• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Ekim 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar M. Ender Öndeş

Şimdi Che okuma zamanı

8 Ekim 2026 Perşembe - 23:00
Kategori: M. Ender Öndeş, Yazarlar

8 Ekim 1967’de Bolivya’da katledilen enternasyonalist devrimci Che Guevara, 59 yıl sonra hâlâ dünyada milyonlarca insan tarafından sevgi ve saygıyla anılıyor. Şüphesiz, bu hak edilmiş bir saygı ve kaynağını sadece Küba ile yetinmeyen, durduğu yerde duramayıp daha ertesi gün gözünü dünya devriminin başka cephelerine diken tutumundan kaynaklanıyor. Bu anlamda onun Küba’daki gerilla serüveni, bir tür ‘açılış’ gibi. Sonrası ise çoğu kez sanıldığı gibi başka yerlerde ‘macera’ aramaktan ibaret değil. Enternasyonalizmi bir tür ‘dış politika meselesi’ olarak algılayan tipik Sovyet yaklaşımından farklı olarak Che’nin yaptığı şey, ‘devrim ihraç edilmez’ lafının altına sığınan sinik tutumdan tamamen uzak bir yerde durarak, hem bizzat savaşması, ama daha önemlisi enternasyonalist bir devrimci örgütlenme için öncülük etmesidir.

Küba’da bir Bekaa

Che’nin sürükleyicisi olduğu ve 82 ülkeden yaklaşık 500 delegenin (diplomatlar değil, silahlı ve siyasi mücadele yürüten devrimciler!) katıldığı 1966’daki Üç Kıta Konferansı (Tricontinental) çok kapsamlı bir perspektifin ifadesidir. Konferansın ardından Küba’da OSPAAAL’ın (Asya, Afrika ve Latin Amerika Halklarıyla Dayanışma Örgütü) kurulması ve örgütün yayın organı olarak Tricontinental dergisinin çıkarılması çok bilinen şeylerdir ama Küba bazı bilgileri uzun süre kapalı tutsa da, zamanla yayınlanan bir dizi anı kitabından çok daha fazlasını da öğreniyoruz. Küba İçişleri Bakanlığı’nı paravan olarak kullanan gizli bir ‘komite’ kurulması, Manuel Piñeiro’nun başkanı olduğu ama aslında fiilen Che’nin yönettiği bu komitenin kıtadaki tüm devrimci örgütlerle olan koordinasyonu, bu arada Küba ordusunun bazı tesislerinin Bekaa Vadisi’ne çevrilerek dünyanın dört bir yanından gelen gerillalara eğitim verilmesi resmi düzeyde az bilinen gerçekliklerdir. Şimdi artık, ülkenin San Andrés, Punto Cero, Escambray Dağları gibi bölgelerinin 1960’larda bu işe ayrıldığını biliyoruz.

Kızıl Sakal lakabıyla anılan Manuel Piñeiro’nun 1997’de Militant’la yaptığı söyleşide verdiği isimler ise gerçekten dudak uçuklatıcıdır. Nikaragua’dan Carlos Fonseca, Gine Bissau’dan, Amílcar Cabral, Fas’tan Mehdi Ben Barka, aklınıza dünyadan kim geliyorsa! Güvenli evlerde, Ulusal Tarım Reformu Enstitüsü, Ulusal Banka ve Sanayi Bakanlığı’ndaki dip odalarda “Masaya haritalar serilerek” yapılan kapalı toplantılarda bütün Latin Amerika devrimci liderlerinin yanında Cezayir, Kongo… Herkes yer alıyor. Dahası, bu arada su yüzüne çıkmayan Arjantin gerillası gibi girişimler de var, Piñeiro’nun aktarımına göre Che, 1963 gibi erken bir tarihte Jorge Ricardo Masetti’nin Arjantin’de başlattığı gerilla hareketine katılma hazırlıkları da yapıyor. Ki, Nisan 1964’te Masetti ve tüm yoldaşları katledildiğinde Che büyük bir çöküntü yaşıyor ama hızla toparlanıp yeni organizasyonlar yaratmaya çalışıyor.

