Silêmanî’de düzenlenen ‘Kürdistan Jeopolitiği ve Kadınların Durumu’ sempozyomu sona erdi. Konuşmacı kadın siyasetçiler ve aktivistler, Ortadoğu’daki yeni süreçte Kürtlerin statüsünün tanınması, kadınların örgütlü mücadelesinin güçlendirilmesi ve ulusal birliğin sağlanması çağrısı yaptı
Repak ve Azadbun Hareketi tarafından Federe Kürdistan’ın Silêmanî kentinde bulunan Salim Sinema salonunda düzenlenen “Kürdistan Jeopolitiği ve Kadınların Durumu” başlıklı sempozyum gerçekleşti.
Sempozyoma Kürdistan’ın farklı bölgelerinden kadınlar katıldı. Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Eşbaşkanı Zeyneb Murad, KNK üyesi Nesrîn Sîne, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, Tevgera Jinên Azad (TJA) Aktivisti Ayla Akat Ata, Azadbûn Hareketi Başkanı Dr. Geşe Hefîd’in konuşmacı olarak katıldığı sempozyuma birçok kadın hareketinin yanı sıra siyasi parti temsilcileri katıldı.
Sempozyumda konuşan Azadbûn Hareketi Başkanı Dr. Geşe Dara Hefîd, kadınların tarih boyunca maruz kaldığı saldırılara karşı kendi mücadele hatlarını ördüğünü belirtti. Ortadoğu’da kadınların farklı bir direniş gerçekliği ortaya koyduğunu ifade eden Geşe Dara Hefîd, “Özelde de Başûrlu kadınlar vermiş oldukları mücadeleyle statülerini kimi noktalarda kabul ettirdiler. Ancak bu yeterli değildir. Bunun daha örgütlü bir hal alması gerekiyor. Bunun hukuksal, sosyal ve yaşamsal anlamda bir resmiyete kavuşması gerekiyor. Bu noktada biz kadınlar mücadelemizi daha örgütlü bir hale getirerek birlik olmalıyız” dedi.
Ortadoğu dizaynında kadınların rolü
TJA aktivisti Ayla Akat Ata ise, Ortadoğu’nun yeniden dizayn edildiğine dikkat çekerek, bu süreçte Kürt halkının ve özelde Kürt kadınlarının nasıl yer alacağının önemli olduğunu söyledi. Ayla Akat Ata, “Bu dizayn yeni bir durum değildir. Sykes-Picot Anlaşması’ndan bu yana bir dizayn durumu söz konusu. Ardından Arap Baharı ve sonrasında gelişen süreç dizaynın devamı oldu. Kadınlar olarak sorumluluğumuz fazla” ifadelerini kullandı.
‘Kürtlerin statüsü sağlanmalıdır’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı hatırlatan Ayla Akat Ata, çağrı sonrası adımlar atıldığını ancak devletin buna karşılık hukuki adımlar atması gerektiğini belirtti. Ayla Akat Ata, şunları söyledi:
“Bu zamana kadar herhangi bir adım atılmadı. 20-30 yıl öncesinde Kürt sorununa yönelik söylemler oldu, kanunlar çıkarıldı. Ancak bu kanunlar pişmanlığa, teslimiyete yönelikti. Bunlar yanlıştı. Türkiye’nin demokratikleşmeye ihtiyacı var. Yaşanan sorunlardan ders çıkarmak gerekiyor, buna göre adımlar atmak gerekiyor. Rojava’ya yönelik saldırılara karşı Başûr halkının duruşu ortadadır. Çünkü Kürt halkının statüsü her parça için geçerlidir. Bakûr’da gelişecek her durum diğer parçaları etkileyecektir. Aksine dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan Kürtleri etkileyecektir. Tek çağrımız Kürtlerin birlik olmasıdır. Özelde de Kürt kadınlarının birlik olması önemlidir, hayatidir. Artık bu yüzyılda Kürtlerin statüsü sağlanmalıdır.”
Ulusal birlik çağrısı
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed’in konuşmasının ardından Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Eşbaşkanı Zeyneb Murad, KNK üyesi Nesrîn Sîne söz aldı.
Zeyneb Murad, yürüttükleri diplomasi çalışmalarına değinerek, “Sadece Başûr’da değil. Ortadoğu’dan Avrupa’ya kadar kimi kurumlarla görüşmelerimiz oldu. Bu görüşmeler dahilinde kimi noktalarda belli bir aşama kat edildi. Bakûre Kürdistan’da bir süreç var bu süreç salt orayı değil Kürdistan’ın diğer parçalarını da etkileyecek bir yerde duruyor. Bu noktada hepimiz üstümüze düşen sorumlulukları yerine getirmeliyiz” dedi.
Ardından söz hakkı alan Nesrîn Sîne, şunları söyledi: “Ortadoğu’da devam eden bir süreç var. Bununla birlikte Rojhilat’ta bir direniş durumu söz konusudur. Halkların direnişini zafere götürecek demokratikleşme ve birlik olma durumudur. Bu noktada herkes üstüne düşeni yapması gerekiyor. Önceki yıllarda birlik olunmadığı için parçalanma oldu. Bundan kaynaklı da birliğimizi güçlendirmeliyiz.”
Konuşmaların ardından sempozyum soru-cevap bölümüyle son buldu.
SÎLÊMANÎ









