• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Temmuz 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Özgür Müftüoğlu

NATO Zirvesi’nin ardından

10 Temmuz 2026 Cuma - 23:00
Kategori: Özgür Müftüoğlu, Yazarlar

Ankara’da yapılan 36. NATO Zirvesi sona erdi. Zirve boyunca silah üreticisi firmalar ile devletler arasında imzalanan milyarlarca dolarlık savunma anlaşmaları ve yayımlanan sonuç bildirgesine bakılırsa, ABD’nin çerçevesini belirlediği askeri ve ekonomik hedeflere büyük ölçüde uzlaşılmış olduğu anlaşılıyor. Zirve sonrasında -başta Trump olmak üzere- liderlerin memnuniyet ifade eden açıklamaları da bunu teyit ediyor.

Sonuç Bildirgesi’nde öne çıkan konular şunlar: Birinci olarak, NATO’nun 5. maddesinde yer alan “üyelerin kolektif savunma taahhüdü” teyit ediliyor. Anımsanacağı gibi Grönland konusunda ve İran saldırılarında NATO müttefiklerinden beklediği desteği bulamayan Trump, Avrupa’daki müttefiklere hakaretler yağdırırken ABD’nin NATO’dan çekilebileceğini sıkça dile getirmeye başlamış; bu da NATO’nun geleceği konusunda bir belirsizlik yaratmıştı. Kolektif savunma taahhüdünün tüm müttefikler tarafından teyit edilmesi, bu belirsizliği -şimdilik- ortadan kaldırıyor.

Öne çıkan ikinci konu, Rusya’nın uzun vadeli tehdit olarak tanımlanması ve Ukrayna’ya 2026 için 70 milyar, 2027 için de yine en az 70 milyar euro askeri yardım taahhüdünde bulunulması. Bilindiği gibi Avrupa ülkeleri özellikle Ukrayna savaşının ardından Rusya’yı kendileri için yakın tehdit olarak görürken ABD bu konuda net bir tavır ortaya koymaktan kaçınıyordu. Bildirgede yer verilen bu ifadeler Avrupa’nın Rusya’nın tehdit olduğu tezine ABD’nin de katıldığını gösteriyor.

Bildiride öne çıkan bir başka konu ise İran. Bu konuda Bildiri’de yer alan ifadeler şöyle: “Müttefikler, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineliyor ve İran’a Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğüne tam anlamıyla saygı gösterme çağrısında bulunuyor.” Bildiride yer alan bu ifadeler, Zirve sırasında Trump’ın İran ile ateşkesin sona erdiğini ilan eden açıklamasıyla birlikte değerlendirildiğinde müttefiklerin İran saldırıları konusundaki çekingen tavrının bundan böyle değişebileceği yönünde bir çıkarımı mümkün kılıyor.

Zirve öncesinde gündeme gelen konuların başında “üye ülkelerin savunma harcamalarını arttırmaları” vardı. Bu da büyük ölçüde ABD’nin Avrupa ve NATO’nun güvenliği için yaptığı mali ve askeri desteği artık vermek istememesinden ve üye ülkelerin 2035’e kadar milli gelir içindeki savunma harcamalarını yüzde 5’e çıkarmaları koşulunu dayatmasından kaynaklanıyordu. Bildiride, 2025’te Avrupalı müttefiklerin ve Kanada’nın, savunma harcamalarını 139 milyar dolar arttırdığı belirtiliyor ve bu ülkelerin Zirve kapsamında silah ve savunma şirketleriyle 50 milyar doların üzerinde yeni tedarik anlaşması yaptığı açıklanıyor. Ayrıca savunma sanayii üretim kapasitesinin artırılması ve NATO içindeki savunma ticareti engellerinin kaldırılması hedeflenirken Avrupa’nın NATO içinde daha fazla sorumluluk üstleneceği vurgulanıyor. Bu ise “müttefiklerin savunma harcamaları ve askeri güçlerini arttırarak ABD’nin dayatmalarını kabullendikleri” anlamına geliyor.

Zirve öncesinde en çok konuşulan bir başka konu ise NATO 3.0 olarak tanımlanan yeniden yapılanma sürecinde, Türkiye’nin üstleneceği konumla ilgiliydi. Erdoğan, Zirve’yi açış konuşmasında bu konuda önemli mesajlar verdi: NATO’nun hava ve füze savunma kabiliyetleri için Çelik Kubbe Projesi kapsamında 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdıklarını açıklayan Erdoğan, NATO’nun koyduğu hedefleri, tanınan süreden önce tamamlayacaklarını söyledi. Bu bağlamda  2030’dan önce savunma harcamalarının oranını milli gelirin yüzde 3,5’i düzeyine çıkarmak için tedbir alındığını, güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1,5’lik bütçe payına ulaştıklarını ifade eden Erdoğan, “Böylece yüzde 5 hedefine 2035 yılından beş sene önce erişmeyi hedefliyoruz.” dedi. Erdoğan ayrıca, Türkiye’nin silah sanayinde üretim ve ihracat kapasitesi bakımından dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdiğini ve Avrupa’nın en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerini ihtiyaç duyulan aşamada NATO’nun hizmetine sunma gayretinde olduklarını belirtti.

Doğu Bloku’nun dağılmasının ardından Çin’in küresel güç haline gelmesiyle birlikte hegemonya mücadelesinin canlandığı ve dünyanın yeniden iki kutuplu hale geldiği bir dönemde yapılan 36. NATO Zirvesi, beklenen -bu köşede de birçok kez değinilen- kararların alınmasıyla sonuçlanmış oldu. 1949’da kuruluşunda olduğu gibi NATO, bu yeni iki kutuplu düzende de ABD hegemonyasının savunma/saldırı gücü olma işlevini teyit etti. ABD, hegemonya mücadelesinde sadece NATO üyesi 32 ülkenin desteğini almış olmadı; aynı zamanda bu ülkelerin silahlanma harcamalarını arttırarak mali ve askeri yükünün önemli bir kısmını da üye ülkelerin sırtına yükledi. Öte yandan trilyon dolarlara ulaşan harcamalarla silah sanayini de ihya etmiş oldu.

Erdoğan iktidarının -15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılına denk gelen- Zirve’den beklentisi, darbe girişimi vesilesiyle inşa ettiği otokratik rejimi, -bir zamanlar darbe girişiminden sorumlu tuttuğu- ABD ve NATO nezdinde meşrulaştırmaktı. Erdoğan bu meşruiyeti otoriterliğini gizleyerek elde etmeye çalışmadı. Tam tersine -Zirve gerekçesiyle yüzlerce kişiyi gözaltına alıp tutuklayarak, Zirve sürerken aylardır hapiste tutulan ve Erdoğan’ın en önemli rakibi İmamoğlu’na savunma hakkı bile tanımayarak- otoriterliği en koyu haliyle teşhir etti. Böylece Erdoğan, demokrat görünerek değil ABD ve NATO müttefiklerine nasıl yararlı olacağını kanıtlayacak taahhütlerde bulunarak rejimin meşruiyetini kabul ettirme yolunu seçmiş oldu. Bu taahhütler ise -yukarıda  Erdoğan’ın konuşmasından alıntıladığımız gibi- bütçeden silahlanmaya ayrılan payı neredeyse iki katına çıkarmak, asker gücünü NATO hizmetine sunmak ve bunun yanı sıra topraklarındaki NATO üslerini arttırmaktı.

Zirveden Türkiye halklarına kalan ise, mali ve askeri taahhütler karşılığında uluslararası meşruiyet sağlayan otoriter rejimin baskılarının daha da artacağı bir ülkede, silahlanma harcamalarını finanse etmek için daha fazla yoksullaşmak ve savaşın şiddetini daha yakından hissetmeye bir adım daha yaklaşmak oldu!

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Yakılan silahlar ve zirve

Sonraki Haber

Seyit Rıza’dan Ali Haydar Kaytan’a direnişin sürekliliği

Sonraki Haber

Seyit Rıza’dan Ali Haydar Kaytan’a direnişin sürekliliği

SON HABERLER

Madencilerin dayanılmaz arsızlığı!

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Öcalan ‘Halfeti modeli yaygınlaşmalı’ dedi

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Kapitalizme karşı bir geçiş programı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Seyit Rıza’dan Ali Haydar Kaytan’a direnişin sürekliliği

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

NATO Zirvesi’nin ardından

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Yakılan silahlar ve zirve

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Bir dilden fazlası: Kirmanckî yaşamalı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır