• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Eylül 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Korku imparatorluğundan teslimiyete: IŞİD-Nihat Kaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
8 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

IŞİD’in son mevzisinin düştüğüne tanıklık etmek için günlerdir Derazor’un Baxoz köyünün etrafında bekliyoruz. Yaklaşık bir gün süren şiddetli çatışmaların dışında, IŞİD üyeleri ve ailelerinin gelip teslim olma anlarını hep izledik. Şimdiye kadar Baxoz köyünden çıkan 20 bin civarında kişi DSG güçlerine teslim oldu. Köyde hala kaç kişi olduğu, kaçının kadın, kaçının çocuk, kaçının erkek olduğu belli değil. Ancak teslim olanlardan edindiğimiz tek bilgi, çatışmalar ve teslim olmalara daha başlamadan önce Baxoz köyünde toplam 25 bin civarında insanın olduğunu öğrendik.

Onların da yakın bir dönemde gelip teslim olmaları bekleniyor. Birkaç yıl öncesine kadar Irak ve Suriye’yi kasıp kavuran, ilerlediklerine dair en küçük bilgi dahi duyulduğunda karşısında orduların silahlarını bırakıp kaçtığı, dünyaya korku salan IŞİD’in bu şekilde teslim olma noktasına gelebileceğini kimse tahmin dahi etmiyordu. Irak ve Suriye’de geniş coğrafyalara hükmeden IŞİD’in Baxoz köyünde sıkıştırılması ve teslimiyete zorlanması tabi ki kolay olmadı. Bu uğurda en büyük bedeli de Kuzey ve Doğu Suriye halkı ödedi. IŞİD’in bu şekilde teslim olması dünya geneline büyük bir nefes aldırsa da Kuzey Suriye halkı bundan sonra da IŞİD gerçeğiyle uğraşmak zorunda kalacak. Çünkü sadece Baxoz köyünden 25 bin civarında IŞİD üyesi ve aileleri gelip teslim oldu. Bunların dışında da yüz binlerce kişi ya IŞİD üyesi ya da IŞİD ile bağlantılarından dolayı ya tutuklu ya da kamplarda. Üstelik bu insanlar sadece Suriye vatandaşı da değil. Dünyanın her yerinden insan var. Ki, Baxoz köyünün kırsalında teslim olanlarla yaptığımız konuşmalarda hemen hemen hiçbiri pişmanlık belirtisi dahi göstermedi.

İşte asıl soru bu noktada açığa çıkıyor, bundan sonra bu IŞİD üyeleri ve IŞİD gerçeği ne olacak? Şimdiye kadar gelip teslim onlar arasında Suriyeli ve Iraklıların yanı sıra Doğu Türkistan, Endonezya, Suudi Arabistan, Fransa, Rusya, ABD, Almanya, hatta Avusturalyalı bile var. Bazılarıyla yaptığımız konuşmalarda büyük bir kesimi IŞİD üyesi olmadığını söylese de ‘İslam Devleti’ söylemi için IŞİD’e geldiklerini de inkar etmiyorlar. Çok az sayıda kişi IŞİD üyesi olduğunu itiraf etti, düşüncelerini savundu. Neden bu kadar insan öldürdükleri sorusuna da İslamiyet’te öldürmenin olduğu şeklinde cevap verdiler. Ancak hiçbiri IŞİD’in 2014 yılında Şengal’de yaptığı katliama izah getiremedi, susmayı tercih etti.

Evet, IŞİD yenildi, üyeleri de şimdi teslim oluyor. Ancak bir yıl gibi kısa bir sürede dünyayı kasıp kavuran, dünyanın her köşesinden insan devşirip savaştıran IŞİD, nasıl oldu da böyle teslim olma noktasına geldi? Aslında her ikisinin de nedeni aynı. Yükselişinde bir korku imparatorluğu yarattı. Asker, sivil ayrımı gözetmeksizin, yakaladığı herkesi düşüncelerini kabul etmediği için ‘kafir’ diye niteleyerek katletti. Öyle ki, ismi katliamlarla özdeşleşti. Bu özdeşlik onu sürekli saldıran pozisyona getirdi. Silahlı güçleri saldırmasa da psikolojisi saldırdı, karşısına çıkan orduları daha savaş meydanına inmeden bozguna uğrattı.

Silahlı üyelerinin yaptığı sadece korku psikolojisinin sağladığı galibiyetin ganimetini toplamaktı. Ancak psikolojik üstünlüğün bir dezavantajı da var ki, kırıldığında bir daha toparlanması neredeyse mümkün olmuyor. IŞİD’in da yarattığı psikolojik ‘korku imparatorluğu’ Kobane’de ilk darbeyi aldı. Yenilgisi de ondan sonra başladı. IŞİD ‘korku imparatorluğunu’ yaratmasaydı yükselemezdi, yenilgi başladığı noktada da ‘korku imparatorluğundan’ geri dönemezdi. Çünkü siyasi ve idari bir iskelet kazanan yapıların hiçbiri değişimde esnek olmaz. IŞİD de coğrafik bir hakimiyet kazanıp, idari bir yapı oluşturunca esnekliğini yitirdi. İşte bu yüzden IŞİD’in yenilgisini yükselişinde aramak lazım. Çünkü her ikisi de aynı nedene bağlı. Ancak bundan sonrası için kaygılanmak gerekir.

IŞİD üyelerinin teslim olma anlarını izlerken karşılaştığım; işaret parmağını havadan indirmeyen kadınların tekbir getirmeleri, erkeklerin pişmanlıktan söz etmemeleri, esaret altında bile toplu namazdan vazgeçmemeleri bu insanların teslim olsalar dahi IŞİD’in ideolojik etkisinden kopmayacağını gösteriyor ki, bu da kaygılanmaya yeterli nedenler. Ama en önemlisi, Baxoz köyünde aldıkları son yenilgi, IŞİD için kendisini sınırlayan çemberlerin de kırılmasına neden oldu. Bu çemberler geçmişte IŞİD’in kendisini değiştirmesini engelliyordu. Ancak şimdi değişiminin önündeki engeller kalktı.

Kitle tabanını yeniden toparlayabilmesi durumunda yeni bir siyasal örgütlenme içine girebilir. Bunun için de yeterli bir alt yapısı hala mevcut. IŞİD Baxoz köyünde ağır bir yenilgi almış olsa da hala dünya genelinde serbestçe dolaşan milyonlara varan üyesi ve sempatizanı var. Bunlarla bağlantı kurup, bu ilişkiyi bir örgüte dönüştürmesi durumda yeniden boy gösterebilmesi mümkün. Ancak bundan sonra daha farklı ve daha tehlikeli bir şekilde. Bunu siyasi olarak; dünyada teşhir olan IŞİD ismini ve kimliğini değiştirip, yeni bir kimlikle dünya dengelerinde yeni bir yer ve müttefikler edinmeye çalışarak yapabilir.

Askeri olarak da, 2014-2019 arası dönemde elde ettiği coğrafik hakimiyeti koruma pahasına girdiği cephe savaşını terk edip, yer altına çekilerek, bombalı saldırılar şekline dönüştürebilir. Ki bu durum dünyayı görünmez bir saldırının etkisi altına sokabilir. Bundan kaynaklı olarak IŞİD’in askeri olarak yenilmesinin ardından bu insanların rehabilite edilebilecekleri programların oluşturulması gerekir. Bu tarz programlar devreye sokulmadıkça IŞİD düşüncesi dünya geneli için bundan sonra da tehlike oluşturmaya devam edecek.

 

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

‘Halkların biricik yoldaşıydı…’

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hüseyin ağabey bizler için bir arkadaş, yoldaş, dost canlısı bir insandı. Entelektüel, aydın kişiliğiyle halkımızın, halkların biricik yoldaşıydı. Zindanı yaşayan...

Süreç karşıtları ve devlet

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Yaklaşık iki yıl önce, Kürt halkı ve Aleviler başta olmak üzere Türkiye haklarını ve toplumun tüm kesimlerini çok yakında ilgilendiren...

İnsanlık suçu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

İnsanlık tarihinde en büyük suçlardan biri ırkçılıktır. Bu suç günümüzde de işlenmektedir. İktidarlar kendi çıkarları doğrultusunda el altından da olsa...

Hep hikâyede

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hırs için can ve zaman harcayan çağlardan bu günlere kadar geldik. Öyle ki geldiğimiz yerleri ve ezberleri beraberimizde getirdik. Denilir...

Ağustos enflasyonu: Garp cephesinde yeni bir şey var!

Yazar: Yeni Yaşam
5 Eylül 2026

TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan ağustos ayına ilişkin aylık ve yıllık enflasyon oranları arasındaki farklılıklar sürüyor: TÜİK’in yıllık enflasyonu...

Karaburun Bilim Kongresi

Yazar: Yeni Yaşam
5 Eylül 2026

Karaburun Bilim Kongresi’nin 20.’si İzmir’in Karaburun ilçesinde gerçekleştiriliyor. Türkiye’de bir etkinliği 20 yıl boyunca istikrarlı biçimde sürdürmek başlı başına bir...

Sonraki Haber

Beka tartışması da iktidarı kurtaramayacak-Ali Sinemilli

SON HABERLER

İran rejimi Komele’nin kampına saldırdı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

‘Çerçeve yasa’ nasıl uygulanabilir?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Cenazesi derin dondurucuda bekletilen Cemile’nin annesi: 11 yıl geçti, hiçbir mahkeme bizi çağırmadı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

GES, siyanür ve taç ocakları ortasında direniyor: Meya Antik Kenti

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

İtalyan filozof Sandro Mezzadra: ‘Savaş Rejimi’ne karşı kurtuluş enternasyonalizmi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Barışın eşiğinde bir annenin yaktığı kına

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Barış anayasanın gölgesinde yapılmalı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır