• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
8 Eylül 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sorulmayan sorular ve Leyla-Gültan Kışanak

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
26 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Doğru düşünce, doğru söz, doğru eylem… Farklı dinsel inançlarda, felsefede, tasavvufta, hatta modern toplumların etik değerlerinde; bu üçü bir araya gelmeden “iyi bir yaşam” olamayacağı genel kabul görmüştür. Bu tespit birey için de geçerlidir. Düşünce, söz ve eylem birbirini tamamlayan unsurlardır. Toplumlarda bunlardan biri eksik olduğunda, geleceğine yön verme imkanı ortadan kalkar. Başkalarının sözünü söyler, başkalarının düşüncesini hayata geçirmek için çalışır, ya da sadece düşünür, her şeyi bilir ama fikrini toplumsallaştırmak için çaba sarf etmez. Ya da düşünür, söyler ama gereğini yapmaz.

Bu durumda irade ortadan kalkar, toplum geleceğine yön veremez, nereye sürüklendiğini de hangi limana varacağını da bilemez. Bir topluma yapılabilecek en büyük kötülük, düşünceyi, söz söylemeyi ve fikirleri doğrultusunda çaba sarf etmeyi yasaklamaktır. Suskun toplum, geleceğine yön verme iddiası ortadan kalkmış toplumdur.

Türkiye toplumuna dayatılan budur. Farklı düşünene, farklı bir söz söyleyene ceza verilmesi, sokakların, meydanların yasaklanması toplumu iradesiz bırakma zorbalığıdır.

Başta kadınlar olmak üzere toplumun bir kesimi, bu dayatmaya karşı direniyor, bedel ödemeyi göze alıyor. Çünkü yarını düşünüyor. Gelecek kaygısı var. Savaşın sona erdiği, herkesin kendi kimliği ve kültürü ile barış içerisinde yaşadığı, emeğinin hakkını aldığı eşitlikçi bir gelecek düşlüyor. Bunun sözünü söyleyip, eylemini gerçekleştirmek istiyor.

Ya suskun olanlar… Akıllarına soru sormak bile gelmeyenler… Akıllarından geçse bile söze dökmeyenler, söyledikleri söze denk bir duruş sergileyemeyenler…

Nereye sürükleniyoruz?

Nasıl bir gelecek istiyoruz?

Dünya alem, şu ya da bu nedenle, Kürtlerle bir diyalog yolu ararken, Türkiye niye Kürtlerle kavga etmek zorunda?

Leyla Güven neden açlık grevi yapıyor?

Talebi nedir?

Bu talepler karşılansa ne olur, bir zararı mı var?

Bir insan neden yaşamını ortaya koyar? N

eden bedeni her gün bir mum gibi erirken; büyük bir moral, kararlılık ve inançla eylemini sürdürür?

Neden yaşamı pahasına taleplerinde ısrarcı olur?

***

Yüzlerce soru sıralanabilir. Soru sormayan, sorgulamayan, cevap üretmeyen, belki sorularını ve cevaplarını dile getirmekten ya da harekete geçirmekten korkan milyonlar.

Sokakları, meydanları yasaklayarak; düşünen, fikir üreten insanları tutuklayarak, korkularına teslim olmuş suskun bir toplum yaratmak isteyen zihniyet; bu ülkenin geleceğini çalıyor. İşte Leyla Güven buna itiraz ediyor.

Leyla ve açlık grevi eyleminde olan üç yüzü aşkın insan, barış ve özgürlük dolu bir gelecek düşledikleri için bedenlerini bir çıra gibi eriterek; önümüzü aydınlatmaya çalışıyorlar.

Leyla, Viranşehir’de belediye başkanı adayı olduğunda, AKP’nin adayı “Siz bir kadının mı arkasından gideceksiniz?” diyerek, oy toplamaya çalışıyordu. Olmadı, Leyla kazandı. Bu zihniyet, bir kadının belediye başkanığına tahammül etmedi ve Leyla’yı tutukladı. Ama yine Leyla kazandı. Bir sonraki seçimde, 94 belediyede eşbaşkanlık uygulandı ve kadınlar yerel yönetim görevlerine seçildiler. Leyla geleceğe yön verme çabasından asla vazgeçmedi. “Afrin halkının iradesine karışmayın” dediği için tutuklandı. Ama yine yanıldılar, Leyla yine kazandı.

Leyla Güven 8 Kasım 2018’de, İmralı’daki tecridin kaldırılması talebi ile açlık grevine girdiğini duyurdu. Ardından, herkes bu talebin etrafında kenetlenmeye başladı.

“Kadının öncülüğü” rehber oldu, çıra oldu, önümüzü aydınlattı, umut oldu…

“Doğru düşünce, doğru söz, doğru eylem” Leyla’da buluştu.

“Bir kadının arkasından mı gideceksiniz” diyen zihniyet yine kaybetti. Milyonlar Leyla oldu…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Mikro faşizm ve içimizdeki faşist ruh

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Modern kapitalizmin yarattığı yıkıcılığa  ve reel sosyalizmin özgürlüğü yok eden bürokratik dünyasına karşı 1968, küresel düzeyde kolektif bir ayağa kalkışı...

‘Halkların biricik yoldaşıydı…’

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hüseyin ağabey bizler için bir arkadaş, yoldaş, dost canlısı bir insandı. Entelektüel, aydın kişiliğiyle halkımızın, halkların biricik yoldaşıydı. Zindanı yaşayan...

Süreç karşıtları ve devlet

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Yaklaşık iki yıl önce, Kürt halkı ve Aleviler başta olmak üzere Türkiye haklarını ve toplumun tüm kesimlerini çok yakında ilgilendiren...

İnsanlık suçu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

İnsanlık tarihinde en büyük suçlardan biri ırkçılıktır. Bu suç günümüzde de işlenmektedir. İktidarlar kendi çıkarları doğrultusunda el altından da olsa...

Hep hikâyede

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hırs için can ve zaman harcayan çağlardan bu günlere kadar geldik. Öyle ki geldiğimiz yerleri ve ezberleri beraberimizde getirdik. Denilir...

Ağustos enflasyonu: Garp cephesinde yeni bir şey var!

Yazar: Yeni Yaşam
5 Eylül 2026

TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan ağustos ayına ilişkin aylık ve yıllık enflasyon oranları arasındaki farklılıklar sürüyor: TÜİK’in yıllık enflasyonu...

Sonraki Haber

Unutmak pahalıya mâl oluyor-Pakrat Estukyan

SON HABERLER

Barışın ve yaşamın garantisi biziz

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Mikro faşizm ve içimizdeki faşist ruh

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Kürt sinemasında belgeselin omurgası (3)

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Ah şu Aleviler…

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Alevilik, hakikat ve barış

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Hemşire İkra Avcı memurluktan ihraç edildi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Bursa’da da Amedspor forması giyen Kürt işçilere ırkçı saldırı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır