Hasta tutsaklar; Şeyhmus Koç, Resul Kocatürk ve Resul Baltacı’nın durumlarına dikkat çekilerek serbest bırakılmaları talep edildi
Hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta Ankara, İzmir ve İstanbul’da gerçekleştirilen eylemler bu hafta da devam etti.
Ankara
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 615’inci haftasında Ankara’da Sakarya Caddesinde bir araya geldi. Bu haftaki eylemde, Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nden Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne (YGC) sürgün edilen hasta tutsak Şeyhmus Koç’un sağlık durumuna ilişkin açıklama yapıldı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube üyesi Kezban Kalın, Şeyhmus Koç’un 2016’da Mêrdîn’in Nisêbîn ilçesinde yaralı olarak gözaltına alınmasının ardından işkenceye maruz bırakıldığını, sonrasında ise tutuklandığını belirtti. Kezban Kalın, Şeyhmus Koç’un Tokat, Bafra, Giresun Espiye ve son olarak Erzincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne (YGC) sırasıyla sevk edildiğini açıkladı. Şeyhmus Koç’un gözaltına alındığı sırada zırhlı araç arkasında yerde sürüklendiğini, bu sırada iki kolu ve bir bacağının kırıldığını belirten Kezban Kalın, sağ elindeki bir parmağını kaybettiğini ve vücudunun çeşitli bölgelerinde halen şarapnel parçalarının bulunduğunu da ekledi. Şeyhmus Koç’un astım ve migren hastalıklarının da bulunduğuna dikkat çeken Kezban Kalın, “Astım ve migren hastalıklarının yanı sıra, günlük yaşamını doğrudan etkileyen kalıcı fiziksel engelleri bulunmaktadır” dedi.
Şeyhmus Koç’un psikolojik ve nörolojik sağlık sorunlarının yanı sıra ciddi hafıza kaybı yaşadığını aktaran Kezban Kalın, “Bazı dönemlerde annesini ve babasını dahi tanımamakta, zaman zaman aylar boyunca yakınlarını hatırlayamamaktadır. Aile görüşlerine kimi zaman çıkmadığı, çıktığında ise kopuk, kesik ve gerçekle bağını zorlayan konuşmalar yaptığı belirtilmektedir. Daha önce kendisine aknisiyete bozukluğu tanısı konulduğu, psikiyatri ilaçları kullandığı; ancak hangi teşhisle hangi ilacın verildiğine dair yeterli bilgilendirme yapılmadığı ifade edilmektedir. Yalnızca ilaç verilerek geçiştirilen, düzenli ve kapsamlı uzman takibi yapılmayan bu süreç, Şeyhmus Koç’un ruhsal durumunu her geçen gün daha da ağırlaştırmaktadır” diye belirtti.
Kezban Kalın, Şeyhmus Koç’un günlük ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ve tek kişilik hücrede tutulmasının insan hakkı ihlali olduğunu belirterek, tahliye edilmesini ve etkili tedavi sürecinin başlaması gerektiğini kaydetti.
İzmir
İHD İzmir Şubesi de, hasta tutsakların durumuna ilişkin açıklama yaptı. Konak Eski Sümerbank önünde yapılan açıklamada, bu hafta Kırıklar Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan hasta mahpus Resul Kocatürk’ün sağlık durumuna dikkat çekildi. Açıklamayı İHD İzmir Şubesi Yöneticisi Nazlı Turan yaptı. Yaklaşık 30 yıldır cezaevinde tutulan Resul Kocatürk’ün çok sayıda ağır ve kronik hastalıkla yaşam mücadelesi verdiğini belirten Nazlı Turan, yaşamını koltuk değnekleri yardımıyla sürdüren Resul Kocatürk’ün hipotiroid hastalığı, irritabl bağırsak sendromu, otoimmün hepatite bağlı karaciğer sirozu, astım, mide ülseri ve kronik sindirim sistemi rahatsızlıkları bulunduğunu söyledi.
Resul Kocatürk’ün ayrıca prostat rahatsızlığı, rektal polipler, dalakta kist, akciğerlerinde nodüller, boyun bölgesinde lenf nodülü, alerjik rinit ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen bel ve boyun fıtıkları olduğunu dile getiren Nazlı Turan, şöyle devam etti:
“Çoklu ve ağır hastalıklarla yaşamını sürdürmeye çalışan bir mahpusun sağlık durumu göz ardı edilerek özgürlüğünden mahrum bırakılmaya devam edilmesi; Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkı ve kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. ve 3. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gereken ciddi bir hak ihlali riski yaratmaktadır.”
Nazlı Turan, Adalet Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumları yasal ve insani sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı.
İstanbul
İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu ise, düzenlediği “F Oturması” eyleminin 743’üncü haftasında İstanbul Beyoğlu’nda bulunan dernek binası önünde bir araya geldi. Eylemde, Düzce T Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Resul Baltacı’nın durumuna dikkat çekildi. Basın metnin İHD üyesin Meryem Bars okudu.
Meryem Bars, cezasını tamamlamasına rağmen yaklaşık 4 yıldır tahliye edilmeyen 34 yıllık tutsak Resul Baltacı’nın hipertansiyon, diyabet, ileri derecede bel fıtığı ve romatizma hastası olduğunu belirtti. Baltacı’nın ayrıca mide, göz ve diş rahatsızlıklarının bulunduğunu aktaran Meryem Bars, “Bel fıtığı ve romatizmaya bağlı şiddetli ağrılar, kireçlenme ve yürüme güçlüğü yaşadığını, desteksiz yürüyemediğini ve günlük ihtiyaçlarını başkalarının yardımıyla karşılayabiliyor” dedi. Meryem Bars, Resul Baltacı’nın hastane sevklerinde maruz kaldığı onur kırıcı uygulamalar nedeniyle tedaviye erişemediğini, cezaevinde ise yalnızca basit tıbbi müdahalelerin yapıldığını kaydetti. Olumsuz hapishane koşullarıyla birlikte ağırlaşan sağlık sorunlarının Resul Baltacı’nın yaşamı açısından ciddi risk oluşturduğunu vurguladı.
Meryem Bars, Resul Baltacı’nın oğlunun şu mesajını paylaştı:
“Aile olarak en büyük kaygımız, babamın sağlık sorunlarının geri dönülmez bir noktaya ulaşmasıdır. Bir insanın yaşam hakkı ve sağlık hakkı her koşulda korunmalıdır. Babam Resul Baltacı’nın sağlık durumunun bağımsız uzmanlar tarafından değerlendirilmesini ve gerekli tedaviyi özgür koşullarda sürdürebilmesini istiyoruz. 34 yıldır cezaevinde bulunan, sağlık sorunları giderek ağırlaşan bir insanın sesi duyulmalıdır. Bizim talebimiz ayrıcalık değil; yaşam hakkının, insan onurunun ve sağlık hakkının korunmasıdır. Daha önce de söylediğim gibi babam cezasını tamamladığı halde ‘İyi halli değil’ denilerek, tahliye edilmedi.”
Meryem Bars, Resul Baltacı’nın sağlık ve yaşam hakkına ağır ve kasti bir saldırı olduğunu belirterek, tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.
Kaynak: MA









