Silêmanî’de düzenlenen ‘Kürdistan Jeopolitiği ve Kadınların Durumu’ sempozyumunda konuşan Îlham Ehmed, kadın kurumlarının Suriye’de entegre olması sürecinde sorunlar yaşandığını belirtti. Îlham Ehmed, ‘Kadınlar bu süreçte önemli bir dinamiktir; çalışma yürüttükleri her alanda örgütlü hale gelerek üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir’ dedi
REPAK ve Azadbûn Hareketi öncülüğünde Güney Kurdistan’ın Silêmanî kentinde bulunan Salim Sinema Salonu’nda düzenlenen “Kürdistan Jeopolitiği ve Kadınların Durumu” başlıklı sempozyum konuşmalarla devam ediyor.
Sempozyumda Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed de konuştu.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, sempozyuma fiziki olarak katılamadığı için online mesaj gönderdi. Îlham Ehmed, mesajında 29 Ocak Anlaşması’na ve devam eden entegrasyon sürecine dikkat çekti.
Îlham Ehmed, “Programa fiziki olarak katılmak isterdim. Ancak kimi nedenlerden dolayı katılım sağlayamadım. 29 Ocak Anlaşması savaşın devam ettiği bir süreçte imzalandı. QSD’nin Suriye ordusuna katılması noktasında kimi adımlar atıldı. Entegrasyon süreci bu noktada sürüyor. Asayiş güçlerinin ve Özerk Yönetim’in entegre olma süreci devam ediyor. Kadın kurumlarının entegre olma sürecinde ise sorunlar yaşanıyor. Çünkü karşımızda duran sistem demokratik bir sistem değil. Bu noktada kimi sorunlar yaşanıyor” dedi.
‘Kadınlar karar alma aşamasında yer almıyor’
Şam hükümetinin kadınlar için alan açtığını ifade ettiğini ancak kadınların karar alma mekanizmalarında yer almadığını vurgulayan Îlham Ehmed, “Şam hükümeti ‘Kadınlar için alanlar yaratmışız’ diyor. Evet, kadınlar birçok kurumda yer alıyor. Ancak kadınlar karar alma aşamasında yer alamıyor. Bu bir sorundur. Plan ve stratejilerde kadınların iradesi tanınmıyor. Bu da kendisiyle birlikte kimi sorunları ortaya çıkarıyor” ifadelerini kullandı.
Kadın statüsü ve anadil vurgusu
YPJ’nin orduda yer alması gerektiğini belirten Îlham Ehmed, bu konuda hükümet tarafından sorunlar çıkarıldığını söyledi. Îlham Ehmed, “Kadınları bu noktada dar ve erkek egemenlikli bir zihniyetle gören bir yaklaşım olduğunu görüyoruz. Özerk Yönetim içerisinde kadınların rolü büyüktü. Ancak 29 Ocak Anlaşması savaş durumu içerisinde hazırlandı. Birçok alanda kadınların irade olarak görülmediğini görüyoruz” dedi.
Anadilde eğitim konusunda da sorunlar yaşandığını ifade eden Îlham Ehmed, “Anadilde eğitim seçmeli dersler tarzında göz ardı edilmek isteniyor. Bu büyük bir problemdir. Eğer demokratik entegrasyondan bahsediyorsak, anadilde eğitimi de kabul etmek zorundadırlar. Özerk Yönetim okullarından alınan kimi diplomalar kabul edildi. Ama hala bu noktada da tartışmalar yaşanıyor” diye konuştu.
‘Kadın temsiliyeti rakamla sınırlı olmamalıdır’
Kürtlerin Şam hükümeti içerisindeki temsiliyetinin oldukça sınırlı olduğunu belirten Îlham Ehmed, “Kürtlerin ve kadınların temsiliyeti, salt bir rakamla sınırlı olmamalıdır. Siyasi partiler bu noktada rahatsızlıklarını dile getirdiler. Kurumlarda Kürtlerin temsiliyetinin olması 29 Ocak Anlaşması’nda da yer alıyordu. Birçok kurum, Suriye’nin sadece tek bir kimlikten oluşmayacağını, çok kimlikli bir ülke olduğunu vurguluyor. Ancak bu temelde demokratik bir Suriye inşa edilebilir. Entegrasyon sürecinde anadilde eğitim, kadının statüsü ve yeni sistem içerisinde halkların yer alması noktasında tartışmalar yaşanıyor” dedi.
‘Çalışmalarımıza hız vermeliyiz’
“Bir halk eğer örgütlü değilse siyaset yürütemez” diyen Îlham Ehmed, kadınların bu süreçte önemli bir dinamik olduğunu vurguladı. Îlham Ehmed, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Toplumda potansiyel var. Ancak bu potansiyel demokratik temelde olmalıdır. Kadınların bu noktada bir dinamiği var, üzerine düşen sorumluluklar var. Suriye hükümetinin bir parçası olmak ve Suriye’yi demokratik bir sisteme kavuşturmak gerekiyor. Kürtler en çok bu süreçte birliğe ihtiyaç duyuyor. Yeni dinamikler Kürtlerin statüsünün sağlanmasıyla ancak kalıcı olabilir. Kadınlar bu süreçte üzerine düşen sorumluluğu yapmalıdır. Çalışma yürüttükleri tüm alanlarda kendilerini örgütlü hale getirerek bu sorumluluğu yerine getirebilirler. Eğer Suriye’de Kürtçe kabul edilmezse her alanda Kürtler ayağa kalkmalıdır. Kalıcı bir barışın sağlanması noktasında çalışmalarımıza hız vermeliyiz.”
Sempozyum konuşmalarla devam ediyor.
Kaynak: JinNews









