Babası olan erkeğin 18 yıl boyunca cinsel saldırısına maruz kalan Nilay Esmer, kadın dayanışmasının kendine güç verdiğini belirterek, ‘Kadınlar konuşmalı. Yaşadıkları şeye mecbur değiller’ dedi
Yıllarca babası olan erkek Erdoğan Esmer’in cinsel saldırısına maruz kalan Nilay Esmer, 2022 yılında yaptığı suç duyurusuyla sesini tüm kamuoyuna duyurdu. 15 Eylül 2022’te Erdoğan Esmer hakkında toplam 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi. Ancak Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7’ci Ceza Dairesi, “sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması” iddiasıyla Erdoğan Esmer’in tahliyesine ve beraatine karar verdi.
Fail hakkında Ergani 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 24 Nisan 2024’te “hakaret” suçundan 2 ay 15 gün, “İmzasız mektupla veya özel işaretlerle tehdit” suçundan 4 yıl 5 ay 10 gün ve “Israrlı takip” suçundan 1 yıl 8 ay ceza verildi. 6 yıl 3 ay 25 günlük hapis cezası istinaf aşamasında.
2025 yılında ailenin şikayeti üzerine failin hakkında “çocuğun cinsel istismarı” suçundan yeni bir dava açıldı. Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı verdi. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7’nci Ceza Dairesi de yerel mahkemenin beraat kararını “usul ve yasaya uygun” buldu.
Nilay Esmer ise hukuki mücadelesini sürdürürken kadınlara güç veriyor. Fail hakkında açılan davanın dosyası şu an Yargıtay’da.
‘Ya inanmazlarsa…’
Yaşadığı cinsel saldırının 7 yaşındayken başladığına dikkati çeken Nilay Esmer, çocuk yaşlarda bu durumu “baba sevgisi” olarak nitelendirdiğini kaydetti. Nilay Esmer, “Ama bunun baba sevgisi olmadığını 10-11 yaşlarıma gelince fark ettim” dedi.
Durumu fark etmesiyle “şiddet” ile korkutulduğunu dile getiren Nilay Esmer, “Çok korktum. Anneme çok söylemek istedim ama ‘Nasıl söyleyeceğim? Ya bana inanmazsa’ diye korktum. O yüzden içine kapanık bir çocukluk yaşadım. Ergenlik döneminde de o içine kapanıklık sürekli vardı. Kimseye bir şey anlatamadım, söyleyemedim, nasıl söyleyeceğimi bilemedim. Duyulursa, babam bunu duyarsa nasıl bir tepki vereceğini bilemedim. Annemlere ve kardeşime zarar verecek diye düşündüğüm için bir türlü bir adım atmadım” sözleriyle yaşadığı süreci paylaştı.
‘Kadınların desteği güç verdi’
Yaşadıklarını anlatmaya başladıkça etrafında farklı hikayeleri olan birçok kadınla karşılaştığını ifade eden Nilay Esmer, “Birçok çocuk var bunu yaşayan. Hala da susmak zorunda olan çok insan var. Çocuk susar, çocuk korkar. Korktuğu için anlatamaz, anlatmaya cesaret edemez. ‘Kimse inanmaz’ baskısıyla da kimseye bir şey anlatmaz. Kendimden biliyorum. O yüzden bir çocuk sessizse, üstüne gidilmesi gerektiğini düşünüyorum” diye kaydetti.
Konuşmaya başladıktan sonra kendini yalnız hissetmediğini belirten Nilay Esmer, “Şu an herkes benim yanımda çünkü suçlu olan ben değilim. Ben kendimden çok utandım. Ama utanması gereken ben değilmişim, oymuş” dedi. Kadınların desteklerinin kendine büyük bir güç verdiğini dile getiren Nilay Esmer, kadınlardan aldığı güçle derdini daha fazla anlatmaya başladığını belirtti.
‘Kimse susmasın!’
“Derdimi herkes görsün, duysun ki kimse susmasın” diyen Nilay Esmer, şunları belirtti:
“Ben bir mücadele içerisindeyim. Evet, susan kadınlar var. Ne yapacağını bilemeyen insanlar var. Ancak kadınlar kendini ifade edebilirse sivil toplum kuruluşları, kadın dayanışma dernekleri her türlü desteği sunarlar. Onların da kendini duyurmaya çalışan kadınların daha fazla yanında olmaları gerekir. Benim de çok ihtiyacım var. Bana destek olmalarını, benim sesimi daha fazla kitlelere duyurmaları tek istediğimdir. En azından adalete bir nebze olsun ulaşabilelim. Yargıtay’da bir dosyam var. Son davada, mahkemeye gittiğimiz zaman şahitler dinlenmedi. Annem şahitlik yapmak istedi. Mahkeme başkanı, ‘Ben bu kadar tanığı dinleyemem’ dedi. Hani o tavrı bile bizi ne kadar umursamadığını, karşı tarafı umursadığını gösteriyor.”
‘Şu an korkmuyorum’
Cezasızlık politikasının erkekleri daha da cesaretlendirdiği ifade eden Nilay Esmer, “Nasıl olsa ceza almıyorum’ diyor. Bu cezasızlık onları daha farklı şeyler yapmaya yeltendiriyor. Ben çok korktum. Ama şu an korkmuyorum. Ben mücadele etmeye çalışıyorum. Adalet geç işliyor ama benim umudum var. Umudumu kaybetmek istemiyorum. Onlar da umutlarını kaybetmesinler. Yaşadıkları şeye mecbur değiller. Mecbur kalmasınlar. Konuşsunlar ki başkaları da cesaret alıp buna yeltenmesin” çağrısı yaptı.
Haber: Berivan Altan\MA









