• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Ekim 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

MED TUHAD-FED: Hasta tutsakların tahliyesi siyasi pazarlık değil, insani zorunluluktur

23 Ekim 2026 Cuma - 10:37
Kategori: Editörün Seçtikleri

Cezaevlerinde yaklaşık 400 hasta tutsağın bulunduğunu ve bunlardan 180’inin ağır hasta olduğunu vurgulayan MED TUHAD-FED Yöneticisi Sebahat Biçer, hasta tutsakların tahliyesinin siyasi tartışmalardan bağımsız insani bir zorunluluk olduğunu ifade etti

Cezaevlerinde hasta tutsaklara yönelik hak ihlalleri, sağlık hizmetlerine erişim engelleri, hastane sevklerinin geciktirilmesi ve ağır hastaların tahliye edilmemesi gibi uygulamalarla devam ediyor. Tutsakların yaşam hakkını tehdit eden bu sürece ilişkin MED TUHAD-FED Yöneticisi Sebahat Biçer değerlendirmelerde bulundu.

‘Çözüm süreci tartışmalarından bağımsız olarak acil adım atılmalıdır’

Siyasette yürütülen süreç tartışmalarına rağmen cezaevlerinde somut bir adımla karşılaşılmadığını belirten Sebahat Biçer, hasta tutsakların durumunun aciliyetini şu sözlerle aktardı:

“Başlatılan bu çözüm süreci iki yılı aşkın bir süredir konuşuluyor ancak şu ana kadar cezaevlerine yönelik herhangi bir hareketlilik olmamıştır. İşin açıkçası, süreçten bağımsız olarak da cezaevinde bulunan hasta tutsakların aslında bir an önce tahliye edilmesi gerekir. İnsani olarak da bunun gerçekleştirilmesi gerekirken her an tabutlar çıkabileceği durumda olan hasta tutsaklarımız vardır. Dördüncü evre kanser hastası tutsaklarımız vardır. Yaşamını tek başına idame ettiremeyen hasta tutsaklarımız vardır. Ama maalesef bugüne kadar bunlarla ilgili herhangi bir çözüme gidilmemiştir. Aileler kaygılı, cezaevinde olan arkadaşların durumu her geçen gün ağırlaşıyor.”

‘Cezasımı bitirenler dahi rehin tutuluyor ve tehdit ediliyor’

Cezasını tamamlayan veya ağır sağlık sorunları bulunan tutsakların cezaevi idarelerince engellendiğini ifade eden Sebahat Biçer, yaşanan hak ihlallerini örneklerle dile getirdi:

“Mesela Önder Poyraz var. Tekerlekli sandalyede ve hiçbir şekilde, yani banyosundan tutalım, insani temel ihtiyaçları hiçbir şekilde karşılanmıyor. İhtiyaçları arkadaşları tarafından karşılanıyor ama halen de ellerinde tutuluyor. Aynı şekilde, 30 yılını bitirmiş, tahliye olması gereken ve aynı zamanda ağır hasta olan tutsaklara dair bile herhangi bir şey yapılmıyor. Cezalarını bitirmiş olmalarına rağmen tahliyeleri gerçekleştirilmiyor. Sürece de baktığımız zaman hem onları hem de infazı yanan arkadaşları maalesef kapsayan bir şey yapılmamış. Tamamıyla idarenin keyfi uygulamasıyla ellerinde tutuluyorlar. Şu an bunlara şu söyleniyor: ‘Biz sonuna kadar sizi burada tutacağız, tabutunuz çıkacak’ gibi tehditvari ve gittikçe tecridin daha ağır bastığı koşullarla arkadaşlarımızı rehin olarak ellerinde tutuyorlar.”

‘Tedaviye götürülürken darp ediliyorlar, ihlallerin üstü örtülüyor’

Ağır hastaların tedaviye erişim süreçlerinde darp ve baskılara maruz kaldığını belirten Sebahat Biçer, idare ve gardiyanların tutumunu şu ifadelerle açıkladı:

“Dediğim gibi, idare tarafından, hatta gardiyanlar tarafından tehditvari bir şekilde ‘Biz burada sizin tahliyelerinizi hep engelleyeceğiz’ gibi söylemlerde bulunuyorlar. Bu hastalardan biri Devrim Ayık. Kolon hastası ve bir gözü hiç görmüyor, diğer gözü ise gözlüklü olmasına rağmen ancak 1 metre öteden görebiliyor. Tedaviye götürülürken darp edilerek götürülüyor, feci bir şekilde darp edilerek cezaevine getiriliyor. Bu durum örtbas edilmeye çalışılıyor. Ailesi görüşe gidiyor, durumunu görünce bunun üzerinde duruyorlar. Bunun gibi niceleri aynı şekilde mağdur ediliyor. Geçenlerde Urfa’da Celal Yıldırım arkadaş da aynı şekilde kalp krizi geçirdi ve her geçen gün durumu ağırlaşıyor. Buna rağmen kasıtlı bir şekilde ellerinde tutuluyorlar. Biz bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Sonuna kadar arkadaşlarımızın yanında olacağız, dışarıda onların sesi olacağız.”

‘180’i ağır olmak üzere 400’e yakın hasta tutsak var’

Cezaevlerindeki genel sayısal tabloyu paylaşan Sebahat Biçer, devletin öncelikle hasta tutsaklar konusunda adım atması gerektiğini vurguladı:

“Şu ana kadar toplamda 400’e yakın hasta tutsak var, bunların 180’i ağır hasta. Yani tek başına yaşamını idame ettiremeyen ağır hastalar. Maalesef kulaklarını tıkamış, sağır bir şekilde bunlara yönelik herhangi bir adım atılmıyor. İnsani olarak, süreçten bağımsız bir şekilde adımların atılması gerekiyor. Baktığınızda, bir süreç var ve hep tek taraflı adımlar atılıyor. Şimdi devlet tarafından da bir adımın atılması lazım. Başta hasta tutsaklardan başlamaları gerekiyor. En hasta tutsak, 4. evre kanser hastası, ölümcül hastalığa yakalanmış bir hasta tutsak tahliye edilse zaten yatakta ailesinin yanında olacak. Devlet politik davranıyor; sindirme ve yıldırma politikasını sürdürerek hasta tutsakları elinde tutuyor, o nedenle de tahliye ettirmiyor.”

‘Ailelerden uzak sürgünler ve yetersiz tedavi bir sindirme politikasıdır’

Sürgün sevkler ve kısıtlanan tedavi imkanlarının bilinçli bir politika olduğunu kaydeden Sebahat Biçer, değerlendirmesini şöyle tamamladı:

“Aynı şekilde hasta tutsakların sevkleri de gerçekleştirilmiyor. Ailelerden uzak ağır hasta tutsaklar var. Mesela bunlardan biri Botan Karsu’dur. Van Cezaevi’nde, ailesi ise Amed’de (Diyarbakır). Defalarca sevk istemesine rağmen sevkini buraya getirmiyorlar. Annesi 4. evre kanser hastası olduğundan dolayı görüşe gidemiyor. Bu da aynı zamanda bir yıldırma ve sindirme politikasıdır. Tedavileri gerçekten yetersiz bir şekilde sürdürülüyor. İlaçlar konusunda ciddi yetersizlikler var. Hastaneye ya götürülmüyorlar ya da darp edilerek götürülüyorlar. Ağız içi aramalar dayatılıyor.”

Acilen tahliye edilmesi gereken hasta tutsaklar

Ağır sağlık sorunları bulunan ve acilen tahliye edilmesi gereken hasta tutsakların isimleri, bulundukları cezaevleri ve sağlık durumları şu şekildedir:

Abdullah Ateş: Iğdır S Tipi – Beyninde tümür var

Abdulmenaf Aytaç: Erzurum H Tipi – Tiroit kanseri
Abdurrahim Demir: Edirne F Tipi – Ağır kalp hastası
Ahmet Çelik: Tarsus T Tipi – Felç, Parkinson
Ali Tetik: İzmir 2 No’lu – Kanser
Botan Karsu: Van YGC – 4. evre kanser (Hapishanede kalamaz raporu var)
Bülent Koç: Burhaniye T Tipi – Kanser
Cemil İvrendi: Kırşehir S Tipi – Ağır kalp hastası
Cengiz Sinan Halisçelik: Samsun Çarşamba S Tipi – Kanser
Devrim Ayık: Antalya S Tipi – Durumu kritik (Hapishanede kalamaz raporu var)
Dılşad Şengül: Bünyan Kadın Cezaevi – İç organlarında zedelenme
Dicle Bozan: Bünyan Kadın Cezaevi – Bir bacağı ampute
Ekrem Baydoğan: Adana Kürkçüler F Tipi – MS hastası
Emin Gurban: Ereğli YGC – Kalp hastası, beyincikte hasar
Emin Aladağ: Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi – Kısmi felç
Emrah Nebioğlu: Metris R Tipi – Yüzde 94 engelli raporu var
Ergin Aktaş: Metris R Tipi – İki eli yok
Fatma Tokmak: Bakırköy Kadın Cezaevi – Kalp hastası (Hapishanede kalamaz raporu var)
Gîyasettin Sevmiş: Dumlu 2 No’lu Cezaevi – Kalp yetmezliği, beyin tıkanıklığı
Gülazer Akın: Bünyan Kadın Cezaevi – Rahim kanseri
Habip Boğa: İzmir 3 No’lu – Şizofreni hastası
Hatice Çakmak: Alanya Kadın Cezaevi – Kanser
Havva Ak: Gebze Kadın Cezaevi – Kanser
Hayati Deniz Kaytan: Bolu F Tipi – Beyin tümörü
İbrahim Oruç: Antalya S Tipi – Kafatasında platin (Hapishanede kalamaz raporu var)
İsmail Tamboga: Diyarbakır 2 No’lu T Tipi – Kanser
Jiyan Erdinç: Bakırköy Kadın Cezaevi – Engelli
Leyla Baran: Diyarbakır Kadın Cezaevi – Kanser
M. Emin Özen: Adana Kürkçüler F Tipi – İki bacağı ampute
M. Sait Yıldırım: İzmir 1 No’lu F Tipi – Kalp hastası
M. Tahir Avcı: Sincan 1 No’lu YGC – Kalp hastası, felç
Mehmet Salih Filiz: Bodrum S Tipi Cezaevi – Kanser
Melek Akgün: Bünyan Kadın Cezaevi – Yüzde 82 engelli raporu
Naime Encü: Kayseri Bünyan Cezaevi – Göz tümörü
Önder Poyraz: Elazığ R 1 No’lu Cezaevi – Felç
Pınar Tikit: Sincan Kadın Cezaevi – Beyinde tümör
Reşit Uyar: Trabzon Beşikdüzü – Kanser
Sabri Yavuz: Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi – Prostat kanseri
Sami Çiftçi: Giresun Espiye L Tipi – Ağır şizofreni
Sekvan Becerikli: İzmir 2 No’lu – Felç ve diğer hastalıklar
Semire Direkçi: Sincan Kadın Cezaevi – Kanser
Şefika Kandar: Diyarbakır Kadın Cezaevi – Kısmi felç
Veysel Tıkaç: Tokat Tipi – Ağır kalp hastalığı
Yücel Kaya: Ankara Sincan 1 No’lu YGC – Bir gözünü kaybetmiş
Hasip Şimşek: Diyarbakır 1 No’lu YGC – Ağır hepatit hastası
Abdullah Zoraslan: Elazığ 1 No’lu Cezaevi
Turgut Çelik: Kalp rahatsızlığı ve yüksek tansiyon
Murat Duruk: Kocaeli 1 No’lu F Tipi – Kanser
Civan Boltan: Bolu YGC – Sağ elinin dirsekten 10 cm aşağısı yok, kafasında 9 mm şarapnel parçası var, sol gözü görmüyor, Raynaud Sendromu ve her iki dizinde çok sayıda şarapnel parçası mevcut

Kaynak: ANF

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Gazeteci Nidal Hawari’den Suriye uyarısı: Haklar güvenceye alınmazsa 100 yıl kaybedilebilir

Sonraki Haber

TJA’lı Aslan’dan iktidara: Kadın kırımlarına kılıf bulmasınlar, çözüm bulsunlar

Sonraki Haber

TJA'lı Aslan'dan iktidara: Kadın kırımlarına kılıf bulmasınlar, çözüm bulsunlar

SON HABERLER

Fransa’da polis askeri silah kullanıyor, eylemlerde 2 bin 700 gözaltı

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Nudem Durak’ın annesi: Kızım sadece anadilinde şarkı söyledi, serbest bırakılsın

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Tuncay Sonel’in ‘karanlık ilişki ağı’ dosyasına yetkisizlik kararı

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

TJA’lı Aslan’dan iktidara: Kadın kırımlarına kılıf bulmasınlar, çözüm bulsunlar

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

MED TUHAD-FED: Hasta tutsakların tahliyesi siyasi pazarlık değil, insani zorunluluktur

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Gazeteci Nidal Hawari’den Suriye uyarısı: Haklar güvenceye alınmazsa 100 yıl kaybedilebilir

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Uyuşturucu dosyamızın ilk bölümü yarın Yeni Yaşam’da

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır