Koruculuk dayatmasıyla boşaltılan Qabilcewz köyü Araplarından olan ve oğlu ile iki yeğenini Kürt özgürlük mücadelesinde yitiren Hadi Çelik, Demokratik Toplum ve Barış Süreci ile onurlu barışın inşa edileceğini belirtti
Kürdistan’da yüzlerce köy, 90’lı yıllarda koruculuk dayatması ve devlet baskısıyla boşaltdı, halk göçe zorlandı. Şirnex, Êlih (Batman), Colemêrg (Hakkari), Amed ve Mêrdîn gibi kentlerden on binlerce kişinin yaşadığı alanlar yakılıp yıkıldı.
Êlih’in Qabilcewz (Sason) ilçesinde Arap köyü olan Kaçali de, koruculuk dayatmasını kabul etmeyen ve boşaltılan köylerden biri. 1992’de boşaltılan köy, 12 ev bir traktörle göç yoluna düştü. İlçe çıkışında köylülerin önünü kesen askerler, 3 gün boyunca genç, çocuk, yaşlı ve kadınları güneşin altında bekletti. Ardından köylüler, Amed’in Bismil ilçesi, Tekirdağ, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kentlere göç etti. Bismil’e göç eden Çelik ailesi, burada devletin baskılarına maruz kaldı. Qabilcewz Araplarından olan Hadi Çelik ve ailesi, tüm baskı ve tehditlere rağmen Kürt Özgürlük Hareketi’nin yanında olmayı seçti.
Oğlu Şehmuz Çelik (Sidar Amed) 11 Mayıs 2021, yeğenleri Ayhan Çelik (Rizgar Sason) 1999, Süheyla Çelik (Nûda Sason) ise 4 Ağustos 2021 tarihinde yaşamını yitiren Hadi Çelik, çatışma, göç, baskı ve zulmün eksik olmadığı topraklarda Demokratik Toplum ve Barış Süreci ile onurlu barışın inşa edileceğini belirtti.
‘Ya silahlanacaksınız ya köyü terk edeceksiniz’
Göçe maruz bırakılmadan önce köylerinde 25 evin olduğunu belirten Hadi Çelik, “Köyde hayvancılık yapıyorduk. Koruculuğu kabul etmedik ama köyümüzü de terk etmek istemedik. Ama ne yazık ki devlet bizi çok zorladı. Ve bize ‘ya silahlanacaksınız ya da köyü terk edeceksiniz’ dayatmasında bulundu. Bizler onlara ‘silah almayacağız köyümüzü de bırakmayacağız’ dedik. Bu olayın ardından her seferinde bizi şikayet ediyorlardı. Etraftaki köylerin çoğu korucu olmuşlardı. Artık köyde bir huzurumuz kalmadı ve göçertildik. Göç sırasında Sason’un girişine geldiğimizde orada çok sayıda asker vardı. Hava çok sıcaktı çocuklarımız yanımızdayken önümüzü kestiler orada bize ‘gitmenizi kabul etmiyoruz. Ya silah alacaksınız ya da gitmenize izin vermeyeceğiz’ dediler. Biz orada onlara ‘biz kararımız verdik; Silah almayacağız’ dedik. Orada 3 gün bizi beklettiler, gitmemize engel oldular. Üçüncü gününden ardından hepimiz Bismil’e geldik” diye belirtti.
‘Üç şehitlerinden sadece birinin naaşına ulaşabildiler’
Hiçbir şart ve koşul altında mücadeleden geri adım atmadıklarını belirten Hadi Çelik, “Bismil de evimiz yoktu. Bizim için çok sıkıntılı bir dönemdi. Göçebe bir şekilde yerleştik. Arazilere gidip 2 ay boyunca çalıştık ve kendimize ev yaptık. Bizimle gelen çoğu kişi şu an Mersin’de ya da İstanbul’da. Yaşadığımız her zorluğa rağmen asla pişman değiliz. Davamızın arkasındayız. 3 kardeşiz ve ailemizde 3 şehidimiz var. Bu şehitlerimizin sadece bir tanesinin naaşına ulaştık, diğer ikisinin nerede olduğunu bilmiyoruz. O iki mezara ulaşmak istiyoruz. Bir kemik kalmışsa bile o kemiğe ulaşmak istiyoruz” diye belirtti
‘Asla pişman değilim’
“O dönemden şimdiye kadar çalışmaların içindeyiz” diye Hadi Çelik, “Bir gün bile çalışmalardan geri çekilmedik. 7 ay hapiste kaldım. 7 ay boyunca hiçbir suçum olmadan orada tuttular. Şimdi ise bir dosyam Yargıtay’a gitti ve 6 yıl 3 ay cezam var. Bugüne kadar ne yaptıysam asla pişman değilim ve sonuna kadar davamın arkasındayım” diye konuştu.
‘Bu dava hepimizindir’
Bir Arap olarak Kürt halkının haklı davası için mücadele yürüttüğünü kaydeden Hadi Çelik, Ben Arabım ama Kürtlerin içinde büyüdüm. Yıllarca onların mücadelesi içinde yer aldım ve şimdi de DEM Parti yönetiminde yer alıyorum. Parti için ne gerekirse bunun için hazırım ve yapabilirim. Bu dava sadece Kürtlerin, Türklerin ya da Arapların değildir. Bu dava hepimizindir. Bizim için toplumda birlik ve beraberlik önemlidir. Burada artık başımıza gelenler geldi. Bundan sonra bu kanı durdurmanın vaktidir. Benim oğlum şehittir, ben barış istiyorum. Çünkü başka çocukların şehit olmasını istemiyorum. Artık huzur istiyorum. Toplumda birlik ve beraberlik istiyorum” diye kaydetti.
‘Barışı hep birlikte inşa edelim’
Demokratik Toplum ve Barış Süreci’ne değinen Hadi Çelik, “1 yılı aşkın süredir barış süreci başlamış. Bu süre içerisinde herhangi bir ölüm olmamış. Biraz huzur gelmiş. Ne gerilla ne polis ne de asker cenazesi gelmiyor artık. Bundan sonra böyle devam etmesini istiyoruz. Kalıcı bir barış sağlansın. Cezaevlerindeki arkadaşlarımız bırakılsın. Silah bırakan gerillalar da artık memlekete dönsünler. Hep beraber yaşayalım. Barışı hep birlikte inşa edelim. Kimin üstüne ne düşerse yapsın” ifadelerini kullandı.
Haber: Fethi Balaman – Helin Dolanbay \ MA









