• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Temmuz 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Arif Mostarlı

Bazı kahramanlar pek zarif olur

13 Temmuz 2026 Pazartesi - 00:00
Kategori: Arif Mostarlı, Manşet, Yazarlar

Yaptıkları pek büyük işler değildi belki ama riske girdi yine de. O karanlık günlerde elinden geleni yaptı Audrey Hepburn. Evet, o güzel ve zarif oyuncu, bir zamanlar ülkesini işgal edenlere karşı da çeşitli oyunlar oynamıştı

Arif Mostarlı

“Almanlar yaklaştığında bize haber vermek için dışarıda gözcülerimiz vardı. Şimdiye kadar gördüğüm en iyi izleyici kitlesiydi içeridekiler, performansımın sonunda tek bir ses bile çıkarmadılar. Dikkatli olmaları için sebepleri vardı çünkü. Hayatları buna bağlıydı.” “Zwarte avonden” veya “kara geceler” olarak adlandırılan etkinliklerden söz ediyor Audrey, evlerde gizlice yapılan dans gösterilerinden…

Yalnızca güzellik değil

Audrey Hepburn… İnsan hiç beklemiyor, değil mi? 1950’ler ve 60’ların film ve moda ikonu, beş kez Oscar adaylığı, 1953’te Roman Holiday’deki performansıyla en iyi kadın oyuncu ödülü… Ve evet, en çok da o kült film: Tiffany’de Kahvaltı!

İlk zamanlar, biyografi yazarları ve II. Dünya Savaşı’nı yaşayan birçok Hollandalı da onun Nazilere karşı direnişe katılmış olmasından şüphe ediyorlardı. Ama Dr. Hendrik Visser ‘t Hooft gibi gerçeği bilenler vardı.

Aristokrat bir ailenin kızıydı o. 1929’da Brüksel’de Hollandalı bir barones olan Ella van Heemstra ve İngiliz-Avusturyalı bir iş adamı olan Joseph Hepburn-Ruston’ın kızı olarak dünyaya geldi. Ailesi, Londra’da İngiliz Faşistler Birliği’nin (BUF) lideri Oswald Mosley sempatizanıydı. Annesi, BUF’un dergisi için Nazi Almanyası’nın ihtişamıyla ilgili bir makale yazmıştı. Hatta baba sonradan İngiliz hükümeti tarafından “yabancı faşistlerin ortağı” olarak tutuklanacaktı. Böylece anne kız Hollanda’ya taşındılar. Çünkü anne, Almanların İngiltere’yi işgal edebileceğini düşünüyor, hâlâ Nazi sempatizanı olduğu için Hitler’in Hollanda’ya dokunmayacağına inanıyordu. Ama öyle olmadı! Hitler, Mayıs 1940’ta Hollanda’yı işgal etti. Naziler, Hollanda’yı Doğu Cephesi’nin erzak deposu olarak görüyordu ve yiyecek, giyecek her şeye el koyuyordu. Bu, Audrey’in ailesi dahil herkesin aç kalması anlamına geldi. Audrey, yetersiz beslenmeden ötürü sık sık hastalanıyor ama bir yandan da Arnhem şehir tiyatrosunda henüz çocuk yaşlarda olduğu halde balerin olarak yükseldikçe yükseliyor, şöhret kazanıyordu.

Amcanın derin acısı

Yaşadıkları Velp şehrindeki hayat, Alman ve Hollandalı Naziler tarafından cehenneme döndürülmüştü. Yerel dini liderler, toplama kamplarını boylamıştı. Ama en kötüsü amcasına yapılanlardı. Audrey’in amcası Kont Otto van Limburg Stirum, ilkeli bir Nazi karşıtı olarak yeraltı örgütünün içindeydi. 1942’de direniş hareketi Rotterdam yakınlarında bir Alman trenini havaya uçurmaya çalıştığında, önde gelen bir Nazi karşıtı figür olduğu için tutuklandı. O ve diğer dört kişi ormanda kurşuna dizilerek isimsiz mezarlara gömüldü. Baba vekili gibi gördüğü amcasının ölümü genç Audrey’i derinden sarsmıştı.

Dans zamanları

Böylece “Zwarte avonden” gösterileri başladı. Etkinlikler önce Nazi sanatçılar birliği Kultuurkamer tarafından Hollanda ana akımından kovulan müzisyenler tarafından para kazanmanın bir yolu olarak düşünülmüştü. Ama kısa süre sonra, Hollanda genelinde saklanan on binlerce Yahudi ve diğer insanlar için para toplama amacına hizmet etti. Bunlara ‘kara geceler’ deniyordu çünkü pencereler Almanlardan gizlenmek için karartılıyordu. Çok sonraları Audrey şöyle anlatacaktı: “Hollanda Direniş Hareketi için para toplamak amacıyla çeşitli yeraltı konserleri verdim. Resitallerde dans ettim, dansları kendim tasarladım. Piyano çalan bir arkadaşım vardı ve kostümleri annem yaptı. Bunlar çok amatörce girişimlerdi, ancak yine de o zamanlar, insanları eğlendiriyor ve onlara keyifli bir öğleden akşam geçirme fırsatı sunuyordu. Her şey gizli tutuluyordu ve gösteri sonunda para toplanıp Hollanda Yeraltı Örgütü’ne veriliyordu.”

Çocuk haberciler

Hepsi bu kadar da değil. Henüz çocuk yaşlardaki Audrey, annesi Nazi işbirlikçisi olarak görülse de, Visser ‘t Hooft tarafından yeraltı örgütüne ‘yardımcı eleman’ olarak dahil edilmişti. Velp kentinin stratejik konumundan dolayı direnişçilerin bölgedeki en önemli görevlerinden biri, ormanlık bölgelere inen müttefik paraşütçülere yardım etmek, düşürülen uçakların pilotlarını Almanların elinden kurtarmaktı. Visser ‘t Hooft, Audrey’i çorabında gizli bir mesajla İngiliz paraşütçülerle buluşmaya gönderiyordu mesela ve Audrey, yolunu kesen polise çiçekler ve gülücükler saçarak tehlikeleri atlatabiliyordu. Almanlar çocukları pek ciddiye almıyordu. Çocuklar da bu işi çok sevmişti. Heyecan vericiydi, tehlikeliydi ve direnişin kahramanları oldular giderek.

Savaş sonrası

Bu arada koşullar giderek kötüleşiyordu. Şubat 1945’te, her hafta 500 Hollandalı açlıktan ölürken, diğerleri gibi Audrey ve ailesi de umutsuzca yiyecek sıkıntısı çekiyordu. Audrey, kansızlık, sarılık ve ödem nedeniyle ciddi şekilde hastalandı. Kentte şiddetli çatışmalar yaşanırken, o ve ailesi üç hafta boyunca mahzendeydiler.

Savaş bittiğinde, Londra’daki Ballet Rambert’e burs kazandı ancak yetenekli olduğu halde bünyesi açlık yüzünden kalıcı zarar gördüğü için bale için gereken dayanıklılığa sahip değildi. Bunun yerine, tiyatro ve filmlerde küçük rollerle oyunculuğa yöneldi. 1953’te Roman Holiday’de ilk başrolünü ve Oscar’ını kazanırken, sonradan Emmy, Grammy ve Tony ödülleri de kazandı. 1993’te yaşamını yitirene kadar Unicef’te hayır işlerine devam etti.

Milyonlarca insanın can verdiği bir savaşta onun yaptıkları çok önemli miydi? Tabii ki değil. Ama zaten kendisi de söylüyor: “Her sadık Hollandalı kız ve erkek öğrenci yardım etmek için ellerinden geleni yaptı. Birçoğu benden çok daha cesurdu.”

Yine de 15-16 yaşlarındayken, aristokrat ve faşist bir ailenin balerin kızı olarak küçük bir kasabada elinden geleni yaptı o. O yüzden bugün Audrey Hepburn denildiğinde akla sadece bir Hollywood yıldızı gelmiyor.

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

 Tayland’da restoranda yangın: En az 27 kişi yaşamını yitirdi

Sonraki Haber

İktidar tarihi bir vebal altında kalır

Sonraki Haber

İktidar tarihi bir vebal altında kalır

SON HABERLER

Masa denklemini anlamak

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Kürt sinemasında yeni dönem: Çalıştaydan inisiyatife

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

İktidar tarihi bir vebal altında kalır

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Bazı kahramanlar pek zarif olur

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

 Tayland’da restoranda yangın: En az 27 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

ABD’den uzaydan güneş ışığı yansıtacak dev ayna projesine test izni

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Amedspor taraftar grubu Barikat Adana’dan uyuşturucuya karşı farkındalık çalışması

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır