• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Nisan 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

AKP gemisi su alıyor-Pakrat Estukyan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
7 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Demokrasi anlayışının dayattığı şartlar arasında ‘şeffaflık’ kavramı çok önemli bir yere sahiptir. Denetlenebilir, hesap verebilir olmanın en temel şartıdır şeffaflık. O yüzden de devlet yönetiminde bürokrasi denen bir mekanizma inşa edilmiştir. Bizler bu sözcükle işlerin savsaklanması, gereksiz yere formalitelere boğulması gibi anlamlar türetsek de, sözcük kendi başına bir kurallar manzumesini ifade eder. Bu kurallar da esas olarak cumhura karşı hesap verme yükümlülüğü ile şekillenmiştir.

Kamunun kaynaklarını kullanan her yönetici, ister seçilmiş, ister atanmış olsun, harcamalarının, giderlerinin ve dahi gelirlerinin sorumluluğunu taşımak zorunda. İçselleştirilmiş, benimsenmiş bir demokrasi anlayışı bunu sağlamak için ‘Sayıştay’ veya ‘Devlet Denetleme Kurulu’ gibi organların işlevinden yaralanır.

Türkiye’nin sağcı siyasi aklı bu organlardan her zaman yaka silkmiştir. Sistemin üst düzey yöneticilere ekstradan tanıdığı ‘örtülü ödenek’ fonu günümüz şartlarında ne kadar yükseltilmiş olsa da, örtülecek harcamaları kapatmaya yetmiyor.

Türkiye’de yönetim hiyerarşisi içinde atanmışlar her zaman seçilmişlerin üzerinde bir konuma sahip oldular. AKP iktidarının sürekli olarak seçim sandığına vurgu yapması, ‘milli irade’ sözü ile seçim sonuçlarına ithafta bulunmasının ne denli büyük bir yalan, ne denli istismar edilen bir değer olduğunu acı bir şekilde deneyimliyoruz. Varılan sonuç, sözlerin sadece buna layık insanlar tarafından dillendirildiğinde bir anlam taşıyacağıdır. Aldatmacanın İslami ifadesi olan takkıye kültüründen gelenlerin sözlerini, ne kadar doğru olsalar da ciddiye almak ağır bir aymazlık halidir. En azından doğruyu söylemek yamuklara düşmez.

Günümüzün gerçekliği ise, AKP’nin haksız, hukuksuz bir tasarrufla seçilmiş belediye başkanlarının yerine atadığı kayyumların ipinin pazara çıkması görüntüleri. İlk seçimde koltuklarını kaybedeceklerini çok iyi bilen kayyumlar, görev yaptıkları kurumun, yani belediyelerin varlıklarını, birikimini fütursuzca ‘merkez’ olarak değerlendirdikleri devletin kurumlarına aktardılar.

Benzetme tuhaf gibi görünse de, bir anlamda ‘halkın bir kısmının’ değerlerini Ankara’ya, yani milli devlete aktardıkları inancıyla yaptılar bu talan operasyonunu. Hani Cumhurbaşkanı geçenlerde soruyordu ya “Kürdistan diye bir yer var mı?” diye, belli oldu ki sorunun muhatabı AKP’nin atadığı kayyumlar. Onlar bu sorunun cevabını doğru okumuşlar ve görev yaptıkları Kürt illerini talan etmeyi de milli görev bilmişler.

Devlete aktardıkları taşınmazlar, AKP’li belediyelere hediye ettikleri iş makineleri, yandaşlarına peşkeş çektikleri ihaleler, dinci vakıflara yaptıkları nakdi bağışlar, arsa veya bina tahsisleri, taktıkları borçlar işin görünen, bilinen yüzünü oluşturuyor. Bu vurgun ortamında kendi ceplerine ne indiğini ise henüz bilmiyoruz. Ancak bu bilmeyeceğiz anlamına da gelmiyor asla. Bu devranın sürgit böyle dönmeyeceği 31 Mart seçimleri ile görülmüş oldu.

Türkiye’de siyaset tükendi. AKP gemisi su alıyor, batacak. Bu süreçte denize düşmeden önce geminin kasasını ceplerine doldurmak isteyenlerin telaşını gözlüyoruz.

Dünün kaymakamlıktan gelen kayyumu, döneminin bilançosu yeni belediye başkanı tarafından belediye binasına asılınca, kaymakam makamının verdiği güçle ve polis zoruyla hesap dökümünü kaldırtıyor asıldığı yerden.

Ancak bu engelleme hırsızlığı örtmeye yetmez. Nitekim şimdi de Mardin iline su veren işletme, alacağı devasa borca karşılık şehrin suyunu kesti. İktidar aklınca böyle yöntemlerle kendisine oy vermeyen halkı cezalandıracağını düşünüyor. Çaresizliğin çırpınışları bunlar. Halk bu gerçeği gördü, görüyor. O yüzden de kullandığınız bu yöntemler ters tepmeye mahkûm. Biraz daha sabredersek, su alan gemiden kaçışan tayfaları seyredeceğiz.

“Kaptanlar gemilerini en son terk ederler” diye bir söz vardır. Onun da doğru olup olmadığını göreceğiz yakında. Biraz daha sabır sadece…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Dünya savaşı gölgesinde 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

1 Mayıs 2026’ya, dünya savaşı heyulasının artık yalnızca geçtiğimiz yüzyılın bakiyesi bir travma, insanlığı dehşet içinde uykusundan uyandıran tarihsel bir...

Emeğin sönmeyen meşalesi 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Tarihte büyük günler, büyük mücadeleler sonucu doğmuştur. Bu, 1 Mayıs için de böyledir. İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve savaşım...

İngilizler sahaya mı iniyor?

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Esasında çürüyen, dikiş tutmayan sistemin kendisidir. Kapitalist modernist sistemin zihniyet kodları ile varlık gösteren, ayakta durmaya çalışan ulus devletçi yapı...

Kürt ulusal birliği ve demokratik ulus

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Kürt Özgürlük Hareketi’nin “demokratik ulus” teorisi ile “Kürt ulusal birliği” pratiği arasında zıtların birliği dediğimiz diyalektik bir ilişki var. Farklı...

Üçüncü Dünya Savaşı’nda Kürt devrimi gerçekleşiyor

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

Kürtler için Üçüncü Dünya Savaşı kader tayin edicidir. 1. Dünya Savaşı'nda Ekim, İkinci Dünya Savaşı’nda Çin, Vietnam benzeri devrimler gerçekleştirildi....

Sadece sürücüyü değil, aracı da değiştirmek gerekiyor

Yazar: Yeni Yaşam
29 Nisan 2026

‘Siyasal iktidar denen şey, bir sınıfın başka bir sınıfı ezmekte kullandığı örgütten başka bir şey değildir…’ Friedrich Engels ‘Radikal olmak...

Sonraki Haber

İspanyol seçmenler radikal sağı terslediler (şimdilik)

SON HABERLER

Qamişlo’da Kürtçe için kitlesel yürüyüş: Dilimizden asla vazgeçmeyiz

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Erdoğan ile Bahçeli bir araya geldi

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

İsrail, alıkoydukları aktivistleri Yunanistan’a teslim edecek

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Adana ve İstanbul’da 1 Mayıs açıklaması: Alanlarda omuz omuza olalım

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Qamişlo’da yolu kapatan esir ailelerinden BM’ye çağrı: Çocuklarımızı istiyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

 21 yaşındaki Sasan Azadvar idam edildi

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

İran’dan Hürmüz’de ABD’siz yönetim hedefi

Yazar: Yeni Yaşam
30 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır