• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Ağustos 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Ekoloji

Kaya petrolü Amed’i kurutup zehirleyecek

25 Ağustos 2026 Salı - 23:00
Kategori: Ekoloji, Manşet

Bismil coğrafyasında kaya petrolü sondajına başlandı. ABD’li şirkete kaya petrolü sahası olarak Bismil ve Farqîn coğrafyasında 7,5 milyon dekar alan açılırken, bu durum Amed coğrafyasında suların tükeneceği, tarımın yapılamayacağı ve halkı zorla göçe iteceği bir geleceği göstermekte

K.Bülent Ongun

Amed’in Bismil ilçesinde önce 600 bin dekar kaya petrolü alanı ilan edilmiş ve ardından bu alanın 7 milyon 200 bine ulaşacağı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Selçuk Bayraktar tarafından duyurulmuştu. Diğer yandan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün (MAPEG) petrol hakkına müteallik kararına göre, TPAO’nun Amed’de işaretlediği 102 bin 430 dekarlık AR/TPO/K/L46-d4 pafta numaralı petrol arama ruhsat sahasına 448 bin 510 dekar L46-d1, d2 ve d3 paftaları ilave edildi. L46- paftası, Amed’in güney/güneybatı bölgelerini (Çınar-Mazıdağı civarı) kapsarken bu bölgede kaya petrolü rezervi olduğu duyurulmuştu. 102 bin 430 dönümlük alana, d1, d2 ve d3 paftalar olarak işaretlenmiş olan 448 bin 510 dekar alana 450 bin 920 dekar eklenmesiyle birlikte bölgede toplam 7 milyon 650 bin 920 dekar doğal alan, mera ve tarım arazisi kaya petrolü için Transatlantik Petrolium şirketine tahsis edilmiş oldu.

Bismil ve Farqîn

Şirnex, Êlih ve Amed coğrafyasında tarım alanları, meralar ve su varlıkları petrol ve kaya petrolüne feda edilme süreci hızlanarak devam ederkeen, geçtiğimiz günlerde kaya petrolü sondajı yapıldığı duyuruldu. ABD’li şirket TransAtlantic Petroleum ve alt şirketi gibi çalışan ve operasyonlarda yer alan yine ABD’li Continental Resources şirketi binlerce ton suyu kimyasalllarla doldurarak yeraltına bastığı ve ilk petrole ulaşıldığı açıklandı. Bölgede Bismil ve Farqîn (Silvan) coğrafyasını da içine alan 7 milyon 650 bin dekar doğal alan, mera ve tarım arazisinde 4 kilometre derinliğe inilip yapılan yatay sondajla ilk petrole ulaşırlarken, bölgede 3 yıl içinde 600 bin dekarlık kısımda 24 kuyu daha açılacak. Bu sayı yakın süreçte ise 10-12 kat artacak.

24 kuyuda 7 milyon m3 su!

Ekoloji Derneği ve Diyarbakır Barosunun açtığı davada, TransAtlantic Petroleum’a verilen “ÇED gerekli değildir” kararını hukuka aykırı bularak iptal etmeesine karşın, sondajların başlaması dikkat çekti. Mahkeme, yüzey ve alt su kaynakları üzerindeki tehlikeye, atık gaz ve zehirli kimyasalların bertaraf edilmesindeki belirsizliklere dikkat çekerek red kararı vermiş olmasına karşı başlatılan sondaj bölgenin tüm su kaynakları kurutabilecek öelliğe sahip. Diğer yandan Türk Petrol Kanunu’na göre bu petrol sahasından devletin hissesi yüzde 10’a bile ulaşmazken, petrolün işletme sürecinde 20 ila 40 işçinin çalıştırılacak olması ise istihdam yalanlarını açıkça ortaya koyarken, kaybden bölge halkı ve halkın ve diğer canlıların yaşam kaynağı su 24 kuyu için 7 milyon m3 su tüketilirken, yeraltı suları ise zehirlenecek.

Kuyu sayısı 300’e ulaşacak

Bakan Bayraktar’ın yaptığı bir açıklamada, “Diyarbakır şu anda bizim bu bahsettiğim projeyi uyguladığımız ve 24 kuyuluk bir programdan, 3-4 yıllık bir programdan bahsediyorum. Yani 2026, 27, 28… 24 yatay sondaj yapacağımız, çatlatma yapacağımız bu kuyularla beraber 4 sahayı, 4 bloğu, 600 kilometrekarelik bir alanı test ediyoruz aslında biz. Fakat baktığınız zaman o bölgedeki potansiyel bunun yaklaşık 10-12 katı. Yani 7.200 kilometrekarelik bir alanda, Bismil’in kuzeyinden bahsediyorum. Diyarbakır’da, burada bu testini yapacağımız, çalışmasını yapacağımız alanın 10-12 kat büyüklüğünde bir saha olacak aslında. Yani orada biz başarabilirsek bunu diğer taraflara da taşıyacağız ve burada yani Gabar’ı böyle ikiye, üçe katlayabilecek bir potansiyel görüyoruz inşallah eğer tüm şeyler istediğimiz gibi giderse…” sözleri bölgeye dair hedeflerini ortaya koyarken, kuyu sayısı sadece bu bölgede 300’e çıkacağını, kullanacakları su miktarının ise 84 milyon m3’e ulaşacağını gösteriyor.

Sular tüketilip zehirlenmekte

Kaya gazı ve kaya petrolü çıkarılma sürecinde bir adet sondaj kuyusuna bir seferde 600’ü aşan zehirli kimyasallar ve kum, yaklaşık 18.000M3 içme suyu niteliğindeki suyla çok yüksek basınç uygulanarak yer altına basılmaktadır. Bu işlem bir kuyuda 15-20 kez tekrarlanmakta ve toplamda bir kuyuda kullanılan su miktarı yaklaşık 300.000M3’e ulaşmaktadır. Kullanılan kimyasallar dışında çıkarılan petrol ve veya gazla birlikte yeraltından yüzeye çıkan ağır metallerle dolu akışkanlar nedeniyle sular hiçbir biçimde geri kazanılamamaktadır. Sondaj kuyuları arttıkça yer üstü ve yer altı sularının tükenip kirleneceği, yeraltında suları depolayan akiferlerin yok edileceği, çevrede bulunan barajların ve derelerin kuruyacağı ve tarımın yapılamayacağı ve nihayetinde tüm insan ve hayvanların bölgede yaşayamaz hale gelerek göç etmek zorunda kalacağı bir gelecek öncelikle Amed coğrafyasını bekliyor.

Kadim tarım bölgesi biter

Bölgede son 5 yılda petrol arama, çıkarma faaliyetleri nedeniyle tarımsal alan kaybı 350 bin dekara ulaşırken, Amed’de Transatlantik Şirketine 7,5 milyon dekar arazinin verilmiş olması TPAO’nun ve diğer yerli-yabancı petrol şirketlerinin sürekli olarak ruhsat sahalarını genişletip petrol sondajlarına başlatma adımlarıyla bölgede on milyarlarca m2 tarım arazisi, orman ve mera alanları tamamen yok edilecek. Gabar’da onbinlerce ağaç katledilirken, ağaç katliamları genişleyerek devam edecek. MAPEG petrol hakkı kararlarına göre, Êlih (Batman) ve Mêrdîn’i (Mardin) kapsayan 615 milyon 090 bin metrekare (m2) arazi ile yine Mêrdîn ve Şirnex (Şırnak) sınırları içinde 598 milyon 660 bin m2 arazide daha önce sahiplendiği ancak bir işlem yapmadığı ruhsatların süresi 12 Ocak 2026’dan 12 Ocak 2028’e uzatılırken, üretim faaliyetleri başlamasıyla 20 yıl süreli işletme ruhsatı verilecek. Ayrıca, TPAO’nun talebiyle Sêrt’in (Siirt) Garzan (Kurtalan) ilçesi ile Êlih’in Hezo (Kozluk) ilçelerini kapsayan 910 bin 370 m2 büyüklüğündeki arazi için 11 yıl süreli petrol işletme ruhsatı verilmiş olması ise atılan adımların tüm Kürt coğrafyasını kapsayacağını gösteriyor.

Kaya petrolü yıkımdır

ABD’de hazırlanan bir raporda, ExxonMobil ve Chevron dahil olmak üzere petrol ve gaz şirketlerinin, 2012 ile 2020 yılları arasında altı ABD eyaletindeki 1.200’den fazla kuyuda petrol ve gaz için hidrolik kırılma (“fracking”) yöntemiyle yapılan çalışmalarda, perfloroalkil ve polifloroalkil maddeler (PFAS) ve/veya PFAS’a dönüşebilen maddeler kullandığına dair kanıtlar ortaya serildi. Raporda, PFAS’lar, çok küçük miktarlarda bile toksik olan ve çevrede parçalanmayan sentetik maddeler olduğu yer alırken, zamanla vücutta birikerek çeşitli (kanser vd.) ciddi sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Şimdiye kadar PFAS’ın hidrolik kırılmada kullanıldığı bilinmiyordu çünkü şirket sırrı olarak bu bilgi paylaşılmıyordu. Dikey ve yatay sondajlar ve hidrolik kırılmada kullanılan ve 600 aşan toksik kimyasallar listesine oldukça güçlü bir madde olarak PFAS’ında olduğu ortaya çıkmasıyla bu süreçlerin yaşamı hedefe alan bir özellik barındırdığı daha net anlaşıldı.

Yüz milyonlarca m3 su zehirlendi

Texas Tribune gazetesin,n 31 Ekim 2023 günlü sayısında Climate News’in hazırladığı bir rapor yer almıştı. Raporda, petrol ve gaz şirketleri, sadece ABD’nin Permiyen havzasında yürüttükleri kaya gazı ve kaya petrolü çıkarma işlemi nedeniyle yılda 168 milyar galon suyu kirlettiği belirlendi. Bölgedeki kirlilik, atık suların doğrudan akarsulara, nehirlere veya göllere dökülmesiyle ortaya çıktığı belirtildi. 636 milyar litre, yani 636 milyon m3 su enerji üretmek adına geri kazanılamaz durumda kirletilirken yer altı suları yani akiferler tüketildi, diğer yandan yer altındaki temiz su, yerini kirli suyla karışık zehirli akışkana bırakırken, büyük bir ekolojik yıkıma neden oldu.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Bir saldırıdan daha fazlası: Umudu korumak, barışı inşa etmek

SON HABERLER

Kaya petrolü Amed’i kurutup zehirleyecek

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ağustos 2026

Bir saldırıdan daha fazlası: Umudu korumak, barışı inşa etmek

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ağustos 2026

Süreç; gizli-saklı buraya kadar

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ağustos 2026

Demokratikleşme zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ağustos 2026

Sümer’den 21. yüzyıla ve Meclis’te başlayan umut

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ağustos 2026

Kayyımlar derhal çekilmeli, belediyeler halka teslim edilmeli

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ağustos 2026

Avinç ve Dalga için kurulan taziyeler kitlesel ziyaret edildi

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır