmaz, İHD’nin kurulduğu günden beri zorla kaybettirmelerle, faili meçhul cinayetlerle mücadele ettiğini belirterek, “Çünkü bu gerçeklik cumhuriyet tarihinde neredeyse eşit bir süreçte geçiyor. Biliyorsunuz Cumhuriyetin kuruluşunda önce Ermeni halkının maruz kaldığı zorla kaybettirmeler vardı.  Diğer etnik gruplar faili meçhul cinayetlere ve zorla kaybettirmelere maruz kaldı. Burada yüzlerce insanın naaşının olduğuna dair birçok güçlü iddia mevcut ama bu hususlar, etkili bir soruşturma ile gün yüzüne çıkarılmadı. Aksine hepimiz için bir hafıza mekanı olan burası, imara açılmak isteniyor. Burayı bir hafızasızlaştırma mekanına dönüştürmek istendiler. Biz bunu kabul etmiyoruz” dedi.

Adından basın metnini okuyan İHD Sêrt Şube Yöneticisi Sohbet Altan Çetin, gerçek bir toplumsal barışın, ancak geçmişte işlenen ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşildiğinde mümkün olacağını vurguladı.

Açıklamanın ardından konuşan Sêrt Baro Başkanı Muhammet Alptekin ise, “Burada bulunmamız aslında tarihsel travmalarda bir arpa boyu yol alınmadığını göstergesi. Newala Qesaba dediğimiz alan, yerelde herkesin travmaların yaşandığını bir alan. Tarihsel travmaların yaşandığını hiç bir acıyı ve mekanı unutmayacağız. Bu durumlara ilişkin mücadelemiz her daim devam edecek” şeklinde konuştu.

Son olarak söz alan Sêrt İHD Eşbaşkanı Zozan Akdoğan Nas, “Yıllardır faili meçhullerle burun buruna yaşadık.  Barış meselesinin konuşulduğu bu günlerde kalıcı bir çözüm sağlanabilmesinin geçmişle yüzleşmesinden geçtiğini biliyoruz. Geçmişle hesaplaşma olmadan, adalet olmadan kalıcı barış ve toplumsal kucaklaşmadan söz edemeyiz” dedi.

HABER MERKEZİ 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Kongra Star’dan YPJ’ye destek mitingi

Sonraki Haber

Rojin Kabaiş adına futbol ve voleybol turnuvası düzenlenecek

Sonraki Haber

Rojin Kabaiş adına futbol ve voleybol turnuvası düzenlenecek

SON HABERLER

Amed’de Mayıs ayında yaşamın yitirenler anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

İran 129 kişinin daha mal varlıklarına el koydu

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Wan’da gerçekleşen Kürt Dil Sempozyumu son buldu

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Bêzar Dağı’nda yaşamını yitirenler mezarları başında anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

MEBYA-DER Bazîd’de kuruluşunu ilan etti

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Mehmet Kamaç: Tüm kesimler birlik şemsiyesi altında yer almalı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Rojin Kabaiş adına futbol ve voleybol turnuvası düzenlenecek

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır