• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Ekim 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

İmkanları yaratandan çok, kullanabilen yol alır-Tacim Şimşek

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

31 Mart yerel seçimleri yapılmış olmasına rağmen sonuçlandığını söyleyemiyoruz. Başta İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye seçimi olmak üzere birçok merkezde seçim sonuçlandırılmıyor. Yapılan itirazlar, sunulan gerekçeler hukukun ve hayatın (bugüne kadar yapılmış seçimlerin) olağan akışına uymuyor. İstanbul’da AKP tarafından İlçe Seçim Kurulu’na yapılan itirazlar sonucu oylar yeniden sayıldı.

AKP bu kez oyların yeniden sayılması için İl Seçim Kurulu’na itiraz etti. Oylar yeniden sayılıyor. Öyle görünüyor ki bir sonraki adımda Yüksek Seçim Kurulu’na itiraz edilecek. Ankara’da seçimin Mansur Yavaş lehine sonuçlandığı kesin olduğu halde AKP’nin itirazı sonucu oylar yeniden sayıldı. Ancak AKP tekrar itiraz etti. İstanbul’dakine benzer bir süreç Ankara’da da işletiliyor.

04.04.2019 günü başka ilginç bir gelişme daha yaşandı. Adana ve Antalya da seçimi kazanan CHP adayları ‘Mazbatalarını almayacaklarını, belediyelerde ciddi yolsuzluklar olduğunu, belediyeleri ancak mülkiye müfettişleri eşliğinde devralabileceklerini’ açıkladılar. Bu baş döndürücü gelişmeler yaşanırken AKP genel başkanı- Cumhurbaşkanı uzun bir sessizlikten sonra dün “seçimin bittiği ancak hukuki sürecin başladığını” belirterek, “YSK kime mazbatayı verirse başkan odur” açıklamasında bulundu.

Benzer açıklamalar Devlet Bahçeli tarafından da yapılmaktadır. İlk iki günden sonra Kılıçdaroğlu’nun sessizliğe bürünmüş olması da hayra yorulamaz. Ana akım medya 24 saat canlı yayınlarla sandık, oy gevezeliği ve manipülasyonlarla adeta toplumu hipnoz etmiş durumda. Ama biliyoruz ki geri planda iktidar klikleri arasında çeşitli toplantı, görüşme ve pazarlıklar yapılmaktadır.

Seçimin ilk günü bile YSK başkanı ortaya çıkan imkânı değerlendirip hiç kimsenin beklemediği şekilde Anadolu Ajansı’na ayar vermiştir. Tüm bu olup bitenleri basit oy sayım, döküm hatalarının düzeltilmesi için işletilen süreç olarak görebilir miyiz? Akıl, mantık ve yakın dönem seçimleri, tarihimiz buna hayır diyor. Yaşananlar bize 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası gelişmeleri hatırlatıyor.

7 Haziran milletvekili seçimlerinde HDP aldığı %13 oy oranı ile demokrasi güçlerinin önüne konulan seçim barajını tuzla buz ederek kurulu geleneksel Türkiye siyasi sisteminin dengesini bozacak bir sonuç doğurdu. AKP’ nin tek başına hükümet kurması imkânsız hale geldi. İktidar güçleri, bir aylık oyalamadan (CHP-AKP arasında yapılan istikşafi görüşmeler) sonra toplum yeterince yönlendirilip, kendi aralarındaki ittifakları netleştirince hamlesini yaptı. Deniz Baykal’ın Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmeden sonra, MHP Genel Başkanı Bahçeli ile yapılan görüşmeler ve Bahçeli’nin seçimlerin yenilenmesi çağrısı.

Onca katliam ve provokasyona rağmen 1 Kasım seçimlerinde de HDP baraj altına itilemedi. Başta MHP olmak üzere CHP’nin de desteği ile milletvekili dokunulmazlıkları kaldırılıp HDP’nin etrafında şekillenen toplumsal muhalefet tümüyle bastırılmak istendi. Milletvekilleri, belediye başkanları tutuklanıp HDP’li belediyelerin tamamına kayyum atandı. Bugünden baktığımızda şunu net olarak anlıyoruz. 7 Haziranda seçimin nasıl sonuçlanacağı HDP tarafından tahmin edilmiş olmakla birlikte, sonrasında hangi siyasi gelişmelerin olabileceğine dair yeterli bir öngörüsü ve neler yapacağına dair bir hazırlığı yokmuş.

Bundan dolayıdır ki 7 Haziran seçiminin demokrasi güçleri açısından ortaya çıkardığı muazzam siyasi fırsatlar kullanılamadı. Sistem açısından siyasi kriz diyebileceğimiz bu durum, iktidar güçlerince bir fırsata dönüştürüldü. Bugün de benzer bir durumla karşı karşıyayız. CHP’nin kazanmış olduğu görünen Ankara, İstanbul, Adana, Mersin, Antalya, Hatay vb illerin tamamı HDP’nin “Batıda AKP-MHP ittifakını geriletme” taktiği sayesinde gerçekleşmiştir. HDP’nin bu taktiği olmasa CHP’nin bu belediyelerin hiçbirini kazanma imkanı olmayacaktı. Seçim sonuçları elbetteki iktidar klikleri arasında bir yönetimsel kriz oluşturmaktadır.

Türkiye’nin bugün karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlar ve başta Suriye merkezli olmak üzere kendisini sıkıştıran uluslararası ilişkiler düşünüldüğünde, bu durum daha iyi anlaşılacaktır. AKP-MHP ittifakının yerel seçimleri bir beka sorunu olarak propaganda etmesi hamasetten ibaret değildir. Mevcut iktidar güçleri karşı karşıya oldukları sorunları ancak ve ancak muhalefetsiz ,tümüyle merkezileşmiş bir yönetim tarzıyla aşacaklarını düşünmekteler. Devlet Bahçeli’nin Büyükşehir Belediyeleri ile ilgili önerdiği yasa değişikliği bunun ip uçlarındandır. Dolayısı ile tüm hesaplarını buna göre yapmaktalar.

31 Mart seçim sonuçlarını da öyle değerlendirmek isteyecekler. Zaten seçim öncesi bunu açık saçık söylediler. İstemedikleri bir sonuç çıkınca onu aşacak hazırlıklarını da kısmen ilan ettiler. Burada sorulacak kritik soru şudur: Seçimin böyle sonuçlanmasını sağlayan HDP’nin, seçim sonrası ortaya çıkan siyasi durumu, demokrasi mücadelesinin bir imkanı olarak kullanabilmeye yönelik bir hazırlığı var mı? Bunu yapmasına fırsat verilir mi? Bu sorulara cevap vermek için yine yakın tarihimize bakmakta fayda var.

Toplumsal muhalefet, son on yıldır çeşitli yollarla demokrasi mücadelesini ilerletecek önemli imkanlar ortaya çıkardı. Ancak ne yazık ki bu imkanların halklar ve emekçi sınıflar için kazanımlara dönüştürülmesine öncülük edecek siyasi oluşumlar, bu rolü yerine getiremediler. Bu rol CHP’ye havale edilmektedir. CHP ise sistemin kurucu bir unsuru olması hasebiyle her seferinde ortaya çıkan bu imkanları, iktidar güçlerinin kendisini yenilemesini, onarmasını, güç toplamasını sağlamak için kullanmaktadır.

Toplumsal muhalefet CHP aracılığı ile sisteme yedeklenmektedir. Bu kısır döngüyü kıracak siyasi bir akıl oluşmadıkça CHP’nin topluma küçük umutlar, büyük hayal kırıklıkları yaşatması devam edecektir. Toplumsal mücadelede dönemsel taktikler ebetteki önemlidir. Ancak bu taktiklerin ortaya çıkardığı imkanları kimler kullanabilirse, onlar siyaseten yol alırlar.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Fransa ve politika

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

“Sıkıysa gelip yaşasınlar benim dokuz metrekare evimde. Az önce bir polis vardı. Ona böyle yaşanamayacağını anlatıyordum. O da abarttığımızı söylüyordu....

Eşit yurttaşlığın cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Dar kalıpları aşarak demokratik bir gelecek için ortak hareket hiç bu kadar elzem olmamıştı. “Yeni Toplumsal Sözleşme” için bir dakika...

Fransa’da yakılan kıvılcım aleve dönüşür mü?

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Fransa’da liselilerin başlattığı, üniversite öğrencilerinin, öğretmenlerin, velilerin, göçmenlerin, sol örgütlerin, işçi sendikalarının da katıldığı ve diğer Avrupa ülkelerine de yayılan...

İstanbul Barosu’nda demokratik değişime devam…

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

İstanbul Barosu’nun geleceğini belirleyecek olan vatan ve millet söylemlerinin yüksekliği değil; ortak kaynakların nasıl yönetildiği, farklı görüşlerin ne kadar temsil...

Burjuva medyasının lağım kokan nefesi…

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Bugünlerde dijital medyada yayınlanan isyan resimleri egemen sınıfları çılgına döndürüyor. Arjantin, Arnavutluk, Belçika, Brezilya, Fransa, İspanya ve İtalya sokakları protesto...

Aleviler barışın neresinde olmalı 

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

İçinden geçtiğimiz dönem, Türkiye'nin siyasal ve toplumsal geleceği açısından önemli bir eşiktir. Uzun yıllardır çözülemeyen sorunların, çatışmanın ve toplumsal kutuplaşmanın...

Sonraki Haber

‘Dış basın’ ve ‘uluslararası kamuoyu’ mitleri-Zafer Yörük

SON HABERLER

YJA Star Bêrîtan’ı andı: Direniş mirasını sürdüreceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Zonguldak’ta grizu patlaması: 3 kişi gözaltında

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Milyonarca yıllık ekosistem yok ediliyor: Botan’da devlet sermaye talanı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Azad Doğan’dan Avrupa devletlerine çağrı: Açık tutum ve ortak deklarasyon şart

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Nurcan Akpirinç’in şüpheli ölümünde 4 aydır tutuklama yok: ‘Beni öldürecek’ diye mesaj atmış

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Kadınlardan barış sürecini izlemek için bağımsız grup kararı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

İstanbul’da gecekonduda yangın: 1 çocuk hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır