İngiltere Ortadoğu Bakanı Hamish Falconer, DSG ile Şam yönetimi arasında varılan anlaşmanın istikrarlı ve birleşik bir Suriye için kritik önemde olduğunu belirtti. Falconer, İngiltere’nin Kürtlerin haklarının geliştirilmesine ve siyasi geçiş sürecine desteğini sürdüreceğini ifade etti
İngiltere Ortadoğu Bakanı Hamish Falconer, 70’ten fazla milletvekili ve Lordlar Kamarası üyesinin Kuzey ve Doğu Suriye’deki gelişmelere ilişkin mektubuna yanıt verdi. Falconer, yanıtında Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam arasında varılan anlaşmaya destek vererek bunun “istikrarlı ve birleşik bir Suriye için kritik bir adım” olduğunu belirtti. Falconer, anlaşmanın Kürtlerin haklarını ilk kez resmî olarak tanımladığına dikkat çekti.
Falconer, 29 Ocak’ta QSD ile Suriye hükümeti arasında imzalanan anlaşmanın askeri ve sivil kurumların entegrasyonunu öngördüğünü, aynı zamanda Suriye’deki Kürt halkının sivil ve eğitim haklarını ilk kez resmi bir çerçeveye kavuşturduğunu vurguladı. Falconer, DSG’nin aday gösterdiği Nureddîn Ehmed’in Hesekê Valisi olarak atanmasını da anlaşmanın uygulanması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.
Kürtlere destek vurgusu
Falconer’in mektubunda öne çıkan başlıklardan biri de Kürtlere ilişkin değerlendirmeler oldu. Falconer, hükümetinin yalnızca Suriye’deki değil, Türkiye, Irak ve İran’daki Kürt topluluklarını da desteklemeyi sürdürdüğünü belirtti. Falconer, Londra’nın Kürtlerin haklarının geliştirilmesini ve yaşadıkları ülkelerde toplumsal yaşama tam katılımlarının teşvik edilmesini desteklediğini ifade etti. Mektupta, Kürt diasporasının da bu yaklaşımın bir parçası olarak değerlendirildiği kaydedildi.
İngiltere hükümetinin Suriye konusunda savunduğu siyasi çözüm perspektifinde de Kürtlerin yeri özel olarak vurgulandı. Falconer, dini veya etnik kimliğine bakılmaksızın tüm Suriyelilerin haklarının korunması gerektiğini belirterek, toplumsal uyum ve kapsayıcı yönetim anlayışının önemine işaret etti.
DSG ile temaslar sürecek
Falconer, Londra’nın hem DSG hem de Şam hükümetiyle temaslarını sürdürdüğünü belirterek siyasi geçiş sürecine desteğin devam edeceğini kaydetti. Falconer, son dönemde yaşanan şiddet olaylarından etkilenenlere yardım ulaştırılmasının da İngiltere’nin öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.
Mektubunun sonunda Suriye’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Falconer, ülkenin istikrara kavuşmasının ancak tüm Suriyelilerin haklarına saygı gösteren, kapsayıcı, temsili ve mezhepçi olmayan bir siyasi süreçle mümkün olacağını belirtti.
Kaynak: ANF








