Jin Dergi’nin 183. sayısı ‘Geçmişle Yüzleşme ve Geleceğe Dair Beklentiler’ kapağı ile yayımlandı
Jin Dergi, 183. sayısında; barışın hangi toplumsal ve siyasal koşullarda kalıcılaşabileceğini, geçmişle kurulacak ilişkinin nasıl olması gerektiğini ve barışın kimlerin sözüyle, hangi hak talepleriyle kurulabileceğini farklı yazılar ve deneyimler üzerinden ele alıyor.
Figan Kepenek, “Yas Evimizde: Kürdistan’da Kayıp, Hafıza ve Kolektif Ruhsallık” başlıklı yazısında Kürdistan’ın uzun çatışma tarihinin yarattığı kayıp, yas ve hafıza deneyimini; kolektif ruhsallık, belirsiz kayıp, şehadet ve kuşaklararası aktarım üzerinden tartışıyor. Yasın yalnızca bireysel bir süreç değil, aynı zamanda politik ve toplumsal bir alan olduğunu hatırlatırken barışın da kendine özgü bir yas çalışmasını gerektirdiğine işaret ediyor.
Dilan Dirayet Taşdemir, “Geçmişle Yüzleşmek, Geleceği Birlikte Kurmak” yazısında çatışmaların sona ermesinin tek başına barış anlamına gelmeyeceğini vurguluyor. Faili meçhullerden zorunlu göçlere, toplu mezarlardan Roboski’ye uzanan geçmişle yüzleşmenin; hakikat, onarım ve toplumsal hafıza üzerinden nasıl kurulabileceğini, kadınların bu süreçteki deneyimi ve kurucu rolüyle birlikte ele alıyor.
Esra Çiftçi, “Barışın Dili, Kimin Sesi?” yazısında savaş ve barışın yalnızca siyasal kararlarla değil, kullanılan kelimeler ve kurulan anlatılarla da şekillendiğini tartışıyor. Ruanda’dan Sırbistan’a, Liberya’dan Türkiye’ye uzanan örnekler üzerinden milliyetçi ve cinsiyetçi medya dilini sorguluyor; kimin konuştuğu, kimin acısının görünür olduğu ve kimin sözünün meşru kabul edildiği sorularını gündeme getiriyor.
Ruşen Seydaoğlu, “Entelektüelin İşlevi ve Eleştirel Yaklaşımın İmkânı” başlıklı yazısında eleştirel düşüncenin toplumsal ve siyasal süreçlerdeki yerini tartışıyor. Entelektüelin iktidar, hakikat ve toplumsal sorumluluk karşısındaki konumunu yeniden düşünmeye çağırıyor.
Şükran Demir, “Barış Konuşulurken Kürtler Ana Dilinden Vazgeçer mi?” yazısında barış tartışmalarının temel haklardan bağımsız düşünülemeyeceğini savunuyor. Kürtlerin anadilinde eğitim ve kamusal yaşamda kendi dillerini kullanma talebini, barışın ve eşit yurttaşlığın asli meselelerinden biri olarak ele alıyor.
Jin Dergi Ekibi, Barış Annesi Zeynep Çalıhan ile gerçekleştirdiği “Barış Cezaevlerinden, Dilden ve Kimlikten Başlar” başlıklı röportajda barıştan beklentileri, cezaevlerindeki hasta tutsakları, anadil ve kimlik taleplerini, savaşın kadınlar ve anneler üzerindeki etkilerini ve annelerin barış mücadelesindeki rolünü konuşuyor.
Yeni sayıdaki tüm başlıklar şöyle:
- Yas Evimizde: Kürdistan’da Kayıp, Hafıza ve Kolektif Ruhsallık / Figan Kepenek
- Geçmişle Yüzleşmek, Geleceği Birlikte Kurmak / Dilan Dirayet Taşdemir
- Barışın Dili, Kimin Sesi? / Esra Çiftçi
- Entelektüelin İşlevi ve Eleştirel Yaklaşımın İmkânı / Ruşen Seydaoğlu
- Barış Konuşulurken Kürtler Ana Dilinden Vazgeçer mi? / Şükran Demir
- Barış Cezaevlerinden, Dilden ve Kimlikten Başlar- Barış Annesi Zeynep Çalıhan ile Röportaj / Jin Dergi Ekibi
HABER MERKEZİ









