Sosyal medya paylaşımları nedeniyle 20 Şubat’tan bu yana tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ, ilk duruşmasının ardından tahliye edildi. Uludağ, Silivri’den çıkışında diğer tutuklu gazeteciler serbest bırakılana dek mücadelesini sürdüreceğini söyledi
“Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama” iddiasıyla 20 Şubat’tan bu yana tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ’ın ilk duruşması Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme Uludağ’ın tahliyesine hükmederek duruşmayı 18 Eylül’e erteledi.
Evrensel’in aktardığına göre Uludağ, akşam saatlerinde Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi. Cezaevi çıkışında meslektaşlarına açıklama yapan Uludağ, tahliyesinin buruk olduğunu belirterek geride bıraktığı gazeteci Merdan Yanardağ’ın kendisine “Özgürlük ve demokrasi için direnmeye devam edeceğiz” mesajını ilettiğini aktardı. Tüm tutuklu gazeteciler serbest bırakılana kadar basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı için mücadele edeceğini vurgulayan Uludağ, avukatları Tora Pekin ve Abbas Yalçın ile meslektaşlarına teşekkür etti.
Tutukluluğu döneminin kendisine büyük bir deneyim kazandırdığını ifade eden Uludağ, “90 günün sonunda bir bedel ödedik ama utanılacak bir gazetecilik yapmadık. Dün nasıl girdiysem bugün de aynı iradeyle çıktım” dedi.
Gazeteciliğini sorgulayıp sorgulamadığına ilişkin soruyu yanıtlayan Uludağ, tutukluluğun amacının bugüne kadar yapılan gazeteciliğin bedelini ödetmek olduğunu söyledi. Davanın Ankara’da görülmesine karşın kendisinin İstanbul’daki bir cezaevinde tutulmasını ise “sürgün” ve “Ankara’dan uzaklaştırma” olarak nitelendiren Uludağ, bu süreçte en ağır bedeli aile fertlerinin ve çocuklarının ödediğini belirtti.
HABER MERKEZİ









