Marmara 6 No’lu L Tipinde ise devrimci tutsaklara bulundukları hücrelerde 7/24 kameralarla gözetleme ve kayıt yapma dayatılmaktadır. Özel yaşama saygı hakkını ihlal eden bu gayriahlaki dayatma aynı zamanda kanunsuzdur. Onursuz ve kanunsuz olan bu dayatmayı kabul etmeyen devrimci tutsaklar havalandırmaya çıkarılmıyor ve 22 saat bulundukları hücrelerde kapalı tutuluyorlar
İçeriden / Hüseyin Aykol
Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan Yusuf Kenan Dinçer, 12.10.2026 tarihinde yazdığı mektubunda şöyle diyor: “Çalışmalarınızda kolaylıklar diliyoruz. Son göndermiş olduğunuz kartınızı almıştık, duyarlılığınız için teşekkür ediyoruz.
Herkese selamlarımızı iletiyoruz.”
***
Buca 2 No’lu F Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan Dursun Kaş, 15.10.2026 tarihinde yazdığı faksta şöyle diyor: “Şakran Kadın Hapishanesi ve Marmara 6 No’lu L Tipi Hapishanesinde sürdürülen süresiz açlık grevlerine ilişkin yazıyorum. Şakran Kadın Hapishanesinde Ocak 2026’dan beridir mahkûm kimliği dayatması devam ettiriliyor. Bu, devrimci tutsakların siyasi kimliğine yönelik onursuz bir saldırı olduğundan, bunu kabul etmeyen Güzin Tolga, 13 Temmuz’dan beridir açlık grevinde. Daha önce birlikte kaldığı arkadaşı Tuğçenur Özbay, bu dayatmaya karşı çıktığı için 160 günlük açlık grevi yapmış ve ciddi sağlık sorunları yaşayınca Gebze Kadın Hapishanesine sevki yapılmıştı. Sağlık sorunları bulunan Güzin Tolga’nın da sevkinin yapılacağına dair verilen sözler tutulmayınca o da 13 Temmuz’da açlık grevine başladı. Sağlık sorunları olduğundan Güzin Tolga’nın yaşamı ciddi risk altındadır.
Güzin Tolga’nın talebi basit, haklı bir taleptir. Talebi, uygulanan bu onursuz dayatmadan vazgeçilmesi ya da farklı bir hapishaneye sevkinin yapılmasıdır.
Marmara 6 No’lu L Tipinde ise devrimci tutsaklara bulundukları hücrelerde 7/24 kameralarla gözetleme ve kayıt yapma dayatılmaktadır. Özel yaşama saygı hakkını ihlal eden bu gayriahlaki dayatma aynı zamanda kanunsuzdur. Onursuz ve kanunsuz olan bu dayatmayı kabul etmeyen devrimci tutsaklar havalandırmaya çıkarılmıyor ve 22 saat bulundukları hücrelerde kapalı tutuluyorlar.
İnsanlık dışı bu uygulamayı kabul etmedikleri için süresiz açlık grevine başlayan devrimci tutsaklardan Cem Dursun 170’li günleri aşmış durumdadır. Cem Dursun daha önce de kuyu tiplerine karşı 180 gün açlık grevi yapmış, ciddi sağlık sorunları yaşayınca sevk talebi kabul edilmişti.”
***
Suluca 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan Çetin Dağtekin 19.10.2026 tarihinde yazdığı mektupta şöyle diyor: “Cezaevindeki birkaç sorunu paylaşmak istiyorum.
1) Kuyu tipi olarak adlandırdığımız cezaevlerinde kalmaktayız. Koridorlar üç katlıdır ve bütün odaların pencereleri aynı havalandırma boşluğuna bakmaktadır. Her koridorda altı tekli oda var. Altı siyasi, bir koridorda kalıyoruz. Diğer koridorlarda ise adli, cemaat vb. mahpuslar kalmaktadırlar. Kürt siyasi tutsakların kaldığı her bir koridor birbirinden tecrit edilmiş ve izole edilmiş durumda. Barış ve demokratik toplum sürecinde tecrit ağır bir şekilde devam etmektedir. Adlilerin gürültülü yaşamından dolayı ne uyuyabiliyor ne kitap okuyabiliyor ne de televizyon izleyebiliyoruz. Adana gibi sıcak bir yerde pencerelerimizi kapatmak durumunda kalıyoruz. Bunun yanında bazı kişilerin sözlü hakaretlerine, faşist ve ırkçı sözlerine maruz kalabiliyoruz. Arkadaşlarımızla beraber kalma, onlara yakın olma talebimize ise kulak asılmıyor. Güvenlik bahanesi öne sürülmektedir. Milli Güvenlik Kurulu’nun teyidini beklediğimiz bu günlerde cezaevi için halen ‘güvenlik’ tehdidiyiz. Cezaevinde bizim kadar birbirinden tecrit edilen bir grup bulunmamaktadır.
2) Tahrik ve baskılara sadece koridorlarda değil açık görüş yerlerinde de maruz kalıyoruz. Kim olduğunu bilmediğimiz adli, cemaat vb. kişilerle beraber açık görüşe çıkarılıyoruz. Bu duruma yaptığımız itiraz ise odaya götürülme tehdidi ile karşılık buluyor. Provokasyona açık bir zemin, açık görüş yerlerinde yaratılmaktadır. Diğer koridorlardaki arkadaşlarımız değil, ne olduğunu bilmediğimiz adliler getirilmektedir. Cezaevinde yan yana asla gelemeyecek insanları aynı alana sıkıştırmak suretiyle herkesin can güvenliği tehlikeye atılmaktadır.
3) Tek başına kalamayan hasta ve yaşlı arkadaşlar oldukça dar ve havasız alanlarda üçlü odalarda tutulmaktadırlar. Günün 23 saatini kapalı alanda geçirmektedirler. Bu durum sağlık sorunlarını artırmaktadır. Şartları nispeten daha iyi olan kampüsteki F ve T tiplerine sevkleri yapılmamaktadır. Burada ölüme terk edilmektedirler.
4) Hastaneye gidişlerde dayatılan ve insan onuruna aykırı olan ağız içi arama ve kelepçeli muayene ile tedaviler engellenmektedir. Bu uygulamaları reddettiğimiz takdirde hastaneye götürülmemekte ve disiplin soruşturmalarına muhatap olmaktayız. Bir de hastaneye yatışta ve ambulansla hastaneye gidişte hem eller kelepçelenip hem de başka bir kelepçe ile yatağa bağlanıyor. Bu başlı başına bir işkencedir.
5) Ayakkabı ve elbise dışında kargo, PTT ile gelen eşyalar verilmemektedir. İç çamaşırı, çorap, kol saati, enstrüman vb. ‘İç kantin ve dış kantin yoluyla temin edebilirsiniz’ denilerek içeriye alınmamaktadır. Fakat satılan malzemeler kalitesiz, tek renk, tek tip olmaktadır. Cezaevi kantini bu şekilde ticarethaneye dönüştürülmektedir. Aldığımız iç çamaşırlar, çoraplar ve terlikler kalitesizdir ve hemen yırtılmaktadır.
6) Televizyon kanalları yetersizdir. Mahpusların istemediği kanallar listeye eklenmektedir. Halk TV’nin de kapatılmasıyla haber alma hakkımız iyice kısıtlanmıştır. Yeni Yaşam gazetesi verilmemekte; İlke TV listeye talep çok fazla olmasına rağmen eklenmemektedir.
7) Cezaevi kütüphanesi son derece niteliksizdir. Var olan kitaplar sınırlıdır. Kütüphaneyi daha nitelikli yapma noktasında hiçbir gayret yoktur. İlk gün nasılsa öyle devam etmektedir. Adalet Halk Kütüphanesi’nden ise sınırlı şekilde yararlanabiliyoruz. Şahsi kitaplarımız konusunda da yasakçı bir anlayış mevcuttur. Dışarıda toplatılma kararı bulunmayan birçok kitap keyfi bir şekilde ‘sakıncalı’ denilerek verilmemektedir.
8) Yemekler yetersiz ve karbonhidrat ağırlıklı yemekler verilmektedir. Cezaevi kantini sebze-meyve ve çeşit bakımından yetersizdir. Fahiş fiyatlar nedeniyle de yeterli beslenme imkânına erişememekteyiz.”
***
Mektubu Gelenler:
Yusuf Kenan Dinçer Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi
Dursun Kaş Buca 2 No’lu F Tipi Kapalı Hapishanesi
Çetin Dağtekin Suluca 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi








