• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Ağustos 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Veysi Sarısözen

Siyasi ve diplomatik koordinatörlük

16 Ağustos 2026 Pazar - 00:00
Kategori: Veysi Sarısözen, Yazarlar

Geçtiğimiz gün T24’te Payzın ve Sabuncu’nun Dem Parti Eşbaşkanı Bakırhan’la yaptıkları söyleşiyi dikkatle izledim. Muhatapları bir gazetecinin sorması gereken bütün soruları sordular. Ve sordukları soruların cevaplarını olabilecek en açıklıkta ve kesinlikte, iki anlama gelmeyecek bir şekilde ve en önemlisi ikna edici bir sadelik ve samimiyetle aldılar.

Bakırhan kardeşimi izninizle tebrik etmek istiyorum. Bu konuşma tarzı içinden geçtiğimiz aşamada “barış dilinin” ne olduğunu ve olmadığını hepimize öğretmiş olmalıdır. Bakırhan’a sorulan soruları ve onun cevaplarını bu köşe yazısına sıkıştırmak yerine, herkese T24’teki programı izlemelerini salık veririm.

Yine de Bakırhan dile getirene kadar Çerçeve Yasa’nın İran’da örgütlü PJAK’ı, diğer ülkelerden PKK’ye ya da KCK bünyesindeki örgütlere katılanları kapsaması ile ilgili uygulamanın nasıl olacağına kafa yormadığımı itiraf edeyim…

Gerçekten de düşününce sorunun ne kadar karmaşık olduğu anlaşılıyor. Çerçeve Yasa TBMM’de onaylandı. TBMM’de onaylanan yasa Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarını bağlar. PKK dünya çapında bir örgüt. Nice ülkenin vatandaşları onun saflarında örgütlü. KCK, PKK de içinde fakat pek çoğu Türkiye’de örgütlü olmayan parti ve hareketlerin çatı örgütü.

Çerçeve yasa Türk devletiyle Hareket adına Öcalan arasındaki müzakere sürecinin sonucunda Türkiye meclisinde onaylandığına göre, silahsızlanarak dağdan inecek olanlar Türk devletinin bu yasayla verdiği güvencelerle dağdan inecek. Bu durumda eğer PKK dışında KCK çatısındaki silahlı hareket savaşçılarının dağdan inebilmesi için yurttaşı oldukları devletlerle bu hareketler arasında benzer bir müzakerenin yapılması ve benzer bir yasanın çıkması gerekecek.

Mesela PJAK savaşçıları Türkiye’de geçerli olan Çerçeve Yasa gereği silahsızlanarak dağdan İran ovasına indikleri zaman, kısa bir yargılamadan sonra idam edilecek. Ya da Bakırhan’ın verdiği örnek gibi, PKK savaşçısı bir Hindistanlı silahsızlanıp nereye gidecek? PKK üyesi Fransızlar, Almanlar, hatta Amerikalılar bile var. Bu sayılanların dağdan inebilmesi için müzakereyi onlar adına ve onların yurttaşı olduğu devletler arasında kim yapacak?

Bu soru Başkan Öcalan’ın neden özgür-çalışır olması gerektiğini parlak biçimde gözler önüne seriyor. Belli oluyor ki PJAK gerillasının dağdan inmesi ve örgütünü feshetmesi söz konusu ise PJAK adına Başkan Öcalan’ın İran devletiyle masaya oturması şart. Masaya oturmadan önce PJAK yönetimi ve gerillaları ile görüşmesi de şart. Bunlar nasıl olacak?

Hatta ben size aklıma gelen düşünceyi de söyleyeyim. PKK dünya çapında bir örgüt olduğuna göre, dünya çapındaki üye ve savaşçılarının silahlı mücadeleden vazgeçip bulundukları ülkelerde yasallaşması için Başkan Öcalan’ın Birleşmiş Milletler Örgütü’yle masaya oturması bile şart. Öcalan BM ile masaya oturup bizdeki Çerçeve Yasa’ya benzer bir BM kararı almadıkça, PKK ya da KCK üyelerinin silahlı mücadeleyi bırakıp ülkelerine dönmesi, eğer dönecekleri ülkeler PKK ve KCK’yi hâlâ “terör örgütü” listesinde tutuyor ve bu kişileri “terörist” sayıyorsa mümkün olamaz. Gördünüz mü, Çerçeve Yasa’nın kendi boyunu aşıp KCK çatısındaki tüm örgütleri silahsızlandırma ve feshetme hedefi işleri ne hale getiriyor. Çıkın bakalım bu işin içinden nasıl çıkıyorsanız.

Biz ne diyoruz? Kürt sorunu ne Türkiye’yle ne de bölgeyle sınırlı. Dünya çapında bir sorundur. Dünyanın siyasetçileri, akademisyenleri, sanatçıları boşuna “Öcalan’a özgürlük” demiyor.

Ve Türk devletinin ve iktidarın üzerinde düşünmesi gereken gerçeklik şudur: Birincisi Kürdistan her ne kadar dört parçaya bölünmüş olursa olsun, Kürt sorunu tüm Kürdistan’ın içinde bulunduğu dört devletin ortak sorunudur. İkincisi, devletlerden biri, mesela Türkiye Çerçeve Yasa perspektifiyle silahlı mücadeleyi sona erdirse bile, eğer bir diğer parçada silahlı mücadeleyi zorunlu kılan “inkar ve imha siyaseti” devam ediyorsa, Türkiye’de “silahsızlanma” kalıcı olarak sonuç veremez. Neden? Çünkü Kürdistan dört parça olsa bile Kürt ulusu bir bütündür ve kardeşi, diyelim ki İran’da öldürülüyorsa buna “sessiz” kalmayacaktır. Silahlı mücadeleye son verdiği devlete elbette silah çekmeyecektir, ama kardeşinin yardımına hangi mücadele yöntemi o anda gerekliyse o yöntemle koşacaktır.

Sorun tek bir parçada bile çözümsüz kalsa, parçaların bulunduğu dört ülke istikrara, iç barışa kavuşamayacaktır. Geçmişte Kürt ulusal bilinci “parçacı” bir bilinçken, artık bütünsel ve gerçek anlamda ulusal bilinç düzeyine yükselmektedir. O nedenle kalıcı barış ve demokratik çözüm dört devlette ortak çözümle mümkün olur.

Bu da gösteriyor ki, Kürdistan’ı aralarında bölüşmüş dört devletin içinde en güçlüsü ve NATO üyesi devletle masaya oturan Öcalan diğer devletlerin de muhatabıdır. Muhatabı olmalıdır. Türkiye nasıl ki bu Çerçeve Yasa sonrasında Öcalan’la müzakereye devam edecek ve demokratikleşme adımları atacaksa, diğer üç devlet de kendi sınırları içindeki Apocu Hareket adına Öcalan’la müzakere masasına oturmalı ve demokratikleşme adımları atmalıdır.

Eğer Türk devleti müzakere sürecini sadece silahsızlanma ve PKK’nin tasfiyesi ile sınırlamayacaksa, Öcalan’ın üç devletle müzakere sürecini başlatmasına, O’nun Ortadoğu çapında siyasi ve diplomatik koordinatörlük statüsünü yasalaştırarak destek vermelidir. Bu adım, Türk dışpolitikasında Mekke ittifakı gibi maceracı bir yönelim yerine 60 milyonluk Kürdistan’la ittifaka götürür ve Türkiye de Kürdistan da dünya savaşının dışında kalma imkanını elde eder. Böyle bir siyasi ve diplomatik koordinatörlüğü Öcalan’dan başka hiç kimse yapamaz.

Şu anda sorun bu aşamadadır ve müzakereyi basit bir hukuki pazarlık gibi küçümsemeye kalkanlar, müzakerenin “Konfederal Ortadoğu Ortak Evi” gibi, dünya savaşını Ortadoğu’da durduracak devrimci, demokratik  bir perspektife sahip olduğunu görmelidir.

Bakırhan’a, beni bu sonuca vardıran konuşması için teşekkürü borç bilirim.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

‘Zindanlar bildiğiniz gibi işte…’

Sonraki Haber

Gülistan kaybettirilirken devlet de oradaydı

Sonraki Haber

Gülistan kaybettirilirken devlet de oradaydı

SON HABERLER

15 Ağustos atılımı birçok kentte kutlandı: Barış mücadelemizi büyüteceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

‘Kürt kimliğinin tanınması Türkiye’nin ölçütü olacak’

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

15 Ağustos’tan Çerçeve Yasa’ya

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

Gülistan kaybettirilirken devlet de oradaydı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

Siyasi ve diplomatik koordinatörlük

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

‘Zindanlar bildiğiniz gibi işte…’

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır