Devam eden sürecin durmadığını ancak bazı sorunların olduğunu belirten DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, ‘Önce silahlar, sonra haklar, yaklaşımı süreci yavaşlatıyor’ dedi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan ve Meclis’ten geçen ‘çerçeve yasa’nın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Takip ve Değerlendirme Kurulu kuruldu. Bu kurulun dört alt komisyonla çalışmalarını sürdüreceği duyurulurken, Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum 17 Eylül’de Abdullah Öcalan’ın komisyonda yer alacağını söyledi. Bu konuda da henüz somut bir gelişme yaşanmadı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık’ın ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın süreç hakkındaki sözleriyle ilgili Al-Araby Al-Jadeed gazetesine konuştu. Tayip Temel, ‘Önce silahlar, sonra haklar, yaklaşımı süreci yavaşlatıyor’ dedi
‘Yasayı eksik buluyoruz’
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 19 Eylül’de NTV’ye silah bırakmaya dair söylediği sözler için, “PKK silah bırakma kararı aldı; ancak yasa henüz yürürlüğe girmediği için silahlar fiilen teslim edilmedi. Dolayısıyla süreç durmuş değil, yine de bazı sorunlar mevcut. Çerçeve yasa kabul edildi ki biz de buna olumlu oy verdik, ancak birçok PKK yöneticisini ve kadrosunu kapsam dışı bıraktığı için yasayı eksik buluyoruz. Bu bir sorun teşkil ediyor. Şu anki asıl engel, yasanın uygulanması için gereken Milli Güvenlik Kurulu onayı yani tespit ve onaylama olarak bilinen aşamadır. Bu sürecin daha da gecikeceği düşünülüyor ve bu tür gecikmeler güvensizlik ortamını derinleştiriyor” ifadelerini kullandı.
‘Çalışmalar açık ve şeffaf bir şekilde yürütülmeli’
Tayip Temel, devam eden süreçte ilerleme kaydedilebilmesi için atılması gereken adımlar konusunda şöyle konuştu:
“Bana göre süreci sekteye uğratan engeller bellidir: Belediyelere atanan kayyumlar görevlerine devam ediyor, siyasi tutuklular serbest bırakılmadı, İmralı’daki Öcalan ile iletişim kısıtlı tutuluyor ve yasa, Kürt meselesini çözüme kavuşturmadan silahsızlanmayı ele alıyor. ‘Önce silahlar, sonra haklar’ yaklaşımı süreci yavaşlatıyor.
Hızlı bir ilerleme kaydetmek için İmralı’daki Öcalan ile iletişim kanallarının açılması, atanan kayyumların görevlerine son verilmesi, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve demokratik siyasi faaliyetlerin önünün açılması dahil olmak üzere ortak adımlar atılmalıdır. Belirlenen komite derhal çalışmalarına başlamalı ve bu çalışmalar şeffaf ve açık bir şekilde yürütülmelidir.”
‘Müzakerelerde güven tesis edilmeden somut bir ilerleme sağlanamaz’
KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık’ın 17 Eylül’deki açıklamalarına dair de konuşan Tayip Temel, şunları söyledi:
“Bu sözler, Kürt siyasi hareketinin uzun süredir dile getirdiği talep ve değerlendirmeleri yansıtmakta ve birtakım uyarılar içermektedir; özellikle de Öcalan ile iletişim kanallarının açılması gerekliliğine dikkat çekmiştir. Biz DEM Parti olarak, Öcalan’ın bu sürecin öncüsü olduğuna, Meclis ve hukukun ise diyalogun tarafları olduğuna inanıyoruz. Devlet ile Kürdistan hareketi arasındaki müzakerelerde güven tesis edilmeden somut bir ilerleme sağlanamaz. Bu nedenle, kayyum atamaları, yasaların uygulanması, anadilin kullanımı ve eşit yurttaşlık konularında yeni yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini umuyoruz. Nihai hedef çıkarılan çerçeve yasa değildir; asıl önemli olan, silahlar sustuğunda demokrasi sesinin gür ve net bir şekilde duyulmasıdır.
Şu adımlar hızla atılmalıdır: kayyum sistemini sona erdiren ve yerel demokrasiyi güçlendiren yasal düzenlemelerin çıkarılması ve siyasi suçlar, umut hakkının güvence altına alınması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması, ana dil de dahil olmak üzere kültürel haklar, vatandaşlık eşitliği ve inanç özgürlüğünün hem anayasal hem de yasal düzeyde güvence altına alınması ve ifade özgürlüğü, dernek kurma özgürlüğü ve siyasi faaliyet yasağının kaldırılması konularında ek düzenlemeler yapılması gerekmektedir.
Anayasa değişikliği bugün tek acil çözüm olmayabilir, ancak kalıcı bir çözümün temeli anayasal eşit vatandaşlıktır. Kürt sorununun tek çözümü budur ve DEM bu yolun garantörüdür. Bu aşamayı sabote edenlere ve onu sadece silah teslimine indirgeyenlere karşı kararlılıkla durmaktadır.”
Bayık: İmralı’ya gitmemiz gerekiyor, bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez
Kaynak: NûMEDYA









