• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Temmuz 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Forum

Seyit Rıza’dan Ali Haydar Kaytan’a direnişin sürekliliği

10 Temmuz 2026 Cuma - 23:00
Kategori: Forum, Manşet

Tarih Seyit Rıza şahsında bize ‘Beni öldüren senin özgürlüğünü verir mi?’ sorusunu soruyor. ‘Oyunlara gelmemeyi’ söylerken kendimizi inşayı kendimizin yapması gerektiğini, başka dış güçlere karşı bu konularda beklentiye girmenin gaflet olduğunu söylüyor

Dilzar Dîlok

Kürt halkı olarak idam sehpalarına taşınan direniş kültürümüzün arşiv kayıtlarıyla karşılaştık. Sterk Tv ve Özgür Basın kurumları Seyit Rıza ve Arkadaşlarının idam edildiği anların görüntülerini, fotolarını yayınladı. Bu arşivlerin bulunmasında ve yayınlanmasında emeği olan herkes bilmektedir ki demokratik uluslaşma mücadelemiz mutlaka bu emeklerin karşılığını verecektir. Kuşkusuz en büyük emek bize tarih bilinci veren Önder Apo’nundur. Onun yarattığı direniş kültürü, tarihsel bilinç ve varlık bilinci genç tarihçileri de araştırma yapmaya ve tarihe bugünden bakarak ışık tutmaya yöneltti.

Kürdün varlık ve kimlik mücadelesini 20.yüzyılın ortalarına kadar taşıyan, büyük saldırılara rağmen bu direnişi sürdüren, ölüm emirlerine rağmen direnişin anlamından zerre taviz vermeyen ve son anlarında bu çizgiyi bizlere ulaştırmanın mesajını veren Seyit Rıza direniş çizgisini saygıyla selamlıyorum.

Fotoğraflar ‘rahatsız edici’ olarak tanımlandığından flulaştırılmış olsa da direnişin, aman vermemenin, baş eğmemenin mağrurluğu kadar soykırım saldırılarını ve iktidar oyunlarını anlayıp-çözüp aşamamanın üzüntüsünü yansıtıyor. Fotoğraflar bizimle konuşuyor bu anlamda. Çatılmış üç dalın ortasında idam edilenlerin bize söyledikleri taşıdıkları binlerce yıllık varlık ve kimlik direnişi tarihinin toplamı.

Yayınlanan görüntüler Kürt halkının hafızasındaki direniş sayfasını, varlık ve kimlik uğruna verilen bedelleri bir kez daha günümüze ve anımıza taşıdı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci içinde bu arşivlere ulaşılması çok büyük anlam ve önem taşıyor. Seyit Rıza ve arkadaşları diyoruz idam edilenler için, onlar Kürdistan demokratik toplumsal direnişinin bu yüzyıla taşınmış halkaları olarak gururla andığımız tarihimiz ve toplumsallığımızdır. Bir kez daha barışmanın neye rağmen ve neler sayesinde olduğunu düşündürttü. Demokratik toplum sürecine girme adımları atılırken, bugüne kadar verdiğimiz bedellerin neler olduğunu bir kez daha gösterdi.

O fotoğraflar bize unutmamamız gerektiğini bir kez daha keskin bir dille söylüyor. Soykırımdan vazgeçerek Kürt varlığı ve kolektif kimliği hukuk içine alan bir yaklaşım ve uygulama yoksa, barış diye kodlananın barış olmadığını söylüyor. Bir kez daha ‘oyunlarla baş edemeyişin’ son dersini çıkarmanın yetmeyeceğini söylüyor. Bir kez daha kendi toplumsallığımızı koruma ve inşa etme mücadelemizi sürdürme kararlılığımızın önemine dikkat çekiyor. Kendi dilimizi, kültürümüzü ve tüm toplumsal haklarımızı yaşayacağımız bir demokratik kurumlaşmayı geliştirerek toplumsallığımızı inşa edebileceğimize vurgu yapıyor.

Tarih Seyit Rıza şahsında bize “Beni öldüren senin özgürlüğünü verir mi?” sorusunu soruyor. “Oyunlara gelmemeyi” söylerken kendimizi inşayı kendimizin yapması gerektiğini, başka dış güçlere karşı bu konularda beklentiye girmenin gaflet olduğunu söylüyor. Bu anlamda özgürlük dediğimiz, fiziki ve kültürel soykırımın durdurulması ve kolektif haklar temelinde toplumsal kimliğin inşasının ancak toplumun kendisi tarafından yapılacağına da dikkat çekiyor.

Bugünlerde üzerine düşünüp varlığımızı, mücadelemizi ve geleceğimizi aydınlatmaya, anlamlı kılmaya çalıştığımız bir hakikat de Ali Haydar Kaytan-Fuat yoldaştır. Seyit Rıza ile yan yana düşündüğümüzde iki Dersim Pirini yan yana görmekteyiz. Hakikatin iki bedende taşınması da diyebiliriz.

Kuşkusuz Fuat yoldaşı birkaç satırla yazabilmek zor, yazamamak daha büyük bir eksikliktir. Çünkü her birimiz üzerinde çok emeği olmuştur. Bize düşünmeyi, nasıl düşüneceğimizi, şeylere nasıl bakacağımızı ve daha birçok şeyi öğretmiştir. Bize kendi geriliklerimizi gösterdiği kadar kendimizde güzel yanları nasıl inşa edeceğimizi öğretmiştir. Önderlik gerçeğinde anlamsallık olgusunu tartışacak olsak onsuz olamayacağı kadar emek sahibidir Fuat yoldaş. Ve Stefan Zweig tadında bir biyografiye konu olmayı fazlasıyla hak etmektedir. Bu anlamıyla Onun yerine getirdiği görevler karşısında bizim de Fuat yoldaşa karşı görevlerimiz vardır ve henüz bu görevler tamamlanmamıştır.

Fuat yoldaşın Kürdistan özgürlük mücadelesine katılma kararını, Önder Apo’nun onunla yaptığı kapsamlı tarih ve devrim tartışması ardından verdiği belirtilir. Önder Apo’nun Kürdistan bilinci dönemin ‘doğululuk’ tanımlarının kıyılmış-parçalanmış ürkekliğinin tersine Kürdistanîdir. Cesurdur. Tarihsel bağlam sahibidir.

Önder Apo’nun Dersim üzerine özel olarak eğilmesi Seyit Rıza direnişi ve sözleri sayesindedir. O Seyit Rıza ki, son anlarında söylediği cümlelerle direnişini Kürt hafızasına kazımıştır. Ölüm anını sonsuz yaşama anına dönüştürmüştür.

Önder Apo kendi zamanında Seyit Rıza’nın mesajını en iyi anlayan ve o doğrultuda harekete geçen Kürt gencidir. Fuat arkadaşın Dersim Katliamı’nın intikamını alma temelinde özgürlük mücadelesinde yerini almasında Önder Apo’nun kendisini Seyit Rıza ve Ali Haydar Kaytan yoldaş arasında köprü haline getirmesi belirleyicidir. Bu anlamda Önderlik kendisi direniş çizgisinin güncellenmesinin ve yeni çağa taşınmasının temel gücü olmakla birlikte ideolojik grup üyelerinin her birinin kendini tarihsel direniş taşıyıcısı haline getirmesinin de köprüsü olmuş, onların varolmasına, bu anlamda kimlik sahibi olmasına da vesile olmuştur. Tarih olmak ve tarih yaratan olmak denilen de bu durum olsa gerek.

Bugün Seyit Rıza’nın katledilmesi üzerinden uzun yıllar geçti. Fuat arkadaşın şehadetinin üzerinden de 8 yıl geçmişken direnişin halkasını güncelleme zamanı gelmiştir. Dersim kültürünün bir kez daha ayağa kalkıp yürüyüşe geçme zamanıdır. Bunu tarihe sığınarak değil tarihi güncelleyerek, direnişi güncelleyerek, büyüterek yapma zamanıdır. Her bir Dersim çocuğunun bir Seyit Rıza ve bir Ali Haydar olabilmesi temelinde eğitilerek yapılması zamanıdır.

Nasıl ki Ali Haydar Kaytan direniş çizgisiyle Kürdistan özgürlük mücadelesinin önder kadrosu oldu, tarihsel ve toplumsal bir kimlik inşasında Kürtlüğün demokratik uluslaşmasında belirleyici rol oynadı, bugün tüm Dersim çocukları bu rolü oynamalı, bu temelde örgütlenmeyi geliştirmelidir.

Bunun için kendini tarih yapan bu önderler anısına tarihsel araştırma ve demokratik komünal kültürü yaşama-yaşatma komünleri kurmak, bu komünleri Dersim kültürünü güncelde yaşamanın bir dergahına çevirme zamanıdır. Barış ve Demokratik Toplum Süreci bunun için gereken zamanı başlatmıştır. Gerisi Seyit Rıza’nın ve Ali Haydarların ardıllarına düşen görev olmaktadır.

Bu yazı vesilesiyle Ali Haydar Kaytan yoldaşa sevgimi, saygımı bir kez daha dile getiriyor, anısına hakikati anlama ve yaşatma mücadelesini büyütme sözümü yineliyorum.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

NATO Zirvesi’nin ardından

Sonraki Haber

Kapitalizme karşı bir geçiş programı

Sonraki Haber

Kapitalizme karşı bir geçiş programı

SON HABERLER

Madencilerin dayanılmaz arsızlığı!

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Öcalan ‘Halfeti modeli yaygınlaşmalı’ dedi

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Kapitalizme karşı bir geçiş programı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Seyit Rıza’dan Ali Haydar Kaytan’a direnişin sürekliliği

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

NATO Zirvesi’nin ardından

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Yakılan silahlar ve zirve

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Bir dilden fazlası: Kirmanckî yaşamalı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır