• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Temmuz 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

NATO Zirvesi ve son gelişmeler

7 Temmuz 2026 Salı - 00:00
Kategori: Editörün Seçtikleri, Forum

Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra değişen dünya dengeleri, ABD ile Avrupa arasındaki görüş ayrılıkları ve yeni küresel güç merkezlerinin ortaya çıkması ittifakın geleceğine ilişkin farklı değerlendirmeleri beraberinde getirmektedir

Şiyar Adıyaman

Türkiye’de yapılacak NATO zirvesi son dönemlerde en popüler konu olarak gündemdeki yerini koruyor. Halkların diplomasisine karşı, sistemi koruma amaçlı emperyal bir projenin ürünü olarak kurulan NATO, halk karşıtı faaliyetlerin merkez üssü olmaya devam ediyor. 7 – 8 Temmuz’da Türkiye’de sahneye girecek yüksek zirve ülkeyi adeta bir tiyatro sahnesine çevirmiş durumda.

Uluslararası zirveler yalnızca diplomatik toplantılar değildir; aynı zamanda ev sahibi ülkenin güvenlik anlayışını, kurumsal kapasitesini ve dünyaya vermek istediği mesajı da yansıtır. Böyle dönemlerde güvenlik tedbirlerinin artırılması, diplomatik hazırlıkların tamamlanması, çevre düzenlemelerinin yapılması, yolların ve kaldırımların onarılması, binaların boyanması, şehirlerin temizlenmesi ve misafirlerin en iyi şekilde ağırlanması klasik bir devlet faaliyeti olarak doğal karşılanmaktadır. Ne kadar ilginç olsa da Türkiye misafirperverliğini yansıtan kolonya ve lokum gibi geleneksel ikramlar da bu anlayışın bir parçasıdır.

Ancak insan şu soruyu sormadan edemiyor: Keşke uluslararası toplantılar öncesinde gösterilen bu özen, yılın her döneminde bütün vatandaşlar için de aynı şekilde gösterilseydi. Kamu hizmetlerinin sürekliliği, ülkenin gerçek itibarı açısından geçici hazırlıklardan çok daha değerlidir.

NATO, 1949 yılında Sovyetler Birliği’ne karşı kolektif savunma amacıyla kurulmuş bir askeri ittifaktır. Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından ise kendisini yeni tehditler üzerinden yeniden tanımlamaya çalışmıştır. Bugün Rusya, Çin, Ukrayna Savaşı, Orta Doğu’daki krizler, siber güvenlik ve enerji politikaları NATO’nun gündemindeki başlıca konular arasında yer almaktadır. Buna rağmen ABD ile Avrupa ülkeleri arasında zaman zaman ortaya çıkan görüş ayrılıkları, ittifak içinde ortak strateji oluşturmayı zorlaştırmaktadır.

Türkiye, 1952 yılında NATO’ya katılarak Batı güvenlik sisteminin önemli bir parçası hâline gelmiştir. Jeopolitik konumu, Boğazlar üzerindeki hâkimiyeti ve Avrupa ile Orta Doğu arasında köprü niteliği taşıması nedeniyle Türkiye, NATO açısından vazgeçilmez ülkelerden biri olmayı sürdürmektedir. Ancak Türkiye’nin dış politikadaki önemi kadar, kendi iç barışını ve demokratik istikrarını güçlendirmesi de stratejik bir gerekliliktir.

Kürt meselesi, yalnızca Türkiye’nin değil, bütün Orta Doğu’nun en önemli ve en uzun süreli sorunlarından biridir. Bu konuda farklı tarihsel ve siyasal değerlendirmeler bulunmaktadır. Geçen yüzyıl boyunca Kürt meselesi bölgesel ve küresel güçlerin stratejik hesapları içinde çoğu zaman kalıcı bir çözüme kavuşturulmamış, zaman zaman bölgesel dengelerin bir parçası olarak ele alınmıştır. Bunun sonucu olarak çatışmalar, göçler, acılar ve karşılıklı güvensizlik uzun yıllar devam etmiştir.

1975’te Başur Kürtlerine karşı yapılan ihanet, 1999’da Önder Apo’nun komployla esir edilerek Türkiye’ye getirilmesi ve Suriye’nin kuzeyindeki son gelişmeler de birçok kişi tarafından uluslararası güçlerin Kürt politikasının örnekleri olarak değerlendirilmektedir. Bu olayların nedenleri ve sonuçları hakkında farklı görüşler bulunsa da, Kürt meselesinin uluslararası siyasetin önemli başlıklarından biri olduğu açıktır.

Bugün ise geçen yüzyılın güvenlik merkezli yaklaşımlarını sürdürmenin çözüm üretmeyeceği görülmektedir. Kürt meselesi, askeri yöntemlerle ya da yalnızca güvenlik politikalarıyla çözülebilecek bir sorun değildir. Kalıcı çözüm; demokrasi, hukuk, adalet, eşit yurttaşlık ve özgürlük temelinde geliştirilecek ortak bir toplumsal uzlaşmayla mümkündür.

Türkiye’nin en büyük gücü, kendi sorunlarını kendi demokratik iradesiyle çözebilme kapasitesidir. Dış güçlerin yönlendirmesiyle değil, toplumun ortak aklıyla üretilecek çözümler hem Türkiye’yi güçlendirecek hem de Orta Doğu’da barış ve istikrarın önünü açacaktır. Türkiye, uluslararası platformlarda da şu özgüvenle hareket edebilmelidir: “Geçmişten devraldığımız sorunları demokratik hukuk devleti ilkeleri içinde, kendi toplumumuzla birlikte çözmeye kararlıyız.”

Uluslararası aktörlerin zaman zaman Kürt meselesini kendi stratejik çıkarları doğrultusunda gündeme getirdiği yönünde eleştiriler bulunmaktadır. Aynı şekilde İran, Filistin, Ukrayna ve diğer bölgesel krizler de büyük güç rekabetlerinin etkisi altında şekillenmektedir. Böylesi bir ortamda Türkiye’nin kendi iç sorunlarını çözmeden yalnızca dış gelişmelere odaklanması, uzun vadede ülkeye fayda sağlamayacaktır.

Bana göre Türkiye’nin önceliği, toplumsal barışı güçlendirmek, hukukun üstünlüğünü pekiştirmek ve demokratik siyaseti geliştirmek olmalıdır. Çünkü içeride güçlü bir toplumsal uzlaşma sağlayan bir Türkiye, dış politikada da çok daha güçlü ve bağımsız hareket edebilir.

Bugün NATO da kendi içinde önemli tartışmalar yaşamaktadır. Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra değişen dünya dengeleri, ABD ile Avrupa arasındaki görüş ayrılıkları ve yeni küresel güç merkezlerinin ortaya çıkması ittifakın geleceğine ilişkin farklı değerlendirmeleri beraberinde getirmektedir. Bu nedenle her uluslararası zirveden bütün sorunları çözecek ortak kararlar çıkmasını beklemek gerçekçi olmayabilir.

Sonuç olarak Türkiye, jeopolitik önemini korurken aynı zamanda kendi demokratik dönüşümünü de güçlendirmelidir. Kürt meselesinin çözümü de bölgesel krizlerin aşılması da askeri yöntemlerden çok hukuk, demokrasi, diyalog ve toplumsal uzlaşıyla mümkün olacaktır. Orta Doğu’nun yeni savaşlara değil; barışa, adalete ve halkların birlikte yaşayabileceği demokratik bir geleceğe ihtiyacı vardır.

Dileğimiz, uluslararası zirvelerin yeni çatışmaların değil, barışın, diplomasinin ve halkların ortak geleceğinin konuşulduğu platformlar hâline gelmesidir. Çünkü savaşların kazananı çoğu zaman devletler gibi görünse de, asıl bedeli her zaman halklar ödemektedir.

 

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Dostluk ve ‘Düşünme Etiği’ üzerine

Sonraki Haber

NATO Türkiye halklarına karşı kullanılıyor

Sonraki Haber

NATO Türkiye halklarına karşı kullanılıyor

SON HABERLER

Savaş ABD hegemonyasının sınırlarını gösterdi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

NATO Türkiye halklarına karşı kullanılıyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

NATO Zirvesi ve son gelişmeler

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Dostluk ve ‘Düşünme Etiği’ üzerine

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Küba Devrimi ve Barbudos’lar

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Macron, 16 yıl sonra Suriye’yi ziyaret ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Trump, NATO Zirvesi’ni işret etti: Ukrayna’da savaşı bitirmeye çok yaklaştık

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır