• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Temmuz 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Veysi Sarısözen

Karanlık ihtimaller ve aydınlık ihtimaller

11 Temmuz 2026 Cumartesi - 23:00
Kategori: Veysi Sarısözen, Yazarlar

Erdoğan’ın ve hem bakanlarının hem de danışmanlarının dillerinden düşürmediği “Terörsüz Türkiye” lafını Kürt tarafı, barışa ve demokrasiye giderken, iktidarın kendi “tabanını yatıştırmak” için kullanılan bir laf sayıp eleştirse de fazla mesele yapmadı. Müzakere sürecinin başlangıcında bu “esneklik” anlaşılır bir şeydir.

Ama artık “Terörsüz Türkiye” lafının üstündeki bu “taban hassasiyetli” cila dökülmüş bulunuyor. Niyet gün gibi meydanda. Öcalan’a “demokrasisiz” bir “çerçeve yasası” dayatarak işin içinden çıkmaya çalışıyorlar. İmralı’ya kırk beş gündür tek bir heyet gitmediğine göre, Öcalan bu dayatmayı kabul etmiyor. Biraz daha oyalayabilirlerse çerçeve yasa TBMM’nin tatile girmesiyle birlikte sonbahara kalacak.

Sonbahara kadar neler olacak?

Neler olacağını bilemem ama neler olabileceği ile ilgili tahminde bulunabilirim.

NATO Zirvesinde Türk devleti, Rusya’yı “baş düşman” olarak kabul etti. İran’a karşı yeniden başlayan savaşı onayladı. NATO da Bakanlar ve Danışmanlar cuntasının “sivil darbeyi” sonuna kadar sürdürmesine desteğini, bu darbe hakkında tek kelime etmeyerek ilan etmiş oldu.

Bu sonuçtan hareket ederek şu ihtimalleri hesaba katmamız gerekir. Birincisi birkaç ay içinde Ukrayna ABD’den Patriot füzeleri alır ve Rusya’ya karşı çok daha yıkıcı saldırılar gerçekleştirirse Türkiye ile Rusya arasında gerginlik tehlikeli bir şekilde tırmanır. Karadeniz’de deniz çatışmaları bile beklenebilir. İkincisi birkaç ay içinde İran-ABD savaşı bir üst aşamaya sıçrarsa, NATO Türkiye’yi İran’a karşı askeri müdahaleye zorlayabilir. Bu zorlamayı sınırda bilinçli planlanan provokasyonlar izleyebilir. Türkiye-İran arasında tehlikeli bir gerginlik boy gösterebilir. Üçüncüsü Rusya ve İran’la gerginlik baş gösterir göstermez, psikolojik savaş aygıtı durumu “savaşın eşiğindeyiz” diyerek bilinçli bir şekilde abartabilir ve bunun sonucunda da “süreç içinde darbe” faşist diktatörlük aşamasına sıçrayabilir; Özgür Özel’in ve arkadaşlarının dokunulmazlığı kaldırılır, hepsi tutuklanır, kurulmuşsa yeni parti YSK eliyle seçim dışı bırakılır, ani bir kararla baskın seçime gidilir ve Erdoğan yeniden seçilir. Seçilir seçilmez darbecilerin yazdığı bir metni okuyarak “Başkomutan” “çerçeve yasayı kabul etmediği” için Kandil’e savaş açar. Zirvede durup dururken anılan 5’inci madde gereği rejim NATO’nun da desteğini alır. Kalın’ın ziyaretleri de sonuç verir ve Irak da kendi paçasını kurtarmak için bu desteğe katılır.

Böylece ortada ne CHP kalır ne DEM Parti kalır, ne müzakere kalır, ne barış kalır, ne de demokrasi.

Dikkat buyurun, mutlaka böyle olur demiyorum, en kötü ihtimallerden söz ediyorum. Hatta daha da kötü ihtimal olarak Türk devletinin Ukrayna-Rusya ve İran-ABD savaşına bütün gövdesiyle girme ihtimalinden henüz söz etmiyorum. Sadece sözünü ettiğim ihtimaller gerçekleşirse bu en kötünün kötüsü ihtimalin de gerçekleşeceğini de bilmenizi isterim. Kuzeyinde Rusya-Ukrayna, Doğusunda ABD-İran, güneyinde İsrail-Lübnan-Yemen savaşı süren bir Türkiye’nin “asude bir barış vahası” olarak kalacağını yalnızca savaş ihtimalini gizlemek isteyen Türk sınai-askeri kompleksin patronları yemin eder.

“Korkulu rüya görmektense uyanık olmak evladır” demişler. İhtimal gerçek olduğunda yapacak hiçbir şey kalmaz. İhtimal ne kadar uzak olursa olsun, bugün olanlara bakmak, “uyanık” olmak için yeterlidir. Madem bu yazdıklarım henüz sadece uzak ya da yakın ihtimallerdir, o halde bu muhtemel tehlikeleri önlemek de hâlâ mümkündür. Nasıl? Şöyle:

İlk önce Türk devletini her kimler yönetiyorsa onlara “bu ihtimaller gerçekleştiğinde ne olacağını kuvvetle anlatmak gerekir: Türkiye Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın uğradığından beter bir yıkıma, hatta “zafer kazansa” bile sürüklenir. Zafer “Pirus zaferi” olur. Hiç hayal kurmayın. Enkazdan bu defa bir Lozan’la çıkılamaz. Devletiniz ebediyen bölünür. Kimin nereye, hangi bölünmüş bölgeye egemen olacağı bile belli olmaz. Yani sonuç kaostur.

Bu uyarıyı yaptıktan sonra kolları sıvamak şarttır: Birincisi CHP’nin Özgür Özel kanadı “umutsuz seçimde oy kaybetme kaygısıyla müzakere sürecinden uzak durma” taktiğinden vazgeçmelidir. DEM Parti de “müzakere sürecine zarar veririm kaygısıyla sivil darbeye karşı harekete geçme ikirciminden kurtulmalıdır. Her iki parti “sivil darbeye karşı ve müzakere sürecini barış ve demokrasiye yol açacak ölçüde ilerletmek için eylem birliğine girmelidir. Üçüncüsü, mücadelenin sivri ucu Bakanlar ve Danışmanlar cuntasına (ya da “norm dışı devlete) çevrilmeli, Erdoğan ve ailesi (bazılarının dediği gibi sadece onlara münhasır olmak üzere “devr-i sabık yaratmama” sözüyle) tecrit edilmeli, dindar-muhafazakar Müslümanlar CHP-DEM Parti’yle eylem birliğine çekilmelidir. Dördüncüsü, bu geniş eylem birliğinde yer alan güçler, 60 milyonluk Kürdistan’la Türkiye arasında, sınırlar baki kalmak üzere ve dört sömürgeci devletin Demokratik Cumhuriyet’e dönüşmesi temelinde “Konfederal Ortadoğu Ortak Evi” hedefini ilan etmelidir. Beşincisi böyle bir Konfederal Ortadoğu Ortak Evi’nin dünya savaşının dışında kalacağını ilan ile Avrupa Birliği ve Amerika halklarıyla, Rusya ve Çin halklarıyla barış içinde yaşayacağı bir saldırmazlık,  barış ve dostluk anlaşması teklif etmelidir.

Türkiye-İran-Irak-Suriye devletleri + 60 milyonluk muazzam devrimci tecrübeyle donanmış Kürdistan halkı=Ortadoğu’da barış, demokrasi ve refah demektir.

Yine dikkatinizi çekmek isterim: Bu yazdıklarım da en az ilk yazdığım karanlık ihtimaller gibi bir ihtimali perspektiftir. Gerçekleşmesi çok zordur. Önünde muazzam engeller vardır.

Ama karanlık ihtimalleri, böyle aydınlık bir ihtimali gerçekleştirme dışında önlemenin bir başka yolu da yoktur.

Bir de şunu düşünün Kürt Özgürlük Hareketi Fis Köyü’nden yola çıkarken, birçokları onları “gökyüzünü fethe çıkan” hayalperestler saymıştı. Elli yılın sonunda gelinen nokta açıktır: Ulusal birliğe çok yakın devrimci-demokrat 60 milyonluk Kürt halkı hayal bile edilemeyecek kazanımlar elde etmiştir. Türk ordusuyla “yaklaşık askeri denge” kuran Kürt savaşçıları buhar olmamış, fiilen müzakere masasındadır. Başlarında saygınlığı çoktan Türkiye sınırlarını aşmış olan bir Önderliğe sahiptirler. Alevi Pirleri, Nakşi Seydaları duadadırlar. Yüz yıldır var olan komünistler, 68 destanını yazan devrimci sosyalistler, tüm tecrübeleri ve birikimleriyle Kürt halkının yanındadırlar.

Ve elde, yukarıda özetlediğim konfederal komünalist bir yeni düzen programı vardır. Hedef belli, yol bellidir.

“Helva yapmak için” her şey hazırdır. Kazanın altını yakmak ve ileride o helvayı yiyebilir miyiz, yiyemez miyiz gibi hesapları bir yana bırakarak helvanın dibini tutmaması için aralıksız karıştırmak zamanıdır. Ateşi körükleyelim ve helvanın dibini tutturmayalım, yeter.

Bekleyen yenilir, mücadele zafer vaat eder.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Yasa neden çıkmıyor?

Sonraki Haber

‘Gözü uzaklardaydı, oğlunda…’

Sonraki Haber

‘Gözü uzaklardaydı, oğlunda…’

SON HABERLER

Werîşe Muradî duruşmaya katılmadı: Mahkemeyi tanımıyorum

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Bir tarihe tanıklık ve Zilan Katliamı: Allah düşmanımıza yaşatmasın

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Süreçte en büyük tehlike: Erken iyimserlik ve yanlış okuma

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

‘Gözü uzaklardaydı, oğlunda…’

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Karanlık ihtimaller ve aydınlık ihtimaller

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Yasa neden çıkmıyor?

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Çankaya Belediyesi operasyonuna tepki

Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır