• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
18 Şubat 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

‘Seçimler hükümeti değiştirir toplumu değil’

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
12 Nisan 2019
Kategori: Manşet, Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Julien Le Gros*

Fransız filozof Alain Badiou ile söyleşi. Shlomo Sand The End of the French Intellectual (Verso, 2018) kitabında Fransız düşüncesindeki bir çöküşten söz ediyor. Dünya çapında eserleri en çok okunan Fransız filozof olarak bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Son dönemde Fransız felsefesi hakkında varılan bu yargı bence işin düşünsel boyutundan ziyade siyasi yanıyla ilgili. Geçmişte, özellikle de İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde Fransız aydını bir dava insanı olarak temsil edilirdi. Fransa’da icat edilmiş bir figürdür bu. Bu ülke radikal siyasi tavır takınan yazarlarla doluydu. Komünistler cephesinde Sartre biliniyor, ama savaştan önce aşırı sağda da böyle yazarlar vardı: Robert Brasillach, Louis- Ferdinand Céline gibi… 1980’lerden sonra geniş bir grup Fransız filozofu gerici ve muhafazakâr saflara geçti. Yurtdışındakiler Fransız aydınının çöktüğünü söylediklerinde onlara katılıyorum. “Yeni Filozof”ların temsil ettiği şeyi istemiyorlar – ki onlar da aslında ne yeniler ne de filozof. Her ülkenin zaten kendi muhafazakârı var, bir de bizim neoliberallerimize ihtiyaçları yok. Neyse ki hâlâ birkaç istisna var. Ben de kendimi bu sıfata layık görebilirim!

Sartre’dan nasıl koptunuz?

Aslında Sartre’dan hiçbir zaman kopmadım. Onun hakkında yazdığım son metinlerde, ölümü üzerine 1980’lerde ve sonrasında yazdığım yazılarda, onun büyüklüğünü her zaman teslim ettim. Felsefi olarak ondan ayrılmam çok daha erken, 1950’lerin sonunda oldu; yapısalcılıkla, Michel Foucault, Louis Althusser, Gilles Deleuze ve Jacques Lacan’ın yeni eserleriyle tanışmıştım. Artık fenomenoloji veya varoluşçuluk üzerinden çalışamıyordum. Fakat Sartre siyasi ilkelerine her zaman bağlı kaldığı için bu açıdan ona yakın olmayı sürdürdüm; onu sert bir şekilde eleştirmem gerekmedi.

Seçimleri boykot ediyorsunuz. Donald Trump ve Jaïr Bolsonaro’yu iktidara getiren kimlikçi politikalara geri dönüşle birlikte aşırı sağın 2020’de Fransa’da da kazanabileceğini söyleyenlere cevabınız ne olur?

Seçim işlemi her zaman aşırı sağ için bir nimet olmuştur. Hitler bile 1933’te seçimle başa gelmişti. Komünistlerin ulusal seçimlerle başa geldiği vaki değil. 1981’de François Mitterrand seçildiğinde insanlar böyle bir hayale kapılmıştı, ama iki yıl sonra gördük ki o da eski düzenin bir devamıydı. Oysa aşırı sağ seçimlerde gerçekten iktidara geliyor. Ve bu yine olacak! Neden? Çünkü bu tip oy hakkı toplumu değiştirmek üzere tasarlanmış değil. Kuralları herkesçe kabul edilen, mutabakata dayalı bir sistem bu. İnsanlar nasıl seçimlere bir ülkenin gidişatının belirleneceği özgür bir alan olarak bakabiliyor, anlamış değilim.

Eski bakanlardan Alain Peyrefitte, Mitterand seçildiğinde çok doğru bir şey söylemişti: “Seçimler hükümeti değiştirir, toplumu değil.” Söylediği doğruydu, çünkü bu herkesin üzerinde anlaştığı bir kural. Bu da şu demek: Toplumu yönetenler, ki herkes bunların bir avuç büyük sermayedar olduğunu biliyor, kendi zararlarına olacak bir seçime izin vermezler. İşler biraz kızıştığında, risk fazla büyüdüğünde, son savunma hattı olarak aşırı sağı desteklerler. ABD’de Donald Trump seçimle iktidara gelebilir, ama bir komünist asla. Bu her yer için geçerli. Parlamenter seçim sistemi İngiliz emperyalizminin icadıydı ve 18. yüzyılda Rousseau tarafından eleştirilmişti. Seçimlerin neden demokrasi anlamına gelmediğini çok güzel açıklamıştı Rousseau. Syriza tecrübesi bence yeterli olmalı. Yunanistan’da bu parti kapitalist buyrukların yöneticisi haline geldi. Öyle ki bugün Çipras hükümeti hâlâ militan tavrını sürdürenleri tutukluyor.

Sosyal konutların açık artırmayla satılmasına karşı çıkan grupları hapse atıyor. Avrupa önderliğindeki Yunan kapitalizminde şimdi en çok kâr getiren uygulama oldu bu. Macron’u da Fransa’daki Bonapartist geleneğin bir yan ürünü olarak görüyorum. Geleneksel parti sistemi tehlikeye girdiğinde, dengesini kaybettiğinde, tek bir figür çıkıp hemen kendi tertibatını yerleştiriyor. Koşullardan yararlanıp iktidar konumuna yerleşiyor. Macron, hem sağda hem solda krizin yaşandığı bir dönemde ortaya çıktı. Sol parçalanmış durumda. Komünistler ortada yok. Sosyalist Parti iktidardaki icraatlarıyla bütün inanılırlığını kaybetti. Sağın durumu da iyi değil zira aşırı sağ ile olan ilişkisini kontrol edemiyor. Macron, ne sağcı ne solcu olduğunu söyleyerek işe başladı. Bu durumda tam olarak nerede durduğunu sormak lazım! Ailemde, tıpkı De Gaulle veya Louis Napoleon gibi Macron’u da savunan birçok kişi var. Başka hiçbir şeyin işlemeyeceği fikrinden kaynaklanıyor bu. Büyük ölçüde negatif bir bağlılık: “O değilse kim? Çok daha kötüsü!”

http://www.e-skop.com’dan alınmıştır. Çeviri: Derya Yılmaz

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Kürt ulusu, demokratik ulusun ilk örneğidir

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

Tekrar, öğrenmenin anasıdır. Ama tekrar ede ede öğrendiğini hâlâ tekrar edersen yeni bir bilgiyi öğrenemezsin. Örneğin “demokratik ulus” kavramını tekrar...

Türk medyasına yön veren akıl

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

İktidarın özenle böyle bir pozitif atmosfer yaratmaya çalıştığı görülmektedir. Haliyle insan sormadan edemiyor; Kürdün bir uluslararası toplantıya katılımını sorun olarak...

29 Eylül 1926 mektubundan günümüz için dersler

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

76 Kürt aydınının yazdığı mektup hem Kürt siyasi tarihinde hem de Türkiye’nin erken cumhuriyet dönemi Kürt sorununa yaklaşımında önemli bir...

Mersin Akdeniz ilçesinde sosyo-mekansal ayrışmanın görünümü

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

Mersin’de neoliberal akılla yapılan her türlü kentsel faaliyet uzun yıllara yayılan yarılmalar yaratacaktır. Nitekim Akdeniz ilçesi ve diğer ilçeler arasındaki...

New-START sonrası olasılıklar

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

Berlin, Varşova veya Stockholm’ü kısa sürede vurabilecek füzeler sadece Kaliningrad’da konuşlandırılmış değillerdir. Gerginliğin geri dönülemez sınırını aşması durumunda, halihazırda ABD’nin...

Veysi Aktaş: Kürdü özne yapan, soykırım düzenini aşan önderlik gerçekliği var

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

DEM Parti Aydın İl Örgütü’nün düzenlediği 'Barış ve Demokratik Toplum İnşasında Halk Buluşması'nda konuşan Veysi Aktaş, 'Soykırım sistemini aşan bir...

Sonraki Haber

IŞİD’lilerden hesap sormalıyız

SON HABERLER

Kürt ulusu, demokratik ulusun ilk örneğidir

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

Türk medyasına yön veren akıl

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

29 Eylül 1926 mektubundan günümüz için dersler

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

Mersin Akdeniz ilçesinde sosyo-mekansal ayrışmanın görünümü

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

New-START sonrası olasılıklar

Yazar: Yeni Yaşam
18 Şubat 2026

Kurtulmuş’tan rapor açıklaması: Çalışmalar sona eriyor

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Veysi Aktaş: Kürdü özne yapan, soykırım düzenini aşan önderlik gerçekliği var

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır