• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
28 Eylül 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Kurtlar sofrası

28 Eylül 2026 Pazartesi - 00:00
Kategori: Yazarlar, Zafer Yörük

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün olağan bir kalp krizi sonucu değil, “şüpheli” olduğu tespit edildi. Medyaya yansıtılan kısımdan anlaşılan, Kozinoğlu’nun yurtdışındayken dönemin MİT müsteşarı Hakan Fidan tarafından Ergenekon davası şüphelisi olarak ifade vermeye çağrıldığı, tutuklanarak hapse atıldığı ve iki koğuş arkadaşından birinin aynı dava sanıklarından JİTEM’ci Hasan Atilla Uğur olduğu şeklindedir. Geçmişte, “öldürülmüşse de FETÖ’cüler yapmıştır” deyip geçilen bu vakada şimdi bütün kuşkular Atilla Uğur üzerinde yoğunlaşıyor. İşin içinde kayıp elyazmaları ve bunların bir kısmını gazetesi Aydınlık’ta yayınlayan Doğu Perinçek’in de olduğu anlaşılıyor. Atilla Uğur sorgulanarak ev hapsine alınırken Perinçek de savcıya ifade verdi ama henüz hapsedilmedi.

Adli kuşkular doğrultusunda düşünüldüğünde bir JİTEM’ci ile bir ulusolcunun bir MİT’çiyi öldürme saikleri kendi başına kapsamlı bir merak konusu. Gülen cemaati mensupları, bu yeni soruşturmayla bu suçlamadan aklanırlarsa üzerlerine atılan diğer benzer suçlamaların da düşeceği umuduyla, araya Hakan Fidan kuşkusunu yerleştirmeyi de ihmal etmeden Perinçek ve Ergenekon cephesi üzerindeki şüpheyi köpürtüyorlar Ama Ergenekoncular da boş durmayıp Kozinoğlu’nun Orta Asya’daki Gülenist okullar hakkında yazdığı olumsuz rapor sonucu FETÖ ölüm listesine alındığı gibi iddialar ortaya atıyorlar. Gülencilerle ilişkileri nedeniyle hapiste bulunan MİT’çi Enver Altaylı bu iddialar kapsamında yeniden sorgulandı. Ama iddiaların en ilginci, dönemin televizyon dizisi “Kurtlar Vadisi”nde bu ölümün ele alınış tarzıyla gerçekliğin örtüşmesi. Daha da ilginç olan, “Simpsonlar” dizisinin kehanetleri üzerine süregelen şehir efsanesini andıran bu iddiayı savcılığın ciddiye alarak dizi senaristlerini ve bazı oyuncuları sorgulamasıydı.

Aslında savcılık haklı: Dönemin en popüler dizisi olan “Vadi”, Türkiye’de patriarkal kolektif psişe üzerine kirli sakallı, mafya kılıklı maço tipi hegemonyasının nasıl ilmek ilmek işlendiği hakkında net bir fikir veriyor. Bu anlamda otopark değnekçisinden dolar milyoneri iş adamına kadar genişleyen bir standartlaşma söz konusu. Görüntü kirliliği bir yana, her gün bir yenisinin adını işittiğimiz organize suç çetelerinin ergen varoş çocukları arasında sürekli artan cazibesinin kaynakları arasında da “Vadi” ve ardılı televizyon dizilerinin istisnai bir yeri bulunuyor. Dolayısıyla yakın tarihin şüpheli ölümlerinin araştırılmasında bunların en azından sosyo-psikolojik azmettiriciler olarak delil dosyalarına konulması doğrudur.

2003 yılında televizyonda gösterime giren Vadi, dönemin popüler Amerikan dizisi “24” benzeri bir formatta yazılıp çekiliyordu. (Daha yakın yıllardaki muadilleri arasında “Homeland” ve İsrail dizisi “Fauda” anılabilir.)  24’ün istihbarat ve anti-terörizm temalarına ek olarak Vadi’de mafya katılımı da olumlanmaktadır. Herhalde 1995 Susurluk skandalıyla meşruiyetini yitiren derin devlet-ülkücü mafya iç-içeliğinin rehabilitasyonu; Tansu Çiller’in meşhur “Devlet için kurşun atan da yiyen de şereflidir” mottosunun yeniden yankılanması amaçlanmaktadır.

Vadi’nin 2007’den itibaren yenilenen sürümü olan “Kurtlar Vadisi Pusu”, oyuncu ve senarist kadrosunu büyük ölçüde muhafaza ederken, dizinin teması dönemin ruhuna uygun biçimde “Ergenekon’la mücadele” rotasına kaydırılmıştı. Gülenist hakim/savcılar ve kanaat önderleri, hükümetle iç içe Ergenekon tasfiyeleri sürecinde önemli roller oynadılar. İşte Kozinoğlu alegorisi olan Kaşifoğlu karakteri, Gülenistlerin iktidar ortağı ve dizinin zihniyetinde etkili olduğu bu ikinci dönemde Vadi’de belirdi ve televizyon ekranlarında Yeşil alegorisi Kara tarafından öldürüldü. Ama ekrandaki tehditler ve cinayet, iddia edildiği gibi şüpheli ölümden önce değil sonra gerçekleşmişti.  Bu nedenle de dizinin adli bir kovuşturma kapsamında bilirkişi incelemesine alınmasından trajikomik bir fiyaskodan öte bir sonuç beklemek hayalcilik olur.

Erdoğan iktidarı, Gülenistlerle çatışmasında Ergenekon desteğine ihtiyaç duyduğundan 2014’ten itibaren toplu tahliyelere başladı. Kısa süre içinde sağ milliyetçiliğin siyasi temsilcisi Devlet Bahçeli ve nasyonal sosyalist Doğu Perinçek’in ardı ardına Erdoğan destekçisi çizgiye geçmeleri sembolikti. Bu yeni koalisyonun, Gülenistlerin tasfiyesi yanında Kürt barışı yönündeki açılım sürecinin baltalanması şartıyla da kurulmuş olduğu anlaşılıyor. HDP’nin Haziran 2015 seçim zaferini takiben Kürt siyasetçilere, aktivistlere ve sivil halka yönelen resmi şiddet ve yargı terörüne paralel olarak açılımın savunucularını da kriminalize eden bir süreç başlıyordu. “Barış Akademisyenleri” terörizm suçlamasıyla yargılandılar ve üniversitelerden kovuldular. Erdoğan tarafından “aydın bozuntusu” hakaretine uğrayarak ihanetle suçlanırken adeta Vadi’den kopup gelmiş bir mafya elebaşısı tarafından ölümle tehdit edildiler. Öte yandan, bizzat iktidarın inisiyatifiyle kurulan “Akil İnsanlar” heyeti de dağıtıldı; Kadir İnanır dahil olmak üzere birçok üyesine aşırı sağ ve ulusol medyada “psikolojik harp aparatı”, “memurlar heyeti” ve benzeri hakaretler yağdırıldı.

Şimdi, on yıl kadar sonra, aynı siyasal iktidar, bu kez sağ milliyetçi müttefiki Bahçeli’nin ağzından yeniden bir Kürt açılımı başlatmış bulunuyor. Ama ulusolcu Ergenekon unsurları bu yeni varyantta manevra yapmakta zorlanıyorlar. Ulusalcı yayınlara bakıldığında, “terörsüz Türkiye” güzellemesinden çok gerçek çözümün siyasi değil askeri olduğu vurgusunun sürdürüldüğü görülecektir. Kozinoğlu’nun ölüm dosyası bu umumi manzara önünde yeniden açılıyorsa soruşturmanın varacağı sonuç üzerine baştan bir fikrin olma ihtimali güçlüdür. Her dönemin ödüllendirilenleri ve cezalandırılanları olması kaçınılmazdır. Hatta bir dönemin kazananlarının gelecekte cezalandırılmaları da görülmemiş şey değildir. Belki de Erdoğan iktidarının kolu kanadı kırılmış Ergenekon’un ulusolcu kanadına artık ihtiyacı kalmamıştır.

Konu kurtlardan bahisle başlamışken, bundan sonra olacakları merak edenler için, Kemal Tahir’in “Kurt Kanunu” romanının ana fikri aydınlatıcı olabilir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Adalet mi dediniz?

SON HABERLER

Kurtlar sofrası

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Adalet mi dediniz?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Nezahat Doğan

Önder Çakar: Kendimizi yıkıp yeniden inşa edelim

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Ya çözüm ya da seçimsiz diktatörlük ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Şehirler… Kapılar… Eşikler…

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Fon soruşturması: 42 kişinin mal varlığına tedbir konuldu

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Cevdet Yılmaz: Kurulun ikinci toplantısı yapılacak

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır