Eylül 2026’da gündeme damga vuran Fon ve Borsa Soruşturması, Holding patronları tutuklandı, 550 bin yurttaşın birikimi kilitlendi
Sermaye piyasalarını ve fon sektörünü derinden sarsan ve adli tedbirlerle gündemdeki yeri koruyan “Fon Soruşturması”, kapsamında Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan ile Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ve yöneticileri Alper Ö., Emre A. ve Kerem A. tutuklandı.
Toplam büyüklüğü 18 milyar doları aşan fon krizine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan Serdar Turhan ve Emre Tezmen’in aralarında bulunduğu beş kişi 19 Eylül’de gözaltına alınmıştı. Fon ve Borsa manipülasyonu ilk olarak Eylül ayının ortasında portföy yönetim şirketlerinin ödeme aksaklıklarıyla kamuoyunun gündemine girmişti. SPK, aralarında Pusula, Tera, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy’ün yer aldığı 7 portföy yönetim şirketine ait TEFAS’ta işlem gören fonların alım-satımını durdurmuş ve tasfiye sürecini başlatmıştı. Yaklaşık 550 bin yatırımcının bu tasfiyelerden etkilendiği aktarılması kamuoyunda piyasalara dair güven sorunu oluşturmuştu.
Tasfiye sürecinde, fon varlıklarının nakde çevrilip yatırımcılara dağıtılması için İş Bankası ve Ziraat Bankası yetkilendirilmiş, piyasa koşulları ve portföy yapısı göz önüne alınarak tasfiye süresi SPK tarafından 3 aydan 6 aya çıkarılmıştı. 19 – 22 Eylül tarihleri arasında ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu kapsamlı bir tahkikat başlatmış, çok sayıda şüphelinin ve ilgili şirketlerin (Pusula, Tera, Hedef, Bulls vb.) mal varlıkları dondurulmuştu. Soruşturma bünyesinde 51 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı konulmuş, 14 yeni şüphelinin daha gözaltına alınmasıyla işleme tabi tutulanların sayısı artış göstermişti.
Tutuklu sayısı 9’a çıktı
Dün gece ve sabah saatlerinde sevk edildikleri mahkemelerde aralarında Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, yöneticiler Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin’in de bulunduğu 5 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce tutuklanan Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız ve diğer isimlerle birlikte soruşturmadaki toplam tutuklu sayısı 9’a ulaştı.
Fon soruşturmasının piyasalara yansıması
Soruşturmayla birlikte, Borsa İstanbul (BİST)Süreçle bağlantılı şirket hisselerinde yaşanan panik satışı nedeniyle 100’den fazla hisse senedinde taban fiyatlar görüldü. Sadece problemli fonlar değil, sistem genelindeki en düşük riskli para piyasası fonlarından dahi haftalık bazda 300 milyar TL’nin üzerinde para çıkışı gerçekleşti. Soruşturmanın derinleşmesi ve fonların satışa geçmesi piyasada likidite sıkışıklığına ve Borsa İstanbul genelinde satış dalgalarına (devre kesmelere) yol açtı.
SPK ve Ekonomi yönetimi, “nitelikli yatırımcı” sayılmak için gereken 10 milyon TL’lik finansal varlık alt sınırını yükseltmeyi ve fon varlıklarının yönetim kurallarını katılaştırmayı gündeme aldı. Soruşturma kapsamında MASAK, Tapu Kadastro ve Türkiye Bankalar Birliği entegrasyonuyla para trafiğinin ve mal varlığı devirlerinin takibi geniş çaplı şekilde devam etmekte.
Fon krizindeki gerçek zarar
Tera Grubu, 2025 vergi dönemi ve 2026 Şubat dahil toplam 16,2 milyar TL vergi ödediğini açıkladı. Bu, grubun toplam ciro ve kârlılık hacminin büyüklüğüne işaret eden bir gösterge. Nitekim Tera Yatırım’ın toplam varlıkları 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 31 artışla 187,8 milyar liraya, özkaynakları yüzde 80 artışla 60,2 milyar liraya yükseldi ve şirket aynı dönemde net kârını 20,1 milyar TL’ye, hasılatını yüzde 149 artışla 55,7 milyar TL’ye taşıdı.
Ama bu rakamlardan fon krizinin yarattığı zararın büyüklüğüne dair sağlıklı bir tahmin çıkarmak mümkün değil. Vergi ödemesi geçmiş dönem faaliyet kârlılığını gösterirken, fon krizindeki zarar ise portföydeki hisselerin bugünkü tasfiye/satış değeriyle yatırımcının fona yatırdığı tutar arasındaki farkı gösteriyor. Bu, hangi hisselerin hangi fiyattan satılabileceğine bağlı olarak henüz belirsiz. Bilinen tek somut büyüklük, tasfiye kapsamındaki 130 fonun toplam büyüklüğünün yaklaşık 826 milyar lira (17 milyar dolar) olması.
Fon krizindeki gerçek zarar, portföyde bulunan varlıkların tasfiye sırasında hangi fiyattan satılacağına ve yatırımcılara ne kadar nakit dağıtılacağına bağlı olacak.
Yurttaşların güvenli liman algısı zedelendi
130’dan fazla fonun işlemleri askıya alınıp tasfiyeye gidildiği için, yatırım fonlarına parasını yatırmış olan bireysel yatırımcının varlıkları kilitlendi. Tasfiye süreci tamamlanana kadar nakit erişimleri kısıtlandı. Manipülasyona konu olan hisselerde yaşanan sert düşüşler ve hisselerin işleme kapatılması nedeniyle, yüksek fiyattan bu payları alan kitleler ağır finansal kayıplara uğradı. Fon piyasalarının doğrudan kamu denetimindeki alanlar olması nedeniyle küçük yatırımcı tarafında “güvenli liman” algısı zedelendi.
Devletten sistemik mağduriyet hamlesi
Devlet, sistemik bir mağduriyet doğmasını engellemek amacıyla kamu bankası iştiraki olan Emlak Katılım Tasarruf Finansman A.Ş. üzerinden müdahil oldu. Emlak Katılım, Katılımevim ve Birevim’i devralmak için resmi satın alma görüşmelerini başlattı. Birikim sahiplerinin ödediği ana paralar veya sırası gelen teslimatlar kamu kontrolü altına geçti. Böylece, doğrudan şirket yöneticilerine yönelik adli operasyonlardan vatandaşın tasarruf havuzlarının zarar görmemesi amaçlandı.
Bireysel yatırımcının ilgisi azalabilir
Bireysel yatırımcıların portföy yönetim şirketlerine ve fonlara olan ilgisi kısa vadede bıçak gibi kesilebilir, TEFAS sisteminde çıkışlar yaşanabilir. SPK ve BDDK’nın serbest fonlar, portföy yönetim şirketlerinin risk limitleri ve hisse senedi yoğun fonlar üzerindeki denetim standartlarını radikal şekilde artırması beklenmekte.
HABER MERKEZİ









