• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
27 Ağustos 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Aşı karşıtlığı ve çocuğun insan hakları-Ezgi Koman

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
21 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Aşı karşıtlığı ve reddi tüm dünyada yükseliyor. Bu yükselişin sebepleri arasında ebeveynlerin inanç ve düşünce sistemleri, aşıların koruyuculuk düzeylerindeki tartışmalar, aşıların yan etkileri, maliyeti, içeriği, metaya dönüşmeleri var.

Aşı karşıtlığı ve reddine ilişkin pek çok cümle ise henüz kanıtlanmamış araştırmalardan kaynaklı endişelerden kuruluyor. Kızamık aşısının otizme sebep olduğuna ilişkin cümleler bunların başında geliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün yakın zamanda -aşı karşıtlığının yükselmesinden sonra- bağımsız araştırmacılara yaptırdığı literatür taraması ve araştırmalara göre otizm ile kızamık aşısı arasında nedensellik ilişkisi yok. Hatta DSÖ’nün, UNICEF’in, Türk Tabipleri Birliği’nin verilerine göre aşı çocuk ölümlerini azaltmada önemli bir araç olarak işlevini sürdürüyor.

UNICEF’in verilerine göre aşı ile önlenebilir altı hastalık (boğmaca, difteri, tetanos, kızamık, çocuk felci, verem) nedeniyle gerçekleşen çocuk ölümlerinin sayısı 1989’da 5 milyon iken bugün bu sebeplerle yaşamını kaybeden çocuk sayısı 100 bin civarında. Ayrıca 2013 ve 2015 yıllarındaki kızamık salgınında hastalananların çoğu aşısız çocuklar. DSÖ’nin yayımladığı raporlara göre ise Ukrayna, Romanya, Bosna-Hersek, Karadağ, İtalya, Fransa gibi aşı oranlarının düştüğü ülkelerde kızamık vakalarında ciddi artış ve hatta ölümler var.

Aşı karşıtlığı ve reddi Türkiye’de de yükseliyor. Son dört yılda bu sayı 23 bini aşmış durumda. DSÖ’ye göre Türkiye’de 2014 yılında 572, 2015’de 342, 2016’da 9 kızamık hastası görülmüş. 2017’de 69 olan kızamık sayısı geçtiğimiz yılın ilk 9 ayında 510’a yükselmiş. Her ne kadar Sağlık Bakanlığı bu hastalığın sadece “yabancılarda” görüldüğünü söylese de kızamık olan çocukların çoğu aşı yaptırılmamış çocuklar…

Kimileri tarafından tartışmalı ve karar vermesi zor bir konu olarak görülse de aşılama konusunda BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ve fikri bize yol gösterebilir:

Geçtiğimiz günlerde Türk Tabipleri Birliği Etik Kurulu da ayrıntılı bir değerlendirme yaptı. Kurul konuyu birey özerkliği ile toplum yararının çatışması, aşıların kontrendikasyonu, kamusal ortaklaşma, insan olma onurundan çıkan ilkeler, yaşama hakkı ile diğerinin yaşamına zarar verme yasağı, toplumsal dayanışma gibi pek çok kavram ve olgu üzerinden ele aldı.

Değerlendirmede yer verdiği konulardan biri de “aşı reddi, çocuğun insan hakları ve devletin yükümlülüğü” idi. TTB Etik Kurulu çocuğun -henüz- özerk kararlar alamadığı dönemlerde gerçekleşen aşı uygulamasının çocuğun üstün yararı ilkesi temelinde ele alınması gerektiğini söylüyor.

“Ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili, kişisel özerkliklerinin sınırları içinde olduğu kadar özgür olmadıklarından, yaşam ve sağlık söz konusu olduğunda bilimsel bilgiye dayalı yararı gözetmekle yükümlü olduklarından” söz ediyor. Yani TTB Etik Kurulu da BM ÇHS gibi “ebeveynlerin çocuklar üzerinde hakları değil sorumlulukları olduğunu” bu sorumluluğun da bilimsel bilgiye dayalı olması gerektiğini vurguluyor.

Kurulun değerlendirmesi şu soruya da yanıt veriyor: Peki ama çocuğun üstün yararı konusunda ve ebeveynlerin kararları ile kamunun uygulaması çatıştığında ne olacak?

Sözleşmenin 19. maddesine dayanarak verilen cevap açık: Devlet bu durumu çocuk açısından değerlendirecek ve ebeveynlerden gelebilecek istismar ve ihmal eylemlerine karşı çocukları koruyacak.

Fakat bu noktada bir başka soru daha oluşuyor: Devlet çocukları nasıl koruyacak?

Aslında onun da cevabı ÇHS’ye göre açık: Çocukların hak ve özgürlüklerini engellemeyecek, sınırlamayacak insan haklarına dayalı mekanizmalar kurarak. İşte TTB Etik Kurulu da bunu öneriyor. Diyor ki; devlet çocuğun üstün yararını gözeterek, aşılamayı gerçekleştirmekle yükümlü. Bu yükümlülüğünü Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle uyumlu bir şekilde yerine getirilmeli. Bu nedenle, kişinin bedenine tıbbi müdahale niteliğini taşıyan aşılama işleminin hangi koşullarda, kimler tarafından yapılabileceği öngörülebilir bir şekilde düzenlenmeli. Zaten TTB bu konuda bir yasa önerisi de sunmuş durumda.

BM ÇHS’yi temel alıp, ebeveyni ya da devleti değil çocuğu esas aldığınızda çocuklarla ilgili yapılması gerekenler aslında her zaman ne kadar da açık…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Entelektüel tartışması, barış ve Öcalan meselesine dair…

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Türkiye’nin entelektüel hayatında tuhaf bir Öcalan paradoksu bulunuyor. Devlet onun etkisini hesaba katıyor. Belirleyiciliği kabul ediliyor. Fakat aynı insanın düşüncelerini...

Sosyal ekonomi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu anlatır. Bir işletmenin başarısı, ne kadar çok insanın hayatını iyileştirdiğiyle değil,...

Azadî Parkı’nda bir şiir çınarı Şêrko Bêkes

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Yaz mevsimi sanki göç mevsimidir şairlerde. Modern Kürtçe şiiri omuzlayan şairlerden Şêrko Bêkes’i de böyle bir Ağustos sıcağında yitirmiştik. O...

Barışın kalıcılaşması için … (1)

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Barış yalnızca silahların susması değil; adaletin, eşitliğin ve rızalığın toplumsal yaşamda yeniden kurulmasıdır. Gasbedilen haklar iade edilmeden, inkâr ve adaletsizliklerle...

Süreç; gizli-saklı buraya kadar

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

Görünen o ki  ‘sahada kaybettik, bunu kabul ediyoruz’ ama masada sizi yeneriz demek istiyorlar. Osmanlı’nın torunları olduklarını sık sık vurgulamaları...

Demokratikleşme zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ağustos 2026

Kürt Halk Önderi Türkiye’yi gerçek anlamda demokratik hale getirme çabası yürütüyor. Bu nedenle sık sık cumhuriyetin demokratikleşmesine vurgu yapıyor. Çünkü...

Sonraki Haber

soğan 10 liraya çıkacak

SON HABERLER

Êzidî aile şimdi de ‘belge olmadığı’ gerekçesiyle birbirleriyle görüştürülmüyor

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Alevilerden Altan Tan’a tepki

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Kürdistan’ın dört bir yanında özgürlük şehitleri anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Sami Kekik için 32 yıl sonra taziye kuruldu

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

İstanbul Sağlık Müdürlüğü’nden kürtaj yapan hekimler hakkında tutanak

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

İzmir Barosu: Mehmet Sait Yıldırım acilen tahliye edilmeli

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Gever’de binler şehitlerini andı: Onlar ölümsüzdür

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır