8 şiddetinde depremin yaşanabileceği belirtilen Kanîreş’te 108 adet jeotermal sondaj yapılmak isteniyor. Bu girişim bölgede deprem riskini katlarken, ağır metallerle dolu akışkan ise bölgede büyük kirliliğe yol açacak
K. Bület Ongun
Kurban Madencilik şirketi tarafından Çewlîg’in (Bingöl), Kanîreş (Karlıova) İlçesi, Lîçik (Kaynakpınar) Köyü mevkiinde 108 adet jeotermal arama sondajı yapılmak isteniyor. Bu kapsamda yaklaşık olarak arazinin 1490 dönümlük kısmında 12 ayrı lokasyonda toplam 108 adet jeotermal kuyu açılması planlanıyor. Jeotermal kaynak arama ve araştırma çalışmalarının, bir sondaj kuyusu için ortalama 2 ay (60 gün) süreceği belirtilirken, sondajlarda 1100 metre derinliğe inileceği ve Rotary (Döner) yöntenin uygulnacağı duyuruldu. Aynı bölgede ABD’li şirketin jeotermal enerji santrali için sondaj yapma girişimine halk izin vermezken, yapılan açıklamada çıkarılacak olan jeotermal akışkanın öncelikli olarak Kurban Madenciliğe ait olan Kaynarpınar Termal Hotel’de kullanılacağı iddia edildi. 108 adet sondajla sadece otelin beslenmesi ise inandırıcı olmaktan çok uzak olduğu anlaşılırken, bu gelişme ABD’li INGIS şirketinin yapamadığı sondajları halkta rıza üreterek yapma girişimi olarak değerlendirilmekte.
Büyük deprem bekleniyor
20 Mayıs 2026 günü Meletî’de Yedisu Fayı üzerinde meydana gelen 5.6’lık depremin ardından, Kanîreş’i de içine alan bölgede beklenen deprem gündeme gelmişti. Çewlîg’in alüviyal zemini nedeniyle Türkiye’nin deprem riski en yüksek kentlerinden olduğu biliniyor. Jeoloji Müh. Odası’nın hazırladığı raporda bölgenin büyük depremlere gebe olduğu belirtilmişti. Raporun, “1900’den günümüze kadar geçen zamanda Bingöl ilinde çok sayıda can kaybına neden olan büyük depremler yaşanmasına, kent merkezi ve Karlıova, Yedisu ilçe merkezleri ile 36 köy yerleşim birimi doğrudan fay hatları/zonları üzerine oturduğu bilinmesine rağmen kamu kurumları bu bölgede yaptıkları yeni yerleşim alanı ve konutları da yine fay zonları üzerinde yapmışlardır. Bu durum açık bir cinayete davetiye niteliğindedir” tespiti dikkat çekiciydi. Çewlîg ve çevresinde depremlerin sıkça görüldüğü ve büyük bir depremin yaşanabileceğini söyleyen Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, uyarıların yerel yönetimlerin ve halkın hazırlıklı olabilmesi açısından kritik olduğunu belirtirmişti.
JES’ler depremi tetikler, bölgeyi zehirler
Deprem kuşağının en canlı bölgesinde yapılmak istenen JES sondajları bölgedeki deprem riskini katlayacak. Jeotermal kaynaklara ulaşmak amacıyla yapılan sondajlarla yeraltının bin ila 5 bin metre derinliğine kadar inilerek ulaşılan yüksek sıcaklıktaki akışkan yeryüzüne çekilmekte. Bu akışkan içinde arsenik dahil birçok ağır metal bulunmakta. Jeotermal sondajlarında rezervuarı beslemek amacıyla yeraltından sıvıyı çekebilmek için yeraltına ayrıca su basılır. Sondajın kendisi depremleri tetiklerken, sondaj sırasında salınan suyun ve santralde soğuyan akışkanın bir kısmının geri basıldığı reenjeksiyon kuyularında uygulanan bu işlem fay hatlarında çeşitli dengesizliklere sebep olduğu bilimsel raporlarda yer almaktadır.
Yaşanan bazı depremler
Çanakkale Ayvacık’ta son yıllarda ortaya çıkan depremlerin yoğunlaştığı bölgenin JES’lerle çakışıyor olması depremlerin JES’lerle bağını gösteriyor. JES’lerin adeta işgal ettiği Aydın Germencik’te ise yüzlerce ardı ardına depremler olmuştu. Denizli’de yaşanan 55 deprem silsilesi yine JES’lerle ilişkilendirilmişti. İsviçre’nin St. Gallen şehri yakınlarında, jeotermal kaynaklar için 2013 yılında yapılan sondaj çalışması depreme neden olmuştu. İsviçre Sismoloji Merkezi bu sarsıntıların yerin derinliklerinde birikmiş ısı kaynaklarının oluşturduğu enerjiyi ortaya çıkarmak için kullanılan JES’lerin yol açtığını tespit etti. ABD ve Endonezya’da birçok depremin tetikçisi olan JES’lerdeki ısrarın tek nedeni sermayenin ilgisi. 108 adet sondajın yapılmak istenen Karîneş’te terml otel için yapıldığı iddiası gerçeği yansıtmazken, yeraltından hangi amaçla çıkarılırsa çıkarılsın bu süreç bölgede beklenen depremi tetiklemesi kaçınılmaz olacak.









