• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Temmuz 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sorulmayan sorular ve Leyla-Gültan Kışanak

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
26 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Doğru düşünce, doğru söz, doğru eylem… Farklı dinsel inançlarda, felsefede, tasavvufta, hatta modern toplumların etik değerlerinde; bu üçü bir araya gelmeden “iyi bir yaşam” olamayacağı genel kabul görmüştür. Bu tespit birey için de geçerlidir. Düşünce, söz ve eylem birbirini tamamlayan unsurlardır. Toplumlarda bunlardan biri eksik olduğunda, geleceğine yön verme imkanı ortadan kalkar. Başkalarının sözünü söyler, başkalarının düşüncesini hayata geçirmek için çalışır, ya da sadece düşünür, her şeyi bilir ama fikrini toplumsallaştırmak için çaba sarf etmez. Ya da düşünür, söyler ama gereğini yapmaz.

Bu durumda irade ortadan kalkar, toplum geleceğine yön veremez, nereye sürüklendiğini de hangi limana varacağını da bilemez. Bir topluma yapılabilecek en büyük kötülük, düşünceyi, söz söylemeyi ve fikirleri doğrultusunda çaba sarf etmeyi yasaklamaktır. Suskun toplum, geleceğine yön verme iddiası ortadan kalkmış toplumdur.

Türkiye toplumuna dayatılan budur. Farklı düşünene, farklı bir söz söyleyene ceza verilmesi, sokakların, meydanların yasaklanması toplumu iradesiz bırakma zorbalığıdır.

Başta kadınlar olmak üzere toplumun bir kesimi, bu dayatmaya karşı direniyor, bedel ödemeyi göze alıyor. Çünkü yarını düşünüyor. Gelecek kaygısı var. Savaşın sona erdiği, herkesin kendi kimliği ve kültürü ile barış içerisinde yaşadığı, emeğinin hakkını aldığı eşitlikçi bir gelecek düşlüyor. Bunun sözünü söyleyip, eylemini gerçekleştirmek istiyor.

Ya suskun olanlar… Akıllarına soru sormak bile gelmeyenler… Akıllarından geçse bile söze dökmeyenler, söyledikleri söze denk bir duruş sergileyemeyenler…

Nereye sürükleniyoruz?

Nasıl bir gelecek istiyoruz?

Dünya alem, şu ya da bu nedenle, Kürtlerle bir diyalog yolu ararken, Türkiye niye Kürtlerle kavga etmek zorunda?

Leyla Güven neden açlık grevi yapıyor?

Talebi nedir?

Bu talepler karşılansa ne olur, bir zararı mı var?

Bir insan neden yaşamını ortaya koyar? N

eden bedeni her gün bir mum gibi erirken; büyük bir moral, kararlılık ve inançla eylemini sürdürür?

Neden yaşamı pahasına taleplerinde ısrarcı olur?

***

Yüzlerce soru sıralanabilir. Soru sormayan, sorgulamayan, cevap üretmeyen, belki sorularını ve cevaplarını dile getirmekten ya da harekete geçirmekten korkan milyonlar.

Sokakları, meydanları yasaklayarak; düşünen, fikir üreten insanları tutuklayarak, korkularına teslim olmuş suskun bir toplum yaratmak isteyen zihniyet; bu ülkenin geleceğini çalıyor. İşte Leyla Güven buna itiraz ediyor.

Leyla ve açlık grevi eyleminde olan üç yüzü aşkın insan, barış ve özgürlük dolu bir gelecek düşledikleri için bedenlerini bir çıra gibi eriterek; önümüzü aydınlatmaya çalışıyorlar.

Leyla, Viranşehir’de belediye başkanı adayı olduğunda, AKP’nin adayı “Siz bir kadının mı arkasından gideceksiniz?” diyerek, oy toplamaya çalışıyordu. Olmadı, Leyla kazandı. Bu zihniyet, bir kadının belediye başkanığına tahammül etmedi ve Leyla’yı tutukladı. Ama yine Leyla kazandı. Bir sonraki seçimde, 94 belediyede eşbaşkanlık uygulandı ve kadınlar yerel yönetim görevlerine seçildiler. Leyla geleceğe yön verme çabasından asla vazgeçmedi. “Afrin halkının iradesine karışmayın” dediği için tutuklandı. Ama yine yanıldılar, Leyla yine kazandı.

Leyla Güven 8 Kasım 2018’de, İmralı’daki tecridin kaldırılması talebi ile açlık grevine girdiğini duyurdu. Ardından, herkes bu talebin etrafında kenetlenmeye başladı.

“Kadının öncülüğü” rehber oldu, çıra oldu, önümüzü aydınlattı, umut oldu…

“Doğru düşünce, doğru söz, doğru eylem” Leyla’da buluştu.

“Bir kadının arkasından mı gideceksiniz” diyen zihniyet yine kaybetti. Milyonlar Leyla oldu…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Bazı kahramanlar pek zarif olur

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Yaptıkları pek büyük işler değildi belki ama riske girdi yine de. O karanlık günlerde elinden geleni yaptı Audrey Hepburn. Evet,...

‘Gözü uzaklardaydı, oğlunda…’

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Ankara’da tanıdığım en çalışkan, enerjisi hiç bitmeyen bir annemizdi Münibe Koç. Üstelik yaş ortalamamıza göre büyük olmasına rağmen… Gözü uzaklardaydı,...

Karanlık ihtimaller ve aydınlık ihtimaller

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Erdoğan’ın ve hem bakanlarının hem de danışmanlarının dillerinden düşürmediği “Terörsüz Türkiye” lafını Kürt tarafı, barışa ve demokrasiye giderken, iktidarın kendi...

Yasa neden çıkmıyor?

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Bu toprakların kadim, tarihi, siyasi ve sosyal sorunu olan Kürt sorunu çözülmediği için Kürtler defalarca ayaklanmışlardır. En son Kürt halkı,...

NATO Zirvesi’nin ardından

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Ankara’da yapılan 36. NATO Zirvesi sona erdi. Zirve boyunca silah üreticisi firmalar ile devletler arasında imzalanan milyarlarca dolarlık savunma anlaşmaları...

Yakılan silahlar ve zirve

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Türkiye, tarihinin en keskin çelişkilerinden birini yaşıyor. Bir yanda dünyanın en büyük silahlı örgütü NATO’nun “görkemli” zirvesi; diğer yanda ise...

Sonraki Haber

Unutmak pahalıya mâl oluyor-Pakrat Estukyan

SON HABERLER

Süreçte kritik eşik: İmralı Heyeti Kurtulmuş ve Efkan Ala ile görüşecek

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Saadet Partisi Genel Başkanı Demirtaş’ı ziyaret etti: Çözüm odaklı yaklaşımlara ihtiyaç var

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

DEM Parti’den Zilan Katliamı’nın yıl dönümünde yüzleşme çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Köye dönüşle başladı yasakla devam ediyor: Fiili olarak varlar ama resmi olarak yoklar

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma: 25 gözaltı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Hevra üç eseri yeniden seslendirdi

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Emrah Bayram için de aynı senaryo: Yaşı büyütüldü, müebbet verildi

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır