Uzun zamandır konuşulan çerçeve yasa Meclis’te kabul edildi. En önemli konulardan biri de cumhuriyetin demokratikleşmesinin sağlanması. Demokrasi ve adaletin olması için senelerdir mücadele verildiği söylendi ve bu mücadelede ileriye değil de geriye doğru adımlar atıldığını gördük ve yaşadık. Bu yasanın hayata geçmesi için şu ana kadar herhangi bir adım atılmış değil. Erdoğan yazlık sarayında dinlenirken ilerisi için yapacağı adımların planını yapıyor. Meclis’in açılışında bu planların neler olduğu hakkındaki bilgileri o zaman öğreneceğiz. Bu planlar uygulanmadan önce yapılanlar halifelik sisteminin de nasıl olacağı hakkında ipuçları veriyor. Bir yandan halifelik sisteminin yapılanması hayata geçirilirken diğer yandan cumhuriyetin demokratikleşmesi tartışılıyor. Birbirinden zıt ve uzak düşünceler bu da belirsizlik ve tedirginlik ortamını tetikliyor. Madem ülkede barış olsun istiyorsunuz ilk önce o dilinize sahip çıkacaksınız. Yasada hep terör vurgusu var. Parti liderlerinin ve medyanın dili barışa ve çerçeve yasaya karşı bir duruş sergiliyor. Bazı parti liderlerinin geçmişleriyle de yüzleşmeleri gerekiyor. Ülkü Ocaklarının eylemlerini de açıklanması gerekmiyor mu bunların yaptıkları da terör değil mi? Faili meçhul cinayetleri kim işledi ve neden işledi? Bu soruların cevaplarını topluma vermeniz, şehit ailelerine ve gazilere bu savaşın neden olduğunu açıklamanız gerekmiyor mu? Her şeyden önce sizden olmayan Kürtleri terörist olarak ilan etmeniz ve bunu tüm topluma işlemeniz en büyük adaletsizlik değil midir? Kuruluşundan bu yana tarihle yüzleşmek çok önemlidir. 1921 ve 1924 anayasaları halka açık olarak akil insanlar tarafından tarafsızca medyada tartışılsın. Ancak bu anlayışla toplum ikna edilir. Halen sokakta Kürtçe konuştuğu için ‘’burası Türkiye Kürtçe konuşamazsınız’’ diyen insanlar var. Toplum ikna olmazsa sorunlar daha da büyür. Barışın temeli toplumun dinamikleriyle atılır. Tarihi doğru okumak ve anlatmak gerekir. Kürtler bu yasayı olumlu görüyor ama pratiğini de görmek istiyor. Bu yasanın çıkması Kürt oylarının Cumhur İttifakı’na destek olacağı anlamına gelmez.
Orta Doğu’da savaş maalesef devam ediyor. Ne zaman biteceği konusunda da bir ışık görünmüyor. Suriye İsrail tarafından tekrardan bombalandı. İdlib yakınlarında bulunan Ebu el- Duhur hava üssüne bomba yağdırdı. Burada Türk askerlerinin olduğu ve onlar tarafından kullanıldığı tespit edildiği için bombalandığı belirtiliyor. Bundan evvel de Türk askerlerinin bulunduğu üslere İsrail bomba atmıştı ve ortalık gerginleşmişti. Bu konu hakkında henüz bir açıklama yapılmadı. Ölü veya yaralı kişiler var mı onun da haberi yok. İsrail bombayı Suriye’ye attı ama Suriye’nin kuzeyinde hâkimiyet kurmak isteyen Türkiye’ye de bir uyarı yaptı. İsrail’in niyeti belli, Suriye’deki Türkiye’yi bitirmek ve Şara ile yapılan antlaşmaya devam etmek. Bu durumda ABD’nin ve Trump’ın vereceği kararlar önemli. Bu saldırının nedeni İsrail tarafından açıklandı. “Suriye’de İsrail’e karşı oluşacak düşmanca bir oluşumun önüne geçmeye hazırız. Suriye’nin yeniden askeri bir donamına sahip olmasına karşıyız” diyorlar. Bakalım Türkiye bu duruma nasıl karşılık verecek.









