• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Eylül 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Umuda omuz vermek…-Azad Barış

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
2 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bugün bütün dünyada bir umutsuzluk hali var ve bu hal her gün daha da çoğalarak yayılıyor.

Insanlığın bu hali ruhiyesi geleceğe dair umudu da her geçen gün biraz daha tekinsiz bir evreye doğru sürüklüyor. Bazılarımız nostaljinin iflah olmaz kuytusunda çocukluktan kalan masallarımızdaki bilge ve erdemli kahramaları arayıp duruyor.

Gerisi ise tamamıyla umutsuz ve idolsüz bir şekilde çağın ruhsuz hızını yakalamak kaygısıyla ömür tüketiyor. Yeni bir zaman ve mekan algısı olarak karşımıza çıkan bu tasasızlık, her geçen gün toplumsal hayata sirayet eden yeni bir “yaşam fıtratına” dönüşüyor. Ortak değerler yerine kendi bireysel yasasının mutlak aktörü gibi davranıp başkalarının çizdiği çemberin içine kayarak etkin birey olma vasıflarını tamamıyla yitiriyorlar. Etkin birey yitimini yaşarken yeni bir değerler koduyla kendilerini normatif olanın yerine ikame ediyorlarmış gibi bir algıyla hareket ediyorlar. Oysa algısal olarak öyle olsa da, olgusal bağlamda hem toplumsal mücadele alanından hem de geleceği umut etmekten uzaklaşıyorlar. Bu kopuş zamanla çağın yeni bir kaybı olarak kendini nüksettiriyor.

Zamanla toplumsal bir nevroz haline dönüşen bu etkin olamama durumu bireyin umut etme ve hayal kurma yetisini tamamıyla elinden alıyor. Böylece başkaları tarafından çizilen yolların esaretine düşme hali, çağın belirgin özelliklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Eşyanın tabiatı gereği böylesi bir bölünmeyi yaşayan bireyler ister bilinçli ister bilinçsizce olsun umuttan, hak aramaktan, adaletten ve merhametten uzak kalırlar. Hatta zamanla umutsuz, erdemsiz, zalim, hırslı ve kindar olmaya doğru evrildikleri gözlenmiştir. Bu hakikate katılma ihtimali bile, bireyin içinde olduğu bunalımın ne kadar derin olduğu gerçeğini karşımıza çıkarıyor. Bu umutsuzluğu aşmanın yegâne seçeneği hiç şüphesiz toplumsal mücadele alanıdır. Lakin insan etkin özne olarak verdiği mücadeleyle bizatihi kendi tarihinin öznesi olabilen tek varlıktır.

Çünkü kendi değerlerini insanlığın değerler merkezi üzerine inşa etmeyen hiç kimsenin ne kendi tarihinin öznesi olma ne de erdemlik mertebesine yükselme ihtimali söz konusu değildir. Ancak bu bağlamı aşan bir bağlamla cesaret, ölçülülük, bilgelik ve adalet kavramı asıllarının bulunduğu idealar dünyasına temas eden ve bu idealar mücadelesi üzerinden erdeme erişme yolunu açabilir.

Nitekim aklın bedeni denetimi altına alma hali ancak bu sayede ortaya çıkabilmiştir. Umut insanın etkin varlık olarak düşünmeye başlayıp geleceği tasarlama halinin en yaratıcı biçimidir. Varlığın ilk evresinden itibaren insan her zaman kesintisiz bir biçimde umut etme çabası içinde olmuş ve bütün zorluklara rağmen bu yörüngede dinamik bir mücadele vermiştir. Buna göre insanın her varlık anı kesintisiz bir biçimde umut etme ve varlık mücadelesiyle iç içe gelişen diyalektik bir döngüdür. Onun için her gözlerimizi kapadığımızda ninelerimizin hüzünlü ve kederli ninnileriyle irkiliyoruz döngünün bu ikliminde. Çünkü yaşadığımız topraklar her ne kadar kardeş masalları ve ortak ninnilerin toprakları olsa da, yaşadıklarımız umut ettiklerimizden farklıydı.

Bir önceki yüzyılın yıkımı ve savaşının dehşeti gibi olmasa da, toplu yıkımlara ve etnik kıyımlara yol açacak yeni bir dönemin başlangıcında olduğumuzu tekrar anımsamalıyız. Hiç şüphesiz bu yeni yıkımların ve kıyımların açacağı yol, tarihte olduğu gibi bugün de yine birilerinin amaçlarına giden yoldur. Böylesine korkunç bir yola izin vermeme ve bütün levhaları bir bir söküp atmanın bir erdemlilik beyanı olduğu muhakkaktır. Bu beyanı ancak umutla, imanla ve irfanla yapabiliriz.

Bu yol cesarettir, geleceğe dair yeni bir umuttur ve barışa giden yoldur. Üzerinde yaşadığımız topraklarda yaşadığımız acıların ortak hatrı için barışın yoluna taşlar döşeme insanın en umutlu halidir. Yaşadığımız onca korkunç acıların, üzüntülerin ve sıkıntıların tekrar yaşanmaması için nefeslerinin terbiyesiyle erdemleşenlere omuz vermek etkili bir duruştur. Bu duruş yaşam hakkını savunmaktır, ölüme dur demektir.

Büyük emeklerle bugüne gelen kültürel mirasımızın ve birikimlerimizin yok olup gitmesine sebep olan savaşların karşısında olmak, erdemli bilgelere ses vermektir. O yüzden kendilerine “büyük halk” diyenlerin “küçük gördükleri” halklara büyük acılar yaşatmalarına izin vermemek, erdeme açılan bir ışık kapısıdır. Bir önceki kuşaklar bunu yapamadıkları için bu topraklar felaketler gördü ve umutlar öldü. Yarınlara açılan yeni ışık kapıları için yüce bilgelerin ve erdeme erenlerin umutlarına omuz vermek gerek.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Sorun doğru teşhis edilsin

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Eğer Kürt Halk Önderi böyle zorlu bir sorunda örgüt yönetimi ve kadroları ile görüşemezse bu süreç sağlıklı gelişemez. Bunu anlamamak...

14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla K. Marx, J. London, S. Freud, A. Gide gibi bir çok...

Kurtlar sofrası

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün...

Adalet mi dediniz?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

BM’de toplanan ülkeler ilkeleri için sunum yaptılar. Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yaptı. O kadar güzellemeler ve bazı ülkeler için...

Ya çözüm ya da seçimsiz diktatörlük ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Özgür Özel’in “sosyal patlamanın eşiğindeyiz” sözünü neden sarf ettiğini hatırlayanınız var mı? Sanmıyorum. Siz hafızalarınızı yoklaya durun, ben size, meydana...

Kopyala yapıştır hukuk

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Birçok hapishaneden gelen bilgiler keyfiliğin genel bir yönetme usulü olmaya devam ettiğini ve hukuk olarak sunulan şeyin kopyala yapıştır yoluyla...

Sonraki Haber

Pazarcı kadınların hikayesi

SON HABERLER

Yeni dönem siyaseti ve riskler

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Sorun doğru teşhis edilsin

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Arya’ya Ne Oldu İnisiyatifi: Mücadelemizle gerçek adaleti sağlayacağız

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Turizm Emek-Sen: Ladonia Otelleri’nde yüzlerce işçinin maaşı ödenmedi

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Deniz Göktaş cezaevinden çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Macaristan Parlamentosu, Başbakan Magyar’ın dokunulmazlığını kaldırdı

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır