• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Ekim 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Tuğçe Tatari’den Kandil izlenimleri: Dağların içine kurulmuş yeni yaşam

23 Ekim 2026 Cuma - 09:33
Kategori: Editörün Seçtikleri

13 yılın ardından Kandil’i ziyaret edip, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat ile görüşen Gazeteci Tuğçe Tatari, Kandil izlenimlerini ve barış sürecinin Türkiye’ye etkilerini anlattı. Tatari, sürecin ortak bir kazanıma dönüşebileceğini vurguladı

Gazeteci Tuğçe Tatari, 13 yılın ardından barış süreci kapsamında tekrar Kandil’e giderek KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat ile bir röportaj gerçekleştirdi. Tatari, Kandil’deki gözlemlerini, kadın mücadelesinin rolünü ve 31 Ekim-1 Kasım tarihlerinde “Kadınlar Yan Yana” grubu olarak Ankara’da düzenleyecekleri “Yan Yanayız, Geleceği Konuşuyoruz” konferansına dair değerlendirmelerini paylaştı.

On üç yılın ardından Kandil’deki değişim

Kandil’de aradan geçen yıllar içinde neyin değiştiği ve neyin aynı kaldığına değinen Tuğçe Tatari, doğanın ve ışığın aynı kaldığını ancak yaşam düzeninin büyük oranda değiştiğini belirtti. Tatari, 13 yıl önce çadırda kaldıklarını, bu kez ise dağların içine kurulmuş yeni yaşam alanlarında konakladıklarını aktardı:

“On üç yıl önce dışarda bir yaşam vardı, şimdi ise dağların içine yeni yaşam alanları kurulmuş ve o yeni yaşam alanlarında yaşanıyor. Ben iki komünü ziyaret edebildim; bir basın komününü, bir de kültür komününü. Bir mühendislik çalışmasıyla, oralarda aslında penceresi olmayan birer büyük yaşam alanları oluşturulmuş. Toplantı alanları, yemek alanları, mutfak, işte herkesin kaldığı bölümler, odalar… On üç yıl önceki gidişimde dışarıda kalmıştık, bir çadırda uyumuştum. Şimdi içeride odalardan bir tanesini bize verdiler, orada kaldık.”

Dağdaki gerillanın sürece bakışı ve ruh hali

Çatışmalı sürecin yarattığı duygusal hasara dikkat çeken Tuğçe Tatari, gerillaların Türkiye’den gelecek somut adımları ve gelişmeleri büyük bir ilgiyle takip ettiğini ifade etti:

“Bir umutsuzluk olduğunu söyleyemem. Daha çok Türkiye’den bir somut adım gelmiyor olması kafalarda soru işareti yaratıyordu demek belki daha doğru olur. Televizyonlar, gazeteler… Bir şekilde takip ediyorlar. Türkiye’den yapılan açıklamaları ilgiyle takip ediyorlar, devlet adına bir açıklama olduğunda ilgiyle takip ediyorlar. Sorular soruyorlar: ‘Sürece nasıl bakılıyor?’, ‘Toplumsallaşma meselesi neden böyle bir sıkıntıda?’, ‘Türkiye’den baktığımızda sürecin başarıya doğru gidebilme ihtimalini görüyor duyumuz?’ gibi soruların dışında tabii ki onlar da ‘Bir gün gelecek miyiz?’ diye düşünüyor.”

Hak ihlalleri, kökenler ve barış ihtiyacı

Kandil’de dinlediği hikayelerin arkasındaki tarihsel haksızlıklara ve toplumsal nedenlere vurgu yapan Tuğçe Tatari, barışın bir güvenlik meselesi değil insani bir zorunluluk haline geldiğini dile getirdi:

“En başından beri şu soruların yanıtlarının verilmesi gerekiyor: Neden buraya gelindi? Bu insanlar neden dağa çıktı, neden savaşma yolunu tercih etti, buna neden mecbur bırakıldı? Türkiye’de öncelikle bu kısmın çok daha iyi anlatılması gerektiğini bir kez daha fark ettim. On üç yıl önceki Tuğçe olarak oraya gittiğimde de barışın olması gereken bir şey olduğunu düşünüyordum. Ama şimdi artık çıkılmaz bir nokta olduğunu, oradaki insanlar için de Türkiye’de yaşayan bizler için de bir güvenlik meselesi değil, bir insani mesele olduğunu ve bunun çözümü için topyekün çalışmak gerektiği kanaatine vardım.”

Medya üzerindeki baskı ve cinsiyetçi söylemler

Kandil ziyareti sonrası kendisine yöneltilen eleştirilere ve kadın gazetecilere yönelik hedef göstermelere değinen Tatari, bu tür söylemlere takılmadığını belirtti:

“Türkiye’de ideolojik olarak bir sürü konuda çürüme olduğu gibi, kadına, gazeteciliğe ve ifade özgürlüğüne bakış açısından her alanda çürüme yaşandı. Ben o eleştirilerin hiçbir tanesine takılmıyorum. Bu barışın sadece Kürtler açısından bir kazanım değil, ülke için de bir şans olduğunu düşünenlerdenim. Topyekün, hep beraber; yani milliyetçisinden ulusalcısına, solcusundan muhalifine, rejim yanlısına kadar herkesin bir şekilde bu sürece sahip çıkması gerektiğini ve bunun artık yaşamsal bir şey olduğunu düşünen biriyim.”

Besê Hozat ile görüşme ve kadın öncülüğü

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat ile yaptığı görüşmeye dair izlenimlerini paylaşan Tatari, feodal yapıyla mücadele ederek öne çıkan kadınların duruşuna dikkat çekti:

“Besê Hozat’la aramızda iki yaş var. O benden iki yaş büyük. Hayatın çok farklı yerlerinden, çok farklı varoluşlardan karşı karşıya gelmiş iki kadınız. Tabii ki bir kadın olarak o kadar kudretli bir pozisyon ve varoluşla karşılaşmak ve etkilenmemek çok güç. Kürtler de kendi içlerinde feodal yapıya sahipler. O feodal yapıyla mücadele ederek, örgütün içinde de o yapıyla mücadele ederek yüksek bir pozisyona gelmiş bir kadın. İlkin çok sert mizaçlı bulduğum biriydi ama bir araya geldiğimizde öyle bir şey yaşamadım.”

Kadınlar Yan Yana konferansı ve demokrasi mücadelesi

Ankara’da düzenlenecek konferansın amacını ve hedeflerini aktaran Tuğçe Tatari, ülkenin demokratikleşmesi için kadınların üstlendiği role işaret etti:

“Baş meselemiz barış ama barışın beraberinde getirdiği diğer konular da var: Kadın özgürlüğü, demokratikleşme, geçinememe hali, ekonomik kölelik, çocukların MESEM’de çalıştırılması… Ankara’da 31 Ekim-1 Kasım günlerinde bir konferansımız olacak ve iki gün sürecek. Çeşitli çevrelerden, siyasi görüşlerden ve mesleklerden kadınlar, barışı ve barışla birlikte bir sürü etkeni konuşacağız.”

Barışa sahip çıkma ve ortak gelecek çağrısı

Tüm Türkiye toplumunu barış sürecine sahip çıkmaya çağıran Tatari, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Bu barış süreci için bir mücadele verilirse yeniden bir nefes koridoru açılacağını düşünüyorum. Dün Kürtlere eziyet eden zihniyetin bugün İmamoğlu ve ekibine eziyet eden zihniyet olduğunu ya da geçmişte Kürt belediyelerine el koyan zihniyetin bugünkü sıkıntıları yaratan zihniyetle aynı olduğunu fark etmek gerekiyor. Bu nedenle barış mücadelesini bir demokrasi mücadelesi olarak görmeleri gerekiyor.”

Kaynak: ANF

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

30 yılın ardından tahliye oldu: Siyasi hesaplar yapmak yerine samimi adımlar atılmalı

Sonraki Haber

Uyuşturucu dosyamızın ilk bölümü yarın Yeni Yaşam’da

Sonraki Haber

Uyuşturucu dosyamızın ilk bölümü yarın Yeni Yaşam'da

SON HABERLER

MED TUHAD-FED: Hasta tutsakların tahliyesi siyasi pazarlık değil, insani zorunluluktur

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Gazeteci Nidal Hawari’den Suriye uyarısı: Haklar güvenceye alınmazsa 100 yıl kaybedilebilir

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Uyuşturucu dosyamızın ilk bölümü yarın Yeni Yaşam’da

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Tuğçe Tatari’den Kandil izlenimleri: Dağların içine kurulmuş yeni yaşam

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

30 yılın ardından tahliye oldu: Siyasi hesaplar yapmak yerine samimi adımlar atılmalı

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Tibet’te 7 büyüklüğünde deprem

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Çukurova Belediyesine soruşturma: 34 kişi tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır