• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
15 Eylül 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Beyza Üstün

Yaşam adına uyarıyoruz; sömürüye ortak olmayın

1 Ağustos 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Beyza Üstün, Yazarlar

Cumhurbaşkanlığı ve Tarım Orman Bakanlığına karşı açtığı 2025/429 Esas No  04/06/2025 tarihli, 32920 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, havzalarla ilgili Su Tahsis Planı ve Eylem Planlarının ve 03/06/2025 tarihli, 9962 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptaline ve yürütmesinin durdurulmasına ilişkin açılan davada; Büyük Menderes Çevre ve Ekoloji Derneğinin davacı olduğu davada; 10/02/2026 tarihinde Danıştay 10. Daire mahkemesi; davalıların,

  • Dava konusu planın teknik bir plan olduğu,
  • Tahsisin faydalı olduğu ve Tahsis yönetimi ile suların sürdürülebilir korunamayacağı,
  • Araştırma ilkelerine ve yaşam hukukuna aykırı bir düzenleme olduğunu,
  • Davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirlemesine,
  • Tahsislerin sektörel planlama olduğu,
  • Kuraklık koşullarında dahi çevresel su ihtiyacının %99’unun şirketlerin kullanımına yönelik plan yapıldığını belirtir iddiasına ve ekosistemin korunumunu sektörel paylaşımların içinde değerlendirdiği gerçeğini açıkça belirtmesine rağmen yürütmenin durdurulmasını red etti.

Üç Havza için açılan davalarda, verilen ekoloji mücadelesinde; Büyük Menderes Havzası, Batı Akdeniz Havzası ve Kuzey Ege Havzaları Su Tahsis Planı ve Eylem Planlarının yürürlüğe konulmasının Anayasa’ya ve 2560 sayılı Kanun’a aykırı olduğu, su havzalarını kirleten, su tutma kapasitesini azaltan faaliyetlerin başında termik santral ve madencilik sektörleri gelmesine karşın, suyu ticarileştiren sistemlerin öncelikli sektör olarak belirlendiği, termik santrallere kömür sağlamak, yeşil ekonomiye hammadde sağlayacak nadir elementlerin ya da değerli madenlerin çıkartılması için su havzalarının, ormanların, tarım arazilerinin gittikçe daha fazla yok edilmesi, Üretime/sermaye birikimine sokulan sularda üretim sırasında eklenen kimyasallar ile birlikte doğaya dönülmesi yıkım yaratacağı, dava konusu Su Tahsis Planının Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS)’ne aykırı olduğu, iklim değişikliğine uyum ilkesi dikkate alınmadan hazırlandığı, su havzalarını, dolayısı ile ekosistemleri korumaya yönelik tedbirler öngörülmediği, aksine ekosistemleri tahrip eden faaliyetlere izin verildiği, gıda güvenliğinin tehlikeye atıldığı, Çevresel Konularda Bilgiye Erişim, karar vermede Halkın Katılımı ve Yargıya Başvuru Sözleşmesi’ne (AARHUS) aykırı olduğu, Sözleşmenin 7. maddesinde çevreyle ilgili plan ve programların hazırlanması sırasında halkın katılımı için devletin en uygun pratik yolları geliştirmesi gerektiği belirtilmesine karşın, kararların halkların, demokratik kitle örgütlerinin iradesi gözetilmeden yalnızca devlet kurumlarının ve şirketlerin katılımı ile hazırlandığı, hazırlanan planlarda sulara ekonomik değer biçilerek suyun değişik sektörlerde üretime katkısının ön plana çıkarıldığı, iklim değişikliği ile mücadele için ekosistemlerin, biyolojik çeşitliliğin, su havzalarının korunmasının yaşamsal önemde olmasına karşın sanayi, enerji, madencilik, turizm, ormancılık, ulaştırma gibi sektörler için yapılan stratejik kalkınma planlarında doğanın ve su havzalarının tahrip edilmesi pahasına hedefler belirlendiği, Su Tahsis ve Eylem Planının bu yönüyle de yaşamın yararına aykırı olduğu, adil bir paylaşım içermediği gerekçeleriyle iptali, dava konusu kararın açıkça hukuka aykırı olması ve dava konusu su tahsis planı uyarınca havzalar arası su taşıma planı ihaleleri yapılması nedeniyle telafisi güç ve imkansız zararlara yol açacağı iddia edilmekte.

Danıştay ve ilgili mahkemeler verdikleri iptal ve YD için red kararları ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerini, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hukuksuz, anayasa aykırı, yetkisini aşkın kullanarak sürdürdüğü/ sürdüreceği sektörel su tahsis planlarının her havza için hazırlanması ve uygulanmasını meşrulaştıracak.

Ekoloji Örgütleri hukuk mücadelesini sürdürmeye kararlılar. Mücadelelerini havzalarda örgütlenmeye ve ekoloji politik dayanışmaya taşımaya da. İdarelerin verdiği kararlar, şirketlere verilen izinler ve politik uygulamalar, uluslararası COP, NATO ve benzeri toplantılarda yaşam üzerinden devletin verdiği ödünler göstermektedir ki önümüzdeki süreç suya ve su havzalarına içkin verilecek mücadelelerin ayrı ayrı sürdürülemeyeceği kadar yakıcı bir süreç olacaktır. Ortadoğu ve Türkiye’de havzaların paylaşım stratejileri hızlanacağı maden, kaya gazı sondajı- çıkarımı, yenilenebilir olan ya da ekoloji krizine neden olan enerji sistemleri, endüstriyel tarım, savaş sanayileri, tehlikeli atık ithalatı, gömülmesi, yakılması, akıllandırılmış teknolojilerin üretim ve kullanımını yaygınlaşacağı gerçeğini her havzada, her dere, göl, deniz yaşam alanında yaşayanlar yaşamın yoldaşı demokratik politik örgütleri bilmekte.

Danıştay’ı ve idare mahkemelerini; hukukun evrensel ilkelerini uygulamaya, yaşamdan yana tutum alması gerektiğini bir kez daha hatırlatarak uyarıyoruz. Unutulmamalı;  yaşam içinde alınacak kurumsal, örgütsel sorumluluk yaşanacak olan süreci belirleyecektir. Sömürü stratejilerinde oluşacak birliktelik yaşamı yok oluşa sürüklemekten öteye geçirmeyecektir, o tarafta tutum almayın.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Tetwan’da Kültür ve Sanat Festivali coşkuyla başladı

Sonraki Haber

Yeni dönemin kapılarını kim, nasıl açacak?

Sonraki Haber

Yeni dönemin kapılarını kim, nasıl açacak?

SON HABERLER

Göcek’te mapa-şamandıra deniz çayırları için mi?

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

Bağımlılığa karşı toplumsal mücadele

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

Özgür düşünce cesaret ve sorumluluk ister

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

Hukuk dışılığın aşılması ve demokratik entegrasyon

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

Rejimin derinleşen hapishane politikasında sürgün sevkler

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

Faşizm ve kadınlar

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

Ferhad Hami Şiraz Hami

Paris Toplantısı: Kürtler için ne planlanıyordu? (1)

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır