Gimgim’deki çadır nöbetinde JES kararına tepki gösteren yaşam savunucuları, ‘Doğa şirketlerin değil, halkındır’ mesajı verdi
Mûş’un Gimgim (Varto) ilçesine bağlı Xwarik köyünde yapılmak istenen JES projesine karşı Gimgim Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi tarafından başlatılan çadır nöbeti şeklindeki eylem 83’üncü gününde de sürdü.
Nöbet alanına, “Doğamızı, inancımızı, geleceğimizi savunuyoruz” ve “Vartode JES nêwazenîme. Dest menê axwa mara, hardê mara” pankartları asıldı. Yurttaşlar nöbette davul-zurna eşliğinde halaya çekti.
Gimgim Ekoloji Platformu Kadın Meclisi, 24 Temmuz 2025’te Resmi Gazete’de yayınlanarak, yürürlüğe giren “Maden Yasası”nın yıldönümü dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mûş Milletvekili Sümeyye Boz, Lozan Antlaşması’nın yıldönümü olduğunu hatırlatarak, aynı kapitalist devletlerin yaşam alanlarını talan ettiklerini söyledi. Gimgim’deki doğa mücadelesiyle, Wan’ın Xaçort mahallesinin uyuşturucuya karşı verdiği mücadelenin aynı olduğunu belirten Sümeyye Boz, “Mahalle savunması, toprak, kültür, tarih savunmasıdır. Xaçort Mahallesi’nin direnişi, Xwarik köyünün mücadelesi ayrı değil. Siyaset ve kapitalizm, doğanın kırımının önünü açtı. Burada direniş örgütlenmeli” diye konuştu.
‘İzin vermeyeceğiz’
Maden yasasının Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmesinin ardından sermayenin çıkarları doğrultusunda doğaya saldırının arttığına işaret eden Gimgim Ekoloji Platformu Kadın Meclisi üyesi Alev Yılmaz, yasanın sermayenin çıkarları doğrultunda işlediğini ifade etti. 24 Temmuz’un Akbelen direnişinin yıldönümü olduğunu anımsatan Alev Yılmaz, “Akbelen’den Perşembe Yaylası’na, Kaz Dağları’ndan İkizdere ve İliç’e; Varto’dan Karlıova’ya, Yedisu’dan Cafran Ormanları’na kadar ülkenin dört bir yanında halk, suyunu, toprağını, ormanını ve geleceğini sermayenin talanına karşı kararlılıkla savunmaktadır. Biz kadınlar da bu mücadelenin en ön saflarında yaşamı, doğayı ve geleceği savunmaya devam ediyoruz. Varto ve çevresi de bu yağma politikalarının doğrudan hedefi haline getirilmiştir. Meralarımız, su havzalarımız, dağlarımız ve yaşam alanlarımız enerji ve maden şirketlerinin kuşatması altındadır. Doğamızın ve yaşam alanlarımızın sermaye birikimi uğruna geri dönüşü olmayan biçimde tahrip edilmesine asla izin vermeyeceğiz” dedi.
‘Talan düzeni kaybedecek’
Ekoloji mücadelesinin kadın mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Alev Yılmaz, “Yaşamı, üretimi, emeği ve doğayı bir bütün olarak savunuyoruz. Varto Ekoloji Platformu Kadın Meclisi olarak, yaşamı kentte de kırda da sokakta da yaylada da savunmayı sürdüreceğiz. Anayasa Mahkemesi’nde görüşülmekte olan iptal başvurusunda, sermayenin değil halkın yararını ve doğanın haklarını esas alan bir kararın verilmesi için mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Bir kez daha kamuoyuna ilan ediyoruz; Yaşam alanlarımız satılık değildir. Doğa şirketlerin değil, halkındır. Kent hakkı ile ekoloji mücadelesi birleşerek kazanacaktır. Direnen halklar ve kadınlar kazanacak, talan düzeni ve sermaye kaybedecektir” şeklinde konuştu.
Yurttaşlar nöbet eylemine devam ediyor.
MÛŞ









