• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Nisan 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Seçim sonrasını düşünmek-Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
23 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

İktidar, memleketin başka sorunu yokmuşçasına domates, biber, soğan, patates, patlıcan vb. zerzevatla; savaşın en basit maliyeti olan mermi fiyatıyla, 200 gramlık keyif çayı ve bez torba ikramları ile seçim çalışmaları yapıyor. Cumhurbaşkanı ve AKP genel başkanı sıfatıyla seçim çalışmalarını tek başına yürüten Erdoğan, yeni rejimin seçim standartlarını ortaya koyuyor. Giderek emekçi kitleler üzerinde etkisini artırmakta olan ekonomik krizi bile telaffuz etmekten kaçınan muhalefet, adeta panayıra dönüşen bu seçim oyununu izliyor.

Bu seçimde her şey başkanlık rejiminin tahkimi ve statükonun devamı üzerine kurgulanmış durumda. Bir yanda devletin tüm olanaklarını kullanarak rejimin yerel ayağını sağlamlaştırmaya çalışan AKP-MHP ittifakı. Bir yanda Millet İttifakı’nın iki ayağını oluşturan CHP ile İP’in statükoyu koruma çabası. Bu iki kampa karşı devrimci ve demokratik bir seçenek olarak yeni bir seçim stratejisi uygulayan HDP var. Siyaset yapması ve seçim çalışmaları anayasa ve yasalar askıya alınarak engellenen HDP’ye karşı AKP-MHP koalisyonunun siyasal izolasyonuna karşı muhalefet partileri sessiz kalarak rejime destek veriyor. Bize dokunmayan bin yaşasın mantığıyla kumkuma kuşu gibi susarak adeta sıranın kendisine gelmesini bekliyor.

Kuşkusuz siyasal arenada seçim her şey demek değil. Bir seçim başarısıyla ne devrim olur ne de düzen değişir. Rejimin demokratik görünüm altında sağlamlaştırılmasının klasik yöntemlerinden biri olan seçimler, egemen sınıflar ittifakına karşı, işçi, emekçi ve özgürlük güçlerinin kapitalizmi aşan, emeğin ve özgürlüğün sesi olan bir seçenek ortaya koyabilmesi bakımından önem taşır. Ancak seçim süreçleri konusunda Türkiye sol ve sosyalist hareketinin ideolojik ve siyasal olarak ortak bir kavrayışından ve yöneliminden söz etmek mümkün değil.

Türkiye’nin özgün koşulları “toplumsal meşruiyet” ile “yasallık” arasındaki çizgiyi belirsiz hale getirdiği için, sol ve sosyalist hareket bu ikilem arasında sıkışıp kalmış durumda. Sol liberalizm, Marksist tezleri çarpıtarak veya politik yaklaşımların arasına serpiştirerek kitlelerin özgürlük ve demokrasi özlemini oportünist ve revizyonist yaklaşımlarla belirsiz bir geleceğe erteliyor. Bu nedenle sol ve sosyalist hareket, sınıflar mücadelesi perspektifinden ve enternasyonal görevlerden, başka bir deyişle devrim, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinden uzaklaşıyor.

Seçim sonuçları için bir öngörüde bulunmak bu aşamada gerekli değil. Siyasette müneccimliğe yer yok. Ancak bu seçimlerde muhalefet partilerinin uyguladığı seçim stratejilerine uygun sonuçlar alınmayabileceği ihtimalini de düşünmek gerekiyor. İktidar bloğuna karşı ilkeli ve tutarlı demokratik bir bloğun oluşturulmaması, CHP’nin HDP’yi dışlayarak tek yanlı destek dayatması, yerel ittifaklarda partilerden çok kişisel niteliklerin etkili olması, merkezden atanan adayların tabanda tepki çekmesi ve birçok ilde devrimci ve demokrat seçmenin seçeneksiz kalması vb. olgular seçim sonuçlara üzerinde etkili olabilir. Bu bağlamda seçimlerden sonra muhalefet partileri, daha ağır siyasal ve örgütsel sorunlarla yüz yüze gelebilir.

Her şeyin seçimlere endekslendiği bir dönemde seçimden afaki beklentileri düşünmek yerine, seçim sonrası oluşacak siyasal konjonktüre kafa yorulmalı. Yerellerde seçimleri kazanmak, eski belediyeleri almak veya bunlara yenilerini eklemek, bir daha kayyum atamaların olmayacağı anlamına gelmiyor. Bu nedenle seçimlerden sonra da kayyumları devam etmesi, bu gayr-ı meşru uygulamaya karşı seçmenlerin meşru bir tepki göstermesi önem kazanıyor. Tepkisizlik halinde seçmenlerin bilinçsizliği, kitlelerin yılgınlığı, yerel yönetimlerden memnuniyetsizliği gibi gerekçeler bu kez yeterli olmayacak ve seçim stratejilerinin sorgulanması gerekecek.

31 Mart’a 38 gün kaldı. Bundan sonraki süreçte seçim faaliyeti iktidarın idari, hukuki ve siyasi yaptırımları ile sürecek. Bu aşamada YSK kanalıyla HDP adaylarının seçime katılmasının engellemesi ve sayımda hile yapılması, seçimin sonucu belirleyen en önemli etken olacaktır.

 

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Kürt aklı oluştu, yabancı akılların yarattığı uyuşukluk geçiyor

Yazar: Yeni Yaşam
23 Nisan 2026

Yaratılmış Kürt aklını özümsemiş bir kolektif çalışanın önünde hiçbir engel, zorluk duramaz. Bu konuda etik ilke şu olmalıdır: Yenilgili, düşmüş,...

‘Statü’ meselesi ve silahsızlanma

Yazar: Yeni Yaşam
23 Nisan 2026

DEM Parti müzakere sürecinin daha öteye evrilmesinde “Öcalan’ın statüsünü” en önemli mesele olarak dile getiriyor. Statü Fransızca’dan dilimize geçmiş bir...

Faşizm? faşizm!

Yazar: Yeni Yaşam
23 Nisan 2026

Bir yıl öncesine kadar tekelci burjuvazilerin verili koşullar altında özellikle Avrupa’da açık faşist diktatörlüğe şimdilik gereksinim duymadıkları düşüncesindeydik. Ne de...

Cezasızlığa Gülistan Doku(ndu)

Yazar: Yeni Yaşam
22 Nisan 2026

Dersim’de devlet bürokrasisinin işlediği cinayet altı yıl sonra açığa çıktı. Valinin oğlunun işlediği cinayet ne kadar örtbas edilmeğe çalışılsa da...

Üçüncü Cumhuriyet mümkün mü?

Yazar: Yeni Yaşam
22 Nisan 2026

‘Tarihin çökeltisi olsak da kendi tarihlerimize müdahale etmede muktediriz’ Wendy Brown Sorunlara çözüm bulmanın zorlaştığı, genel bir belirsizlik halinin yaşandığı...

Şiddet sarmalı

Yazar: Yeni Yaşam
22 Nisan 2026

Toplum, şiddetin her türlüsünün hakim olduğu bir süreçten geçiyor. Toplumsal bir öğe olarak şiddeti besleyen birçok sebepten söz etmek mümkün....

Sonraki Haber

Yerel malzeme-Güner Yanlıç

SON HABERLER

SOHR: Nisan’da çoğu Kürt 49 genç tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Nisan 2026

Burası Gimgim, göğsümüzü siper ederiz | Foto Galeri

Yazar: Yeni Yaşam
23 Nisan 2026

‘Hayırda acele ediniz’

Yazar: Yeni Yaşam
23 Nisan 2026

Kürt aklı oluştu, yabancı akılların yarattığı uyuşukluk geçiyor

Yazar: Yeni Yaşam
23 Nisan 2026

‘Statü’ meselesi ve silahsızlanma

Yazar: Yeni Yaşam
23 Nisan 2026

Faşizm? faşizm!

Yazar: Yeni Yaşam
23 Nisan 2026

Hakikat geciktikçe suç derinleşir: Tuğlayı çekin!

Yazar: Yeni Yaşam
23 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır