• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Ekim 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Kadri Bağdu cinayeti 12 yıldır aydınlatılmıyor

14 Ekim 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Güncel, Manşet

Azadiya Welat gazetesi dağıtımcısı Kadri Bağdu, 14 Ekim 2014’te Adana’da gazete dağıtırken DAİŞ’in silahlı saldırısında katledildi. Aradan geçen 12 yılda cinayet aydınlatılmazken, itiraflar ve şüphelilere ilişkin bilgilere rağmen soruşturma sonuçlandırılmadı

Şirin Bayık

Özgür Basın’a yönelik saldırıların ve cezasızlık politikalarının simgelerinden biri olan Kadri Bağdu cinayetinin üzerinden 12 yıl geçti. Azadiya Welat gazetesinin 17 yıl boyunca dağıtımcılığını yapan Bağdu, 14 Ekim 2014’te Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Şakirpaşa semtinde bisikletiyle gazete dağıttığı sırada motosikletli ve kasklı bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Vücuduna beş kurşun isabet eden Bağdu, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Aradan geçen yıllara rağmen cinayetin failleri yargı önüne çıkarılmazken, dosyaya ilişkin ortaya çıkan itiraflar ve yeni gelişmeler de soruşturmanın ilerlemesini sağlamadı.

Köyü yakıldı

Bağdu’nun katledilmesi, Özgür basın emekçilerine yönelik saldırıların da bir parçası olarak hafızalara kazındı. Siirt’in Sêrt’in (Siirt) Berwarî (Pervari) ilçesine bağlı Erkend köyünde 1968’de dünyaya gelen Bağdu, köyünün yakılmasının ardından ailesiyle birlikte göç etmek zorunda kaldı. Önce Mersin’e, ardından Adana’ya yerleşen Bağdu, yaşamını ailesinin geçimini sağlamak ve gazetecilik faaliyetini sürdürmek arasında kurdu. Bir dönem hamallık yaparak çalışan Bağdu, 1998’de gazete dağıtımcılığına başladı. Gazete dağıttığı için defalarca tehdit edildi, gözaltına alındı ve baskılara maruz kaldı. 46 yaşında katledildiğinde geride ailesini, dağıttığı gazeteleri ve mavi bisikletini kaldı.

Soruşturma ilerlemedi

Cinayetin ardından Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada kısa sürede gizlilik kararı alındı. Yaklaşık 15 ay sonra gizlilik kararı kaldırılırken, cinayetin DAİŞ bağlantısına ilişkin şüphelere rağmen dosya adli vaka olarak ele alındı. Haziran 2015’te faili meçhul bürosuna devredilen soruşturmada, Ekim 2020’de daimi arama kararı verildi. Dosyadaki en dikkat çekici gelişmelerden biri, 2016 yılında yaşandı. DAİŞ üyesi Servet Koç, Bağdu’nun oğlu İsmail Kadri Bağdu’ya sanal medya üzerinden mesajlar ve görüntüler göndererek cinayetin nasıl gerçekleştirildiğine ilişkin anlatımlarda bulundu. Koç, saldırıda kullanılan motosikletin Murat Bulanık’a ait olduğunu, silahın ise Ağrılı Cumali isimli kişi tarafından getirildiğini ileri sürdü. Silahın Bulanık’ın evinde yanlışlıkla ateş aldığını ve tadilat yapılmamışsa odada izlerinin bulunabileceğini de anlattı.

Bağdu Ailesi, kendilerine gönderilen görüntü ve mesajları polisle, avukatlarla, İnsan Hakları Derneği (İHD) ve savcılıkla paylaştı. Ancak bu anlatımlara rağmen soruşturmada kayda değer bir ilerleme sağlanmadı. Aile avukatları, dosyanın faili meçhul bürosuna devredilmesinin ardından Anayasa Mahkemesi’ne de başvurdu.

Şüpheli Türkiye’ye getirildi

Cinayet dosyası, 2026 yılının Temmuz ayında yeni bir gelişmeyle yeniden gündeme geldi. DAİŞ’in Türkiye yapılanmasında faaliyet yürüttüğü belirtilen ve kırmızı bültenle aranan “Abdüsselam Türki” kod adlı Talip Güler’in Suriye’den Türkiye’ye getirildiği duyuruldu. Güler, Kadri Bağdu cinayetine ilişkin soruşturmada adı geçen şüpheliler arasında bulunmasına rağmen, Türkiye’ye getirilmesinin ardından dosyanın seyrine ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgilerde soruşturmaya dahil edildiğine dair bir gelişme yer almadı.

Başvurular sonuçsuz

Bağdu Ailesi’nin avukatı Tugay Bek, 15 Temmuz 2026’da yaptığı değerlendirmede Güler’in yeniden sorgulanması için savcılığa başvuracaklarını açıkladı. Bek, şüphelilere ilişkin bilgi ve beyanların bulunmasına rağmen soruşturmanın ilerletilmediğini belirterek dosyanın bilinçli biçimde sürüncemede bırakıldığını savundu.

Avukat Tugay Bek, 11 Ekim 2026’da Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Hamdullah Yağız Kesen’e yaptığı değerlendirmede ise, dosyanın DAİŞ bağlantıları araştırılmadan faili meçhul bırakıldığını belirtti. Adana’da 2014’te Kobanê ile dayanışma eylemlerinin yaşandığı dönemde Kadri Bağdu ve iki kişinin aynı DAİŞ hücresi tarafından katledildiğini belirten Tugay Bek, cinayetin başlangıçtan itibaren siyasi saiklerle işlenmiş bir saldırı olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Bek, “Failleri isim isim biliyoruz, dava dosyasına da sunduk. Eksikliği hissedilen husus siyasi iradedir” diyerek soruşturmanın önündeki engellerin kaldırılmasını istedi. Ayrıca cinayetin arkasındaki olası bağlantıların ve kamu görevlilerine uzanabilecek iddiaların araştırılması gerektiğini belirtti.

Ailenin adalet arayışı

Kadri Bağdu’nun eşi Şemsê Bağdu ise aylar önce yaptığı bir açıklamada, şüphelilerden birinin Türkiye’ye getirildiğinin duyurulmasına rağmen aileye bilgi verilmediğini belirterek soruşturmanın ilerlemesini istediklerini söyledi. Bağdu, dosyanın kapatılmasını ya da faili meçhul bırakılmasını kabul etmeyeceklerini ifade ederek yeni bir başvuru yapacaklarını ve davanın peşini bırakmayacaklarını vurguladı. Ailenin daha önce Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) de başvurduğu bildirildi.

Kadri Bağdu, katledilmesinin 12. yılında da yalnızca ailesinin adalet talebinde değil, Özgür Basın’a yönelik saldırıların aydınlatılması ve cezasızlıkla mücadele tartışmalarında da yerini koruyor. Cinayete ilişkin itirafların, şüphelilere dair bilgilerin ve yeni gelişmelerin soruşturmayı sonuçlandırmaya yetmemesi, dosyanın neden etkin biçimde ele alınmadığı sorusunu gündemde tutuyor. Bugün Kadri Bağdu’nun ölüm yıldönümünde yükselen temel talep, cinayetin bütün bağlantılarıyla aydınlatılması, sorumluların yargı önüne çıkarılması ve ailesinin 12 yıldır sürdürdüğü adalet arayışının karşılık bulması.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Eti Bakır’dan dezenformasyon raporu!

Sonraki Haber

Perde önünde fetihçi, arkasında ricacı

Sonraki Haber

Perde önünde fetihçi, arkasında ricacı

SON HABERLER

Siyasette fikir-zikir-eylem birliği

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ekim 2026

Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ekim 2026

Perde önünde fetihçi, arkasında ricacı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ekim 2026

Kadri Bağdu cinayeti 12 yıldır aydınlatılmıyor

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ekim 2026

Eti Bakır’dan dezenformasyon raporu!

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ekim 2026

LGBTİ+ varoluşu ne cezalandırılır ne de yok sayılabilir

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ekim 2026

Hama’da 3 kişi öldürüldü, İdlib’de 2 şüpheli ölüm

Yazar: Yeni Yaşam
13 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır