Bedlîs’in Hîzan ilçesine bağlı Deşta Avê köyünde korucular, köylülerin hayvan sürüsüne saldırdı. Silahlı saldırıda yüzden fazla koyun öldürüldü
Bedlîs’in Hîzan ilçesine bağlı Sağımlı köyü Deşta Avê mezrasında, Giran köyünde yaşayan korucular tarafından köylülere ait 100’den fazla koyun silahla katledildi. Saldırı sırasında bir çoban da silahla tehdit edildi.
Olay dün gece saatlerinde, çobanların koyunları Deşta Avê mezrasında otlattığı sırada yaşandı. Ani silah sesleriyle irkilen çobanlar, koyunların vurulduğunu görünce olay yerinden kaçmak zorunda kaldı. Ballı köyünde bulunan korucuların açtığı ateşte yaklaşık 100 koyun öldü. Saldırıdan önce korucularla karşılaşan küçük bir çobanın ise ağzına silah dayanarak tehdit edildiği ve koyunların yerinin sorulduğu öğrenildi.
Koyunları telef edip çobanı tehdit ettiler
ANF’ye konuşan Deşta Avê köylüleri, korucuların yıllardır kendilerine husumet beslediğini ve köyü terk etmedikleri için sürekli saldırılara maruz bırakıldıklarını aktardı. Edinilen bilgilere göre korucular, Deşta Avê mezrasında bir üs kurmuş, köylülerin itirazı üzerine konu mahkemeye taşınmış ve üs boşaltılmıştı. Köylülerin arazilerinde hak iddia eden korucular, geçen yıl da benzer gerekçelerle köylülere saldırmıştı.
“Köyden göç etmemizi istiyorlar”
Deşta Avê köylüleri yaşananları şöyle anlattı:
“Onlar korucu köyü, arazilerimize ve topraklarımıza el koymak istiyorlar. Öyle ki köyden çıkmamıza da izin vermiyorlar. Bu durumu bütün vekillere ve siyasetçilere aktardık. Sık sık bizi tehdit ediyorlar. Dün gece gelip koyunlarımızı tarayarak 100 tane koyunumuzu öldürdüler. Konuyu karakola taşıdık, gelip inceleme yapıldı ama hiçbir şey yapılmadı. Küçük bir çobanı yakalayıp ağzına silah koyup tehdit etmişler, şu an o kişi şokta. ‘Koyunlarınız nerede’ diye tehdit etmişler. Köyde gelip üs bölgesi kuruyorlar, köylüler olarak itiraz edip mahkemeye gittik. Mahkemeyi kazandık, ondan sonra bize düşman kesildiler, her gün bunları yaşıyoruz. Bu sorunun çözülmesini istiyoruz. Biz 1993 yılında o dönemki baskılardan dolayı köyden göç etmek zorunda kalmıştık. 2002 yılında köye yeniden döndük. Bugün ise bizi yeniden göç ettirmek için bu baskıları yapıyorlar.”
Kaynak: ANF