Silahın ötesi

Ama hepsi bu kadar değil. Che, popüler kültürde temsil edildiği gibi sadece bir kahraman gerilla değil. Biraz daha derin bir okuma yaptığımızda, onun enternasyonalist bir savaşçı olmasının yanında, Küba’daki Sanayi Bakanlığı dönemini de hiç öyle bir ‘yan iş’ gibi görmediğini anlıyoruz. Öncelikle, ‘yaptığı her işi iyi yapma’ konusundaki saplantılı kişiliği nedeniyle işe başlar başlamaz çılgınlar gibi bir okuma yaptığını, yalnızca Marksist eserleri değil, genel olarak ekonomi üzerine metinleri adeta yalayıp yuttuğunu, Küba ekonomisinin bütün verilerini derlediğini biliyoruz. Bu dönemde ABD’nin burnunun dibinde bir ada olarak ‘Sovyet yardımı’ hassasiyeti olmakla birlikte, Che’nin Sovyet modeline eleştirel baktığı, “verimlilik”, “üretimi artırma”, “maddi teşvikler” gibi kapitalizme ait kavramlardan öteye geçerek, çubuğu “kitlelerin sosyalist bilinci”ne doğru büktüğü biliniyor. Bir tür ‘doktora tezi’ gibi olan Helen Yaffe’nin geniş hacimli kitabı “Devrimin Ekonomisi’ (Yar Yayınları) bu konuda çok veri sunuyor. Özellikle Che’nin yarım kalan “Sovyet Politik İktisadı El Kitabının Eleştirisi” kitabının notları, bu konuda çok ciddi noktalar içeriyor; öyle ki, bitirilememiş olan notlar bile Sovyet mantalitesine bir tür meydan okuma içeriyor. Sovyet ücret, prim, üretim sistemlerini eleştiren Che, hatta ‘El Kitabı’nı İncil’e benzetiyor ve mantalitesinin temelden yanlış olduğunu söylüyor. Daha da öteye geçiyor ve o dönemde bütün KP’ler tarafından baş tacı edilen “Barış içinde bir arada yaşama” ve “barış içinde yarışma” tezlerine ağır sözlerle yükleniyor: “Bu, SSCB’nin en tehlikeli tezlerinden biridir. Olağanüstü bir olasılık olarak kabul edilebilir ama politikanın ana teması olamaz.”

Kapitalizmle yarış tezine ilişkin söyledikleri ise çok daha ağırdır: “İlerlemeyi sürdüren kapitalist gelişimle yarışabilmek için komünizmi nitel ve değişken bir amaç haline getirmek, bir yandan mekanikçi, öte yandansa bozguncu bir davranıştır. Kapitalizmle barışçı bir tarzda yarışmak için gerekli kuralları kimse saptamamıştır ve saptayamaz, bunun sözünü etmeye bile değmez. Böyle bir yarış isteği, tek yanlı kalmaya mahkûmdur; yüzeysel anlamda soylu bir davranıştır ama derin anlamıyla tehlikeli ve bencilcedir. Çünkü böyle bir yarışma, manevi bakımdan halkı silahsız bırakır ve sosyalizmi yarışmayı sürdürmenin gereğince öteki geride kalmış halkları unutmak zorunda bırakır” diyen Che, salt ekonomik gelişme ve yarış fikrinin “gözler hep emperyalist modele dikili olarak aşağılık kompleksinin doğurduğu bir tez” olduğunu dümdüz söylüyordu. Son derece titiz bir çalışma olan Helen Yaffe’nin kitabı, bu konularda son derece çarpıcı detayları bir bütünlük içinde veriyor.

Açık tartışmalar

Che’nin Bakanlık dönemiyle ilgili bir başka ilginç kitap ise “Büyük Tartışma” (Everest Yayınları) adıyla biliniyor. Kitap, 1962-1965 yılları arasında Küba ekonomi politikasının geleceğini şekillendirmek amacıyla yürütülen teorik tartışmaları kapsıyor. Ancak, yapılan tartışmaların içeriği kadar önemli olan bir başka şey, söz konusu yazıların yayınlandığı yer. Polemik yazılarının tümü Nuestra Industria (Sanayi Bakanlığı dergisi) ve Cuba Socialista adlı dergilerde yayınlanıyor ve aralarında Che’yi eleştiren yazılar, Che’nin verdiği yanıtlar da var. Dahası, aynı dergilerde dönemin önemli iktisatçılarından Charles Bettelheim’in polemikleri ve Ernest Mandel gibi tanınmış Troçkist iktisatçıların yazıları yer alıyor. Yani Che’nin Sanayi Bakanlığı’nın dergisinde Che’yi eleştiren polemikler yayınlanıyor ve kimse aforoz edilip sürgünlere filan gönderilmiyor! Bu kadarı bile okumak için yeterli görünüyor.

Carlos Tablada Pérez’in ‘Che’nin Ekonomik Düşüncesi’ kitabı da (Akademi Yaynları) yine çok değerli bir inceleme. Che’nin yaşamı hakkında birçok detaya hakim olan Tablada, özellikle Che’nin Sosyalist geçiş sürecinde salt ekonomik büyümenin yetmeyeceği, insan bilincinin de dönüştürülmesi gerektiği konusundaki görüşlerini inceliyor ve sosyalist bir toplum inşa ederken piyasa yasaları, kâr mekanizmaları veya değer yasası gibi kapitalist araçlara sığınmanın sistemi yeniden kapitalizme sürükleyeceğini, bu yüzden “kapitalist çözümler değil, sosyalist çözümler” üretilmesi gerektiğini vurguluyor.

Ve diğerleri… ‘Ekonomik Yazılar’ (Yar Yayınları) ve Sosyalizme Doğru (Yar Yayınları) Che’nin kendi metinleri ve konuşmalarından oluşuyor ve geçtiğimiz aylarda yitirdiğimiz sevgili Nadiye Çobanoğlu’nun temiz Türkçesiyle listede yer alıyor. İsterseniz bunlara Abel Posse’nin ‘Prag Defterleri’ni de ekleyebilirsiniz.

Yeniden Che

Bu kez farklı bir şey yapabilirsiniz yani. Yeni bir sosyalizm arayışındaysanız örneğin, katledilmesinin 59’uncu yılında popüler kültür figürü ve bir tişört imgesi haline getirilmiş Che’yi değil de, daha derinlerdeki ‘başka’ bir Che’yi keşfedebilirsiniz. Okuma sırasında rastlayacağınız detaylar, bütün çabanıza değecektir. Ne de olsa, ben ve benim kuşağımın kısa pantolonla gezdiği günlerde, 1966’da, Reel Sosyalizmle ilgili olarak, “Kapitalizmin yıpranmış silahlarına (kâr, kişisel çıkar vb.) sığınarak sosyalizmi inşa etmeye çalışıyorlar. Bu yöntemler onları farkında olmadan yeniden kapitalizme götürecektir” diyebilmiş birinden söz ediyoruz.

Sırf bu uzak görüşlülük bile yetmez mi?

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Amed’de halk buluşması: Talepler belediye yönetimine iletildi

Sonraki Haber

Kadınlar, kadınların yaşam hakkını hatırlattı

Sonraki Haber

Kadınlar, kadınların yaşam hakkını hatırlattı

SON HABERLER

Fon soruşturması: Üç gazeteci hakkında soruşturma başlatıldı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Susuş kumkuması

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Aleviliğin hakikatine müdahale: İnkârdan denetimli asimilasyona(1)

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Öcalan’ın özgürlüğü komployu boşa çıkarır

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Kadınlar, kadınların yaşam hakkını hatırlattı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Şimdi Che okuma zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Amed’de halk buluşması: Talepler belediye yönetimine iletildi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır