Gimgim’de Alevi yurttaşlar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği ‘Alevi kanaat önderleri’ toplantısına zorla götürdüğünü ifade etti. Toplantıya dair konuşan DAD üyesi Eylem Karaduman Vural, ‘Devletin Alevisi olmakla olmamak arasında bir toplantıydı’ dedi
Mûş’un Gimgim (Varto) ilçesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından “Alevi İnanç ve Kanaat Önderleriyle” toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya çok sayıda bürokrat katılırken, Gimgim’daki Alevi köyü muhtarları ise zorla götürüldüğü belirtildi. Konuya dair Mezopotamya Ajansı’nın ulaştığı ve ismini güvenlik sebebiyle vermek istemeyen köy muhtarları ve Alevi yurttaşlar, Varto Kaymakamı tarafından “köye hizmet vermeme” tehdidi ve “Köy muhtarlarıyla kaymakamlık arasında” toplantı gerekçesiyle görüldüğü ifade edildi.
Mezopotamya Ajansı’ndan Can Kırbaş’a konuşan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyesi Eylem Karaduman Vural, Alevilere dönük asimilasyon politikalarının devam ettiğini kaydetti.
‘İnsanları korkutuyorlar’
Toplantıyı “Alevi kıyımı” olarak değerlendiren Eylem Karaduman Vural, toplantıdan çok sonra haberdar olduklarını ifade etti.
Alevi yurttaşların, DAD olarak bir Alevi kurumun dahi toplantıdan haberdar olmadan yapıldığını kaydeden Eylem Karaduman Vural, şunları söyledi:
“Devletin Alevisi olmakla olmamak arasında bir toplantıydı. Ne olursa olsun ‘Devletin Alevisi olmama’ fikriyatı da buradan geliyor. Her şeye aykırı olmakla ilgili değil. Biz Aleviyiz, bu toplumda yaşıyoruz. Ama her şey yine kapalı kapılar ardında yapılıyor. İlçemize gelinip burada ‘Alevi kanaat önderleri’ adı altında köy muhtarları zorla, baskıyla götürüldüğü yönünde duyumlarımız var. Gayri ihtiyari başka bir toplantı, çağrı adı altında gidenler var. İnsan ‘Ben varım, bu ülkenin bir yurttaşıyım’ diyorsa, her türlü hizmeti almak zorundadır. Batıya göre bir çok noktada farklı işliyor olabilir. Ayrımsız insanına destek olmak zorunda. Burada köy muhtarlarını korkuttukları, sistematik bir baskı olduğunu görüyorum. Muhtarlarda ‘Şuraya, buraya gitsem ne olur?’ tedirginliği var. Özellikle dini bayram ve törenlerin olduğu zamanlarda muhtarlardan duyduğumuz durum bir durum. Hatta taşımasını yapan muhtarlardan da duyduğumuz şeyler. İnsanlar korkuyor.”
‘Statümüzü tanıyın’
Devletin Kürt Alevilere özel bir yöneliminin olduğunu vurgulayan Eylem Karaduman Vural, devletin zamanında cemevlerine plastik sandalyeyi dahi çok gördüğünü fakat şimdi de çeşitli “yardımlarda” bulunduğuna dikkat çekti.
Bir dönem ülkede “Kürt sorunu yoktur” diyen zihniyetle “Alevi sorunu yoktur” diyen zihniyetin aynı olduğunu belirten Eylem Karaduman Vural, şu ifadeleri kullandı:
“Önderlik ‘Aleviler bu sürecin sütunudur’ dedi. Bu çağrıyla birlikte üzerimize ne düşüyorsa yapma çabasındayız. Toplumsal olarak gördüğümüz bu sürece dahil olmaya çalışırken Kültür Bakanlığı’nın yine ayrıştırıcı bir dille katmaya çalıştığı ve bir zamanlar bize yeten o cemevleri duvarları şimdi klimalar, beyaz eşyalarla süsleniyor. Bunları istemiyoruz. Geçmişten bugüne bize tanımadığınız o statüyü tanımanızı istiyoruz. Mücadelenin öncülüğünde bulunmuş Alevi canlar, size ‘Bizi tanıyın’ diyor. ‘Okullarımızda dilimizi öğrenelim, kültürümüzü yaşatalım. Bunları rahat rahat yapalım. Baskı görmeden, sistemin içinde boğulmadan inanç merkezlerimizde bizi özgür bırakın’ diyoruz.”
MÛŞ









