Özgür Ülke gazetesi dağıtımını yaparken JİTEM tarafından kaçırılan ve daha sonra kendisinden haber alınamayan İsmail Ağaya’nın annesi Müfide Ağaya, ‘Kemiklerini ve oğlumu istiyorum. Ben ölmeden oğlumu bana göstersinler’ dedi
Êlih’te (Batman), 1990’lı yıllarda Hizbulkontra ve JİTEM eliyle yüzlerce insan sokak ortasında katledildi, birçok kişi de kaçırıldıktan sonra bir daha kendilerinden haber alınamadı. Kayıp aileleri ve İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) kaybedilen yurttaşların akıbeti için hem iç hem de dış hukuk yollarına yaptıkları başvurulara rağmen birçok dosya sonuçsuz kaldı.
Akıbeti bilinmeyen bu insanlardan biri de Özgür Ülke Gazetesi dağıtımcısı İsmail Ağaya oldu. 29 Mayıs 1992 tarihinde evinden ayrıldıktan sonra sivil kıyafetli ve silahlı 3 kişi tarafından zorla araca bindirilip kaçırılan İsmail Ağaya’dan 32 yıldır hiçbir şekilde haber alınamıyor. Anne Müfide Ağaya her hafta Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde gerçekleştirilen ‘Kayıplar bulunsun, failler yargılansın’ eylemine katılıp oğlunun akıbetini soruyor.
Ekonomik sıkıntılardan dolayı oğlu İsmail’in geçimini sağlamak için hem çobanlık hem de inşaatlarda çalıştığını söyleyen Müfide Ağaya, oğlunun bir akşam işten döndükten sonra eniştesinin evine gitmek için tekrardan evden ayrıldığını, o günden sonra da kendisinden bir daha haber alamadıklarını aktardı. Müfide Ağaya, “İsmail gittikten bir müddet sonra eniştesi bizim eve geldi. Eniştesine ‘İsmail sizin eve geldi’ dedim. O da ‘gelmedi’ deyince içimi bir korku sardı. Sabaha kadar gözüme uyku girmedi. O akşam eve gelmeyince de sabah çalıştığı gazetenin bürosuna giderek arkadaşlarına İsmail’i sordum. Onlara durumu anlattım ve birlikte karakola gidip şikâyette bulunduk. Ama karakoldaki polisler bana ‘Oğlunu dağa gönderiyorsun sonra gelip kayboldu diye şikâyet ediyorsun’ deyince oğlumun dağa gitmediğini söyledim” dedi.
‘Oğlumun kaybı üzerinde 32 yıl geçti’
İki kadının, oğlu İsmail’in eşkaline uyan birinin sivil giyimli ve silahlı 3 kişi tarafından zorla arabaya koyup kaçırıldığını söyledikten sonra Êlih’in her yerinde arama yaptıklarını aktaran Münfide Ağaya, “O gün oğlumun artık geri gelmeyeceğini öğrendim. Halen oğlumu arıyorum. Kendisinden hiçbir iz bulamadım, ama aramaktan da vazgeçmedim. Oğlumun kaybı üzerinde 32 yıl geçti. Bu 32 yılda İHD, Sivil Toplum Kuruluşları (STK), mahkeme, savcılıklar gibi başvuru yapmadığım hiçbir kurum kalmadı. Ama ne yazık ki hiç bir sonuç alamadım. Buna rağmen oğlumu aramaktan vazgeçmedim” diye konuştu.
‘Oğlumun kemiklerini istiyorum’
Oğlunun kaybedilmesinden sonra hep beklenti içinde yaşadığını belirten Müfide Ağaya, Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci nedeniyle kapatılan oğlunun dosyasının yeniden açılıp, İsmail’in kemikleri dahi olsa bulunmasını istedi. Müfide Ağaya, “Kemiklerini ve oğlumu istiyorum. Ben ölmeden oğlumu bana göstersinler. Benim oğlumu kaybedenler şimdi onların bir çocuğu kaybolsa ne yapacaklar. Eğer oğlum yaşamıyorsa dahi kemiklerini istiyorum” diye konuştu.
Haber: Ozan Bayındır / MA









