• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Haziran 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Her halk direnişi kadardır-Zinar Doğan*

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Sınıflı uygarlık sisteminde özgürlük, direnilmeden elde edilmiyor. Ezilen ve sömürülen halklar direndikleri kadar varlıklarını koruyabildiler. Bugün Kürtlerin varlığından bahsediyorsak, sergiledikleri direniş sayesindedir. Son yarım asırdır, bu direniş oldukça sert, derin ve geniş bir alana yayılarak sürmektedir. 1970’lerin başında çakılan direniş kıvılcımı, zamanla gür bir aleve dönüştü. Bu isyan ateşi, özgürlük bilinci olarak tüm Ortadoğu’yu sarmalamış durumdadır. Bu başarıda birinci derecede payları olan şehitlerimizi; hamlenin şehitleri olan Zülküf, Uğur, Ayten, Zehra, Medya, Yonca, Siraç ve Mahsum yoldaşlar şahsında saygıyla ve minnetle anıyorum. Onların yolu, benim yolumdur.

Leyla Güven’in öncülüğünde İmralı tecridini kırmak amacıyla 7 Kasım 2018 günü başlatılan eylem hamlesine ben de Üçüncü Süresiz Açlık Grevi grubunda yer alarak 5 Ocak 2019 günü katıldım. Gönlüm ilk grupta yer almaktan yanaydı; ancak payıma düşen üçüncü grup oldu. Eylemin ne kadar tarihi önemde olduğunun belki yeterince idrakinde değildim. Ancak sahip olduğum hakikat bilgisi, imdadıma yetişti.

İnançlı ve bilinçli bir insan, peşine düştüğü hedefini sonuna kadar kovalar. Sahip olduğum bu bilgi ve inançla bu hamlenin eylemcisi oldum. Beni bu hamleye dahil eden kişiliğimin inşası ülkemde oldu. Doğduğum ve büyüdüğüm yer, Özgürlük Hareketi’nin kültürel etkisinin yoğun olduğu Mardin Nusaybin ilçesidir. Direniş ve başkaldırının kalesidir. Bu nedenle oraya, Nisêybîna Rengîn denilir. Kalenin içinde doğan her insan, birer doğal mücadele ferdidir. Aksi durumda varlığını sürdüremez.

İnsan doğduğu zamanın ve yerin rengindedir. Üzerinde doğup-büyüdüğüm Kürt coğrafyasının toprağı ve kültürünün ürünüyüm. Coşkusu da trajedisi de kişiliğime işlemiştir. İsmim bile bu diyalektiğin zuhuru sonucu konuldu. Bir yoldaşın ismini alarak dünyaya gözlerimi açtım. Payıma düşen bu geleneğin devamcısı olmaktır. Köklü ve sözlü edebiyat geleneğimizin, özgürlük kahramanlarımızın hikayeleriyle büyüdük. Yerim belliydi. Leyla Güven ve Nasır Yağız’ın yanıydı. Onlarla aynı yolu yürümekti. Bu konuda sonuna dek ikna olmuş durumdayım. Bu yol, yaşamı uğruna ölecek kadar sevenlerin yoludur. Yaşamın güzelliğini hatırlatacak olan bu ölüm, ölüm değil; ölümsüzlüktür. Bu nedenle, ben bu eylemci yola “yaşam yolu” diyorum. Leyla Güven heval şahsında Kürt kadınının tarihi öncülüğünün anlamı ve önemine dokunmadan direniş gerçeği ve bütünlüğü eksik ve yarım kalacaktır. Sara, Zilan, Beritan ve Viyanların eşsiz mücadelesi Kürt kadını şahsında özgür kadın ideolojisini açığa çıkarmıştır.

Leyla Güven şahsında direnen kadın yoldaşlarla özgür kadın tavrının belli bir sınır içinde kalmadığını, tüm kadınlara sirayet ettiğini göstermektedir. Özgür kadın fikriyatı başta Kürt kadını olmak üzere, Ortadoğu kadın şahsında forma kavuşmuştur. Komünal kültür toplumu, ağırlıkta kadının bilinci ve duygusunun inşa ettiği toplumdur. Kürtçede kadın ile yaşamın (jin, jiyan) etimolojik olarak eşdaş olması, bu gerçeği hatırlatıyor. Leyla yoldaş şahsında kadın kendi özünü bir kez daha gösterdi. Biz erkeklere düşen, bu hakikate dahil olmaktır.

Faşizmin hükmünün geçtiği bir dönemdeyiz. Faşizm ‘kara delik’ gibi insanlığın tüm güzelliklerini yutmaktadır. Her şeyi ve her yeri karanlık bir tecride çeviriyor. Baskı ve imha yönelimleriyle toplumun sesini, dilini, rengini ve tüm kutsal değerlerini karanlığa gömmektedir. Toplum adına hiçbir şeye tahammül etmiyor. Mitolojik haydut Prokrustes gibi önce gasp ve yağma, sonra tek tipleştirme söz konusudur. Bu amaç, insan olmanın karşısındadır. Dolayısıyla insana düşen, faşizme karşı direnmektir. Faşizme karşı en büyük silah örgütlü halk direnişidir. Hiçbir zaman faşizm örgütlü halkı yenememiştir. Tarih halkların zafer örnekleriyle doludur. Yeni bir halk zaferinin arifesindeyiz. Örgütlü halk direnişimizle faşizmi yenecek, Önderliğimizi özgürleştireceğiz. Bu konuda en ufak bir kuşkum yoktur. Tecride alışmayacağız, onu kıracağız!..

* Bu yazı, 19 Nisan 2019 günü Bandırma 1 nolu T Tipi Cezaevi’nde yazılmıştır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Bekleyen yer

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Başlangıçların hüsranı, sonların dipsiz kuyusu, bekliyor hep bir yerde; kuşku gibi, dikkat ve kahır gibi. Beklemenin türlü hallerine gebe bir...

Muhalefet ve yeni bir dönemeç

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Muhalefet için kritik bir süreç. Zira Türkiye, cumhuriyetin ikinci yüzyılından yıl alırken derin sorunlar ve kırılmalar yaşıyor. Bunu görmeden ve...

Butlanın gölgesinde memleket ahvali

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Demokrasiyi var eden kurumları (yasama-yürütme-yargı, yerel yönetimler, basın, akademi, demokratik kitle örgütleri vb.) işlevsiz hale getiren AKP/saray rejimi, butlan kararıyla...

Yalanla üstü örtülenler

Yazar: Yeni Yaşam
12 Haziran 2026

7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da 36. NATO zirvesi yapılacak. 9-20 Kasım tarihlerinde de Antalya’da Tarım İl Müdürlüğü’nden Çevre Şehircilik ve...

Yoksulluk ve yoksunluk

Yazar: Yeni Yaşam
12 Haziran 2026

Almanya’daki sınıf toplumunun ve kapitalist üretim tarzının çirkin yüzü, her yıl olduğu gibi bu yıl da resmi “Federal Yoksulluk Raporu”...

Sırada ne var

Yazar: Yeni Yaşam
12 Haziran 2026

Uzun süredir ‘Terörsüz Türkiye’ hakkında çalışmalar yürütülüyor ama halen bir sonuç çıkmadı. Etrafımız alev topu ile sarılmışken çözüm adına kayda...

Sonraki Haber

Baudrillard’la söyleşi: Popüler kültür, kitle kültürü, müzeleşme

SON HABERLER

Gimgim’de JES’e karşı direniş 42. günde: DAD nöbeti devraldı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Çorlu’da çöplükte bebek cenazesi bulundu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Hamaney için cenaze töreni programı belli oldu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Cegerxwîn belgeseli ‘Kî me Ez!’ Stockholm’de gala yapacak

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Konferans panel-forum bölümüyle devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Konferansın 3’üncü oturumu: Kürtler bölge açısından kurucu unsurdur

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Wan’da şüpheli çocuk ölümü: İntihara sürüklendiği iddia edildi

Yazar: Yeni Yaşam
13 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır