• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Mayıs 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Emek-Ekonomi

Kriz rejiminin ekonomik faturası

23 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:58
Kategori: Emek-Ekonomi, Manşet

CHP’ye yönelik mutlak butlan kararının ekonomiye asıl etkisi orta ve uzun vadede ortaya çıkacak. Ekonomi yönetimi ‘şoklara dayanıklılık’ teranesini tekrarlarken, müdahalelerle ayakta tutulan kur rejiminin faturası yine yoksullara çıkıyor

Deniz Bakır

CHP’ye yönelik “mutlak butlan” kararıyla başlayan siyasal kriz, ilk bakışta finansal piyasalarda kontrollü bir dalgalanma ve ardından toparlanma görüntüsü üretti. Borsa İstanbul’daki sert düşüşün kısa sürede geri alınması, döviz kurunun kamu bankaları ve Merkez Bankası müdahaleleriyle baskılanması ve bayram tatilinin sağladığı geçici sakinlik, “piyasa paniği kontrol altında” yorumlarını beraberinde getirdi. Ancak bu görüntünün altında, ekonominin giderek daha kırılgan bir siyasi müdahale rejimine bağlandığına dair güçlü işaretler birikiyor. Birçok ekonomistin ortaklaştığı nokta, bu tür siyasal hamlelerin etkisinin kısa vadeli fiyat hareketleriyle sınırlı kalmadığı; asıl etkinin enflasyon, büyüme ve gelir dağılımı kanallarından yoksulların yaşamına doğrudan yansıdığı yönünde. Zaten yüksek enflasyon ve düşük ücret politikalarıyla sıkışmış geniş emekçi kesimler açısından, siyasi krizler artık “geçici dalgalanma” değil, kalıcı bir yoksullaşma mekanizmasının parçası haline geliyor.

Döviz rezervi cephane mi oldu?

Mutlak butlan kararı sonrasında BIST 100’de görülen yüzde 6’yı aşan düşüş, bankacılık hisselerindeki sert gerileme ve CDS’lerdeki yükseliş, piyasaların siyasi riskleri artık doğrudan fiyatladığını gösterdi. Her ne kadar kamu bankalarının döviz satışlarıyla kurun kontrol altında tutulduğu açıklansa da bu müdahalelerin maliyeti görünmez kalmıyor: rezerv kaybı, dış varlıkların eritilmesi ve finansal tamponların aşınması.

Ekonomi yönetiminin “finansal istikrar” vurgusu ise bu maliyeti gizlemeye yetmiyor. Çünkü istikrarın kendisi, giderek daha fazla dış müdahale ve rezerv yakımıyla sağlanan yapay bir dengeye dönüşüyor.

Burada kritik soru şu: Bu müdahale kapasitesi ne kadar sürdürülebilir?

Son veriler, Merkez Bankası’nın kurdaki dalgalanmayı bastırmak için milyarlarca dolarlık satış yaptığını ve rezervlerde belirgin bir erime yaşandığını gösteriyor. Altın ve dış varlık satışlarıyla desteklenen bu süreç, teknik bir para politikası aracı olmaktan çıkıp fiilen siyasi kriz yönetiminin bir enstrümanına dönüşmüş durumda.

Bu tabloyu bazı ekonomistler “cephane biriktirme ve kullanma döngüsü” olarak tanımlıyor. Yani rezervler, klasik anlamda ekonomik istikrar için değil, siyasal şokları bastırmak için kullanılan bir tür müdahale stokuna dönüşüyor. Ancak her müdahale, bir sonraki şok için daha zayıf bir zemin bırakıyor.

Bu noktada vergi politikası ve ücret rejimiyle birlikte düşünüldüğünde tablo daha netleşiyor: Yüksek dolaylı vergilerle emek gelirleri baskılanırken, düşük ücret politikası iç talebi sınırlıyor. Buna karşılık ihracatçı ve büyük sermaye grupları teşviklerle destekleniyor. Böylece ortaya çıkan döviz fazlası, tam da bu “müdahale cephanesi”nin finansmanını sağlıyor.

Ama faturanın kime çıktığı da açık: yoksullar. 

Kriz döngüsü

Uzmanlara göre mutlak butlan kararı sonrası oluşan siyasi atmosfer, zaten kırılgan olan “dezenflasyon programı”nı daha da zayıflatıyor. Enflasyonla mücadele söylemi sürse de pratikte kur istikrarı üzerinden yürüyen bir yönetim modeli öne çıkıyor. Bu modelde fiyat istikrarı, üretim ve gelir politikalarından ziyade finansal baskı ve rezerv kullanımıyla sağlanmaya çalışılıyor. Ancak bu yöntem, enflasyonu yapısal olarak çözmek yerine öteliyor. Ötelenen her kriz, daha yüksek faiz, daha düşük yatırım ve daha daralan istihdam alanı olarak geri dönüyor.Bu da doğrudan emekçilerin yaşamına gıda enflasyonu, borçlanma baskısı ve reel ücret erimesi olarak geri dönüyor.

Bu nedenle CHP’ye yönelik mutlak butlan kararı istisnai bir uygulama ya da yalnızca bir siyasi parti içi müdahale değil; aynı zamanda ekonomik rejimin nasıl işlediğine dair de bir gösterge olarak okunuyor. Piyasaların kısa süreli sarsılıp sonra müdahaleyle dengelenmesi, artık olağan bir ekonomik refleks haline gelmiş durumda.

Bu refleksin arkasında ise giderek netleşen bir strateji var: siyasi belirsizlik yarat, finansal şok üret, rezervlerle bastır, maliyeti topluma yay. Bu döngüde kazananlar finansal hareketlerden kısa vadeli getiri sağlayan sermaye grupları olurken, kaybedenler sabit gelirle yaşayanlar oluyor. Rezervlerle bastırılan her kur şoku, ücretliler için daha yüksek hayat pahalılığı; vergiyle finanse edilen her teşvik paketi, daha ağır bir gelir dağılımı; ertelenen her kriz ise daha büyük bir gelecek baskısı anlamına geliyor.

Ekonominin görünmeyen yerinde ise aynı gerçek duruyor: Siyasal krizler artık ekonomik birer “olay” değil, doğrudan yoksullaşma mekanizmasının parçası.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

CHP’li Akçakoca Belediye Başkanı tutuklandı

Sonraki Haber

Ağır hasta tutsaklar Nebioğlu ve Çağrıcı’nın tahliyeleri talep edildi

Sonraki Haber

Ağır hasta tutsaklar Nebioğlu ve Çağrıcı'nın tahliyeleri talep edildi

SON HABERLER

Qoser’de Kürtçe müziğe zabıta engeli!

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

Bilgi Üniversitesi öğrencileri: Sadece kampüsü değil, geleceğimizi de savunuyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

Kılıçdaroğlu: CHP’yi kuruluşundaki kodlara kavuşturacağız

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

Colemêrg’teki heyelanın nedeni denetimsiz kazı çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

Ağır hasta tutsaklar Nebioğlu ve Çağrıcı’nın tahliyeleri talep edildi

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

Kriz rejiminin ekonomik faturası

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

CHP’li Akçakoca Belediye Başkanı tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır