MKG’nin bu yıl 2’ncisini düzenlediği Gurbetelli Ersöz Kadın Gazetecilik Ödülleri, Amed’de düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Kürtçe ve Türkçe haber, videolu haber ve fotoğraf dallarında ödüllerin verildiği törende, Gimgim ve Kanireş’teki ekoloji mücadelesine de onur ödülü verildi
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) tarafından bu yıl 2’ncisi düzenlenen Gurbetelli Ersöz Kadın Gazetecilik Ödülleri, ÇandAmed Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Ödüllün verildiği tören salonunda Gurbetelli Ersöz’ün ve yaşamını yitiren Özgür Basın emekçilerinin fotoğraflarından oluşan sergi açıldı. Ödül törenine Özgür Basın mücadelesinde yaşamını yitiren gazetecilerin aileleri, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.
Törende ilk olarak konuşan MKG Başkanı Roza Metina, Gurbetelli Ersöz şahsında yaşamını yitiren kadın gazetecileri anarak başladı. Gurbetelli Ersöz’ün yaşamına dair bilgilendirmelerde bulunan Roza Metina, Gurbetelli Ersöz’ün tüm baskılara rağmen kalemi ve kadın düşüncesiyle bunlara karşı direndiğini ve hiçbir zaman geri adım atmadığını söyledi. Gurbetelli Ersöz Gazetecilik Ödüllerinin amacının da bu direnişe sahip çıkmak olduğunu belirten Roza Metina, “Bizler Gurbetelli’nin mücadelesine, inancına, mirasına sahip çıkacağız. Bizler Evin Buldan, Rosida Mêrdin, Nujiyan Erhan, Cihan Bilgin, Hêro Bahadin gibi gazetecilerin mirasını sürdüreceğiz” ifadelerinde bulundu. Digital medyadaki engellemeler ve kapatmalara dair de değerlendirmelerde bulunan Roza Metina, Özgür Basın’ı bu engellemelerle susturamayacaklarını belirtti. 7 Ekim’in Kadın Gazeteciler Günü olduğunu söyleyen Roza Metina, “Bu mirasa sahip çıkan herkese teşekkür ediyoruz. Buna sahip çıkan herkesin emeğine sağlık. Hakikatin ve Gurbetelli’nin izinden gideceğiz. Özgür Basın Şehitleri gururumuzdur” diyerek ödül alan gazetecileri kutladı.
Roza Metina’nın ardından Özgür Basın tarihini ve kadın gazetecilerin mücadelesini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.
Ersöz ailesi: 8 Ekim hayallerinin yeniden hayat bulduğu bir gün
Devamında konuşan Gurbetelli Ersöz’ün annesi Fatma Ersöz, katılımcalara teşekkür etti. Ardından Gazeteci Zelal Karabaş tarafından okunan Ersöz ailesinin mesajı şu şekilde:
“Değerli gazeteciler, kıymetli dostlar,
Bugün bizim için hem hüzünlü hem de gurur verici bir gün. Gurbetelli’yi 8 Ekim 1997’de kaybettik. Aradan 29 yıl geçti. Özlemimiz de acımız da hiç eksilmedi. Ve bugün, yine 8 Ekim’de, onun adını taşıyan Kadın Gazetecilik Ödülleri’nin ikincisi veriliyor. Bizim için bunun anlamı çok büyük. Çünkü Gurbetelli artık yalnızca bizim ailemizin bir ferdi değil. Onun adı, gerçeğin peşinden giden kadın gazetecilerin emeğiyle yaşamaya devam ediyor. Gurbetelli için gazetecilik yalnızca haber yapmak değildi. O, insanların özgürce yaşadığı bir ülke hayal ediyordu. Bugün biz, bu hayalleri başka kadın gazetecilerin kaleminde ve cesaretinde görüyoruz. Gurbetelli’yi kaybetmenin acısı hiç dinmedi, dinmeyecek. Ama onun adının böyle bir ödülle yaşatılması bize büyük bir onur veriyor. Gurbetelli, halkının binlerce yiğit evladından biriydi. Direnişçi basın tarihinin öncülerindendi. Bugün onun adı, bu ödülle yeni kuşak kadın gazetecilerle buluşuyor. Günümüze ve geleceğe taşınıyor. Gurbetelli’nin adını ve gazetecilik mirasını yaşatan MKG’ye, jüriye, emeği geçen herkese ve bugün burada bizimle olan siz değerli dostlarımıza ailemiz adına yürekten teşekkür ediyoruz. Ödül alan ve aday gösterilen bütün kadın gazetecileri yürekten kutluyoruz. Gurbetelli’nin dilinden hiç eksik etmediği barış, inşallah gerçekleşecek ve artık yeni paradigmada gerçekliğe kavuşacak. Bugün Gurbetelli’yi anarken, kalemi ve sözü uğruna hayatını kaybeden bütün basın emekçilerini de saygıyla anıyoruz. 8 Ekim bizim için bir yas günü ama aynı zamanda Gurbetelli’nin adının, sözünün ve hayallerinin yeniden hayat bulduğu bir gün.Onu sevgiyle, özlemle ve gururla anıyoruz.”
Gültan Kışanak: Büro sandalyesinde sabahlardık
Ardından söz alan Gurbetelli Ersöz’ün arkadaşı Gültan Kışanak ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Benim için uzun yılalr geçse de her defasında yeniden o güzel zorlu ama dirençli günleri hatırladığım duygusal zamanlar yaşadığım bir gün oluyor. Gurbetelli ile Özgür Gündem Gazetesi’nde birlikte çalışmanın onurunu, gururunu hala yaşıyorum ve taşıyorum. Öncü olurken insanlar belki de bu kadar büyük bir yol açacaklarının farkında olmadan sadece ve sadece büyük bir inanç, cesaret ve kararlılıkla yola çıkıyorlar. Gurbetelli de böyleydi. Ondan tereddütsüz, gözünü kırpmadan hakikatin peşinden gitmek için büyük bir kararlılık ve emek vardı. Birlikte gün boyu gazeteyi çıkarmak için çalışırken o kadar yoğun baskılar altında Küridstan’da gazetecilik yapan arkadaşlarımıza moral vermek İçin onlarla yoldaşlık edip güç ve moral veren bir nevi de psikolojik danışmanlık yapıyorduk. İstanbul’da gazetenin merkezinde çalışmak kısmen kolay görülsede gazete bombalanınca o kadar kolay olmadığını gördük. Onların haberlerini halka ulaştırmak, o büroları açık tutmak için kalemi yeniden ellerine alacak amansız arkadaşları yetiştirmek gibi görev vardı. O yıllardaki gazeteciliğimiz bir anlamda gazetecilikti bir anlamda ise gazetecilik öğreten büyük bir emekti, büyük bir cesaret isteyen bir dönemdi. Onun ruhunu, heyecanını, kararlılığını her saniye Gurbetelli yaşadı. Gurbetelli de bir acaba yoktu yapılması gereken bir iş varsa onu yapmak gerekirdi. Acaba yapacak mıyız yoktu mutlaka onu yapardık. Bir köy mü basılmış o haberi bulup ulaştırmak gazeteye gece yarısına kadar da olsa yayınlamak vardı. Günün yorgunluğu bir yana dışarının güvenli olmadığı bir yana o saatten sonra eve girmez büro sandalyesinde sabahlardık.”
‘Her haberde yaşıyor’
Gurbetelli ile yapılan bürolardaki dayanışma ve gündem toplantısı gibi çalışmaları hatırlatan Gultan Kışanak sözlerini şöyle sürdürdü:
“O gün o mücadele olmasaydı bugün onlarca yüzlerce kişi Özgür Basın’da bu kalemi, bu kamerayı taşıyan genç gazeteciler çıkmazdı. İlk adımı nasıl atarsan demek ki yol öyle oluyor. Gurbetelli böyle bir arkadaştı, hem öğretiyordu hemde hakikatin peşinde koşmanın ne kadar önemli olduğunu bizlere miras bıraktı. Önemli yapılması gereken işler vardır gazetecilikte. Bir dönem 1990’da gazeteyi ‘Gerçekler karanlıkta kalmayacak’ olarak çıkmıştı. Halkın direnişini, köy baskınlarını kamuoyuna taşımak için mücadele ettik. Gazetecilik bizim için yalanın perdesini yıkmak, gerçeği açığa çıkarmak için bedel vermekti. Bizler yaşayarak gördük ki savaş durmadı. Kentlerimizde sivil alanlarda da devam etti. Gazeteciler savaş alanlarında hakikatin peşinde yaşamını yitirdiler. Barış ve Demokratik Toplum Süreci var şimdi. Özgür Basın’ın bu hakikatin peşinden koşmak için elinden gelen herşeyi yapacağından eminim. Kürt halkının temel hak ve özgürlükleriyle kabul edilebildiği gerçeği için büyük emek ve fedakarlıkla çalışıyor. Bundan sonra yapacağımız şey hem Demokratik Toplum Süreci’nin nasıl yaşam bulacağının halk adına demokratik denetimi yapmak. Özgür Basın hepimize eksikleri gösteren doğrular noktasında neler yapılması gerektiği konusunda kamuoyuna yol gösterecektir. Sonsuzluğa uğurladığımzı bütün yoldaşlarımız bugün hakikat yolunda yapılan her haberde, her fotoğraf ve videoda yaşıyor. Yaşamaya devam edecektir. Kendilerini özlemle yad ediyorum. Bu uğurda mücadele eden bütün arkadaşlara kolaylıklar, başarılar diliyorum.”
’Küçük generallerin büyük ablası Gurbetelli Ersöz’
Gurbetelli Ersöz’ün arkadaşı Avukat Eren Keskin’in geceye yolladığı videolu mesaj izletildi. Sonrasında
Musa Anter’in ailesinin gönderdiği mesaj okundu. Aile tarafından gönderilen mesaj şu şekilde:
“Özgür yaşam, Özgür Basın ve özgür kadını bünyesinde, düşüncesinde yaşam felsefesi olarak bütünleştiren bu toprakların ender yetiştirdiği herkesin takdirini kazanmış bir yoldaştı. Kısa bir zaman içinde Ersöz’ün sabırlı, örgütleyici ve disiplinli yanına bizzat şahit oldum. Küçük generallerin büyük ablası Gurbetelli Ersöz şahsında şahadete ulaşan bütün Özgür Basın emekçilerinin önünde saygıyla eğiliyoruz.”
Ardından yaşamını yitiren gazeteci Evin Buldan’ın ailesinin gönderdiği mesaj okundu. Mesaj şu şekilde: “Bu kutsal yolda canlarını feda eden Evîn ve yoldaşlarının anısı ve idealleri, çalışmalarınızda ve çabalarınızda sonsuza dek yaşasın.”
Kürtçe haber dalı
Ardından ödüller verildi. Kürtçe haber dalı birincilik ödülü, gazeteci Perêz Remezan’ın “Çîroka Aske Kerîm: Birîndarek zindî ya karesata Enfalê û hovîtiya li Nugre Selman” başlıklı haberine verildi. Ödülü MEBYA-DER’den Sevim Yıldırım verdi. Perêz Remezan törene katılamadığı için adına Ajansa Welat editörü Elif Can Alkan ödülü aldı.
Türkçe haber dalı
Türkçe haber dalında birincilik ödülü, Elif Akgül’ün Inside Turkey’de yayınlanan “Dokuz taksitle ölüm: Türkiye’de ruhsatsız silaha erişim” başlıklı haberine verildi. Ödülü, Tevgera Jinên Azad (TJA) üyesi Harika Peker verdi. Elif Akgül adına ödülü Gazeteci Dicle Müftüoğlu aldı.
Dicle Müftüoğlu Elif Akgül’ün gönderdiği mesajı okudu. Mesaj şu şekilde:
“Öncelikle bugün aranızda olamadığım için, bu ödülü almaktan duyduğum onuru bizzat iletememekten ötürü çok üzgünüm. Daha yeni bir lisede silahlı şiddetin yaşandığı, bireysel silahlanma ile kadın düşmanlığının ve kadın cinayetlerinin kol kola ilerlediği bu dönemde, bu haberimin ödüle layık görülmesini özellikle çok anlamlı buluyorum. Bu anlamda hem seçici jüriye hem de koordinasyona çok teşekkür ediyorum. Bu tüm koşullara ve bedellere rağmen haber yapmak için bize güç ve şevk veriyor. Bu nedenle, bu ödülü haber yapmakta ısrar ettiği için bugün cezaevinde olan meslektaşlarım Nadiye Gürbüz, Tuğba Tekerek ve Derya Okatan özelinde, tüm bedellere rağmen gazeteciliğe devam eden tutsak edilmiş tüm kadın gazetecilere ithaf etmek istiyorum.”
Mesajın ardından kısa bir konuşma yapan Harika Peker, TJA olarak gazetecilerin emeğine tanık olduklarını söyledi. Kadınların hakikatinin karartılmaması için Özgür Basın’ın rolüne dikkat çeken Harika Peker, ödül alanlara teşekkür etti.
Jüri özel ödülü
Türkçe haber dalı jüri özel ödülü ise Gülistan Gülmüş-Derya Ren’in JINNEWS’te yayınlanan “Serbest bırakılan Cumhurbaşkanı korumasından kadına tehdit” başlıklı haberine verildi. Ödülü, MED TUHAD-FEd Eşbaşkanı Pınar Sakık Tekin verdi.
Ödül alan Gülistan Gülmüş yaptığı konuşmada, tüm kadınların ve çocukların sesi olacaklarını söyledi. Gülistan Gülmüş, “Gurbetelli Ersöz, Nagihan Akarsel, Cihan Bilgin, Hero Bahadin ve Gülstan Tara’nın yolunu izleyeceğiz” dedi.
‘Hiçbir hakikat karanlıkta kalmayacak’
Törene katılamayan Derya Ren’in ödülünü Evin Çiftçi aldı. Evin Çiftçi tarafından okunan Derya Ren’in mesajı şu şekilde:
“Gurbetelli şahsında tüm Özgür Basın ve özgürlük mücadelesi şehitlerini saygı ve minnetle anıyorum. Bize bıraktıkları bu kutsal miras için onlarca yoldaşımız canları pahasına hakikatin arayışçısı oldu. Bizler de buna layık olmak ve onların mücadelesini yaşatmak için kalemimiz ve kameramızla mücadelenin bir parçası olmaya çalıştık. Yoldaşlarımızın çok büyük zorluklarla yazmaya çalıştığı hakikati bizler de ne pahasına olursa olsun sürdürmeye çalıştık. Onların ardılları olarak, sorumluluğumuz neyi gerektiriyorsa onu yapmak için çabaladık. Bundan sonra da aynı ısrar ve kararlılıkla hakikatin peşinde olmaya devam edeceğiz. Var olduğumuz sürece hiçbir hakikat karanlıkta kalmayacak. Özgür Basın ve Özgür Basın çalışanı kadınlar olarak, her kadının sesini dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle almış olduğumuz ödülü başta Özgür Basın şehitleri olmak üzere, tüm Kürdistan şehitlerine atfediyorum.”
Videolu haber dalı
Videolu haber dalında birincilik ödülü, gazeteciler Sewsen Eli ve Meryem Reşo’nun birlikte hazırladığı “Heviya Vegere (Geri Dönüş Umudu)” adlı çalışmaya verildi. Ödülü, Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ayşe Serra Bucak verdi. Ödülü alan gazeteciler Rojava’da oldukları için ödülü MKG’den Medine Ölçen aldı.
Medine Ölçen ardından ödül alan gazetecilerin gönderdiği mesajı okudu. Gazeteciler, ödülü Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve yerinden göç eden kadınlara ithaf etti.
Konuşmaların ardından ödül alan video haber izletildi.
Fotoğraf dalında birincilik ödülü
Fotoğraf dalında birincilik ödülü, JINNEWS muhabiri Nudem Mihemed’in Özgürlük Mücadelesi’nde yaşamını yitirenlerin anmasında çektiği “Sönmeyen” adlı eserine verildi. Ödülü, Jineolojî Akademisinden Rojda Yıldız verdi. Nudem Mihemed, “Onların anılarına sahip çıkacağız” dedi. Nudem Mihemed, fotoğrafları Kobanêli çocuklara adadı.
Fotoğraf Dalı Jüri Özel Ödülü ise Ajansa Welat Muhabiri Sema Gezici’nin “Qêrîna Bêdeng” adlı eserine verildi. Ödülü, Kürt- Pen’den Sultan Yaray verdi. Sema Gezici yaptığı konuşmada, ödülünü Hayal Anne şahsında bütün ailelere adadığını söyledi.
Sultan Yaray ise yaptığı konuşmada, ödül alanlara teşekkür etti. Sultan Yaray, 9 Ekim Uluslararası komplosunu kınayarak, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin kaldırılmasını ve özgür çalışır şartlarının yaratılmasını talep etti.
Onur ödülü Gimgim’daki ekoloji mücadelesine
Onur Ödülü, Mûş’un Gimgim (Varto) ve Çewlîg’in Kanireş (Karlıova) ilçesinde JES projelerine karşı doğalarını, yaşam alanlarını ve geleceklerini savunanlara verildi. Ödülü, Barış Anneleri’nden Kudret Eryılmaz verdi. Ödülü, her iki ilçede yaşam alanlarını ve geleceklerini savunanlar adına Hanım Çetinkaya ve Gönül Adıbelli aldı. Ödül için ekoloji mücadelesi verenlerin hepsi sahneye “Havama suyumu toprağıma, ormanıma dokunma” yazılı pankartla çıktı.
Ödül alanlar sahnede yaptıkları konuşmada 2 yıla yakındır maden, JES ve HES alanlarına karşı mücadele ettiklerini ve buna karşı mücadeleyi büyüterek devam edeceklerini söyledi. Ödülün ardından “Direne direne kazanacağız” sloganı atıldı.
Ödül gecesi çekilen toplu fotoğrafın ardından son buldu.
Kaynak: MA









