• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Ağustos 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Dicle Anter

Faili belli cinayetler ve günümüzdekiler

10 Ağustos 2026 Pazartesi - 00:00
Kategori: Dicle Anter, Yazarlar

Adalet Bakanı’nın faili meçhul cinayetlerin tekrardan raflardan indirilip sonuçlanmasını ve kimlerin bu cinayetleri yaptığı konusunda adım attı. Uğur Mumcu ailesi ve Muhsin Yazıcıoğlu ailesiyle görüştüğünü medyadan takip ettik. Bu dosyaların samimi bir şekilde sonuçlanması bekleniyorsa halen hayatta olan zamanın devlet memurlarını sorgulamak gerekir. Özellikle de Kürdistan bölgesinde bu cinayetler yoğun bir şekilde işlenmiştir. Ben de faili belli bir cinayetin mağdurlarından biriyim. Musa Anter’in ailesi olarak vurulduğu günden (20-09-1992) davanın zaman aşımına uğradığı güne kadar (21-09-2022) takipçisi olduk Avukat Selim Okçuoğlu ile birlikte. Adalet Bakanı’nın bu cinayetleri çözmek için yapacağı ilk adım zaman aşımının bu gibi davalarda kaldırılmasını uygulamasıdır. Her zaman dile getirdiğimiz gibi bu cinayetlerde zaman aşımını uygulamak suçtur. İlk önce bu suç ortadan kalksın ki diğer suçlar ortaya çıksın. Bu işlenen cinayetlerde ortak bir durum var bu da devlet içindeki çetelerin korunup kollanması. ‘Terörsüz Türkiye’ konusunda ilk önce devlet kurumları içinde yuvalanmış kamu görevlilerinden başlamak gerekir. Halen o zamanın suç işleyen kadroların şu an bile işbaşında olduğuna tanık oluyoruz.  ‘Terörsüz Türkiye’ denilince yalnız PKK’lilerin silah bırakması ve afları mı söz konusu. Hukuk, ekonomi, adalet, sağlık ve diğer kamu alanlarında insan kayırma da ‘Terörsüz Türkiye’ için geçerli olacak mı? Daha da önemlisi işlenen cinayetler var ve bu davalar o kadar verilere rağmen halen çözülmedi. Gülistan Doku davasında ve Rojin Kabaiş davalarında halen sonuç alınamadı. Tolga Ağar, Şirin Ünal da bu gibi cinayetlere neden olan isimler ve bu kişiler de yargılanmalıdır. Bu kadar veriye rağmen bir karar çıkmaması yeni atılan adımlara karşı olan güven duygusunu da zedeliyor. Sayın bakan umut veriyorsunuz ama güven vermiyorsunuz faili meçhul ailelerinin, Cumartesi Aileleri’nin tek isteği adaletin ve hukukun uygulanması. Cezasızlık sistemi var oldukça adalette, hukukta bir arpa boyu bile ilerlenmez. Senelerin özellikle de son senelerin toplumdaki en büyük yarasıdır bu durum.

Gündemde en çok konuşulan çerçeve yasa Meclis’te 467 oyla kabul edildi. Toplumu tatmin etmese de önemlidir. Bazılarının ihanet yasası olarak gördüğü bazılarının da Kürtler hakkında olumlu olmadığı görüşleri ön plana çıktı. Barışın tesisi için silahları bırakmak çok önemli ve kimse de buna karşı olmamalı. Ortadoğu’da olası bir barış ortamının da temeli atılmış olabilir. Esasında konuyu konuşmak için tarafların masada oturması şart. Bu masada kimler olur bilemeyiz ama şimdiden onun da hazırlıkları başlamıştır. Abdullah Öcalan’ın görüşlerini beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama masada olması gereken kişidir. Toplum Selahattin Demirtaş’ın da o masada oturmasını ister. Bu barış görüşmeleri şeffaflık içinde yürütülmelidir. Bu bir başlangıçtır bunun devam etmesi için topluma gerçekleri anlatarak ikna etmek gerekir ki, bu da iktidarın en önemli görevidir. KHK’lılar, hasta tutuklular, tarihi bilgiler ve anadilde eğitim gibi soruların cevapları acilen çözülmelidir. Asimilasyonun en önemli başlangıç noktası ana dildir. Prof. Dr. Nermi Uygur da ‘’Dile saygısızlık insanın kendi özüne saygısızlıktır. Dil zorbasının başına gelmedik kalmaz. Dilin öcü, uğradığı saygısızlıkla orantılıdır’’ der.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Demokratik toplum hareketi zamanı

Sonraki Haber

‘Yüzyıl değişiyor, barış karşıtlığının grameri değişmiyor’

Sonraki Haber

‘Yüzyıl değişiyor, barış karşıtlığının grameri değişmiyor’

SON HABERLER

15 Ağustos atılımı birçok kentte kutlandı: Barış mücadelemizi büyüteceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

‘Kürt kimliğinin tanınması Türkiye’nin ölçütü olacak’

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

15 Ağustos’tan Çerçeve Yasa’ya

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

Gülistan kaybettirilirken devlet de oradaydı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

Siyasi ve diplomatik koordinatörlük

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

‘Zindanlar bildiğiniz gibi işte…’

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır