• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Mart 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Barış ve çözümde ısrarcı olmak-Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yeni bir barış ve çözüm süreci olasılıklarından ve imkanlarından söz edebilir miyiz? Bu aşamada kamuoyuna yansıyan bir bilgi ve belge yok. Kendilerini barış ve çözüm sürecine adamış kişi, kurum ve kuruluşlar ise sanki sorunu unutmuş veya somut bir gelişmeyi bekliyorlarmış gibi bir suskunluk içinde. Gönüllülük temelinde barış, çözüm, demokrasi, özgürlük ve adalet savunuculuğu yapanlar, “Godot’yu bekleme” tavrından vazgeçmeli. Kendi çizgilerinde tutarlı olma zorunluluğunun bilinciyle sorunu gündemlerine almalı.

Somut koşulların somut tahlilinden hareketle, siyasal ve toplumsal gelişmelerin barış ve çözüm sürecine doğru evrilebileceğine dair bir inancım var. Böyle bir sürecin ne zaman, nasıl ve hangi argümanlarla başlayabileceğini bilemiyorum. Ancak, 4 yıldan beri sürdürülmekte olan çözümsüzlük politikalarının ve cepheleşme siyasetinin rejimin geleceği için risk içermeye başladığını, derinleşen ekonomik krizin aşılabilmesi için yeni toplumsal mutabakatların gerektiğini, siyasal ve toplumsal sürecin emperyalizmin ve onunla işbirliği halindeki tekelci sermayenin çıkarlarını zedelemeye başladığını dikkate aldığımızda, yeni bir çözüm sürecinin gündeme gelebileceğini söyleyebilirim.

Barış istemek, bir barış talebinin neyi içerdiğini, bunun kime ve neye hizmet edeceğinin bilincinde olmak demektir. Kalıcı barış, barış hakkının tanınması ve bir barış kültürünün gelişmesiyle doğru orantılıdır. Barış içinde ve birlikte yaşama bilinci, savaş ve çatışma durumunu engelleyen faktörlerden biridir. Bu nedenle dünyadaki barış ve kalıcı çözüm süreçleri dikkate alındığında tek bir modelin olmadığı, her ülkenin özgün koşullarına göre kendi modelini yaratığı bilinmektedir.
Barış ve demokratik çözüm sürecinin doğru algılanması gereklidir. Barış ilk planda bir ateşkesin sağlanması, ölümlerin durması ve müzakerelerin başlaması ile gerçekleşebilir. Bu bağlamda 2009-2015 çözüm sürecinin hangi koşullarda ve nasıl başladığını, nasıl sürdürüldüğünü ve nasıl sonlandığını hatırlamamız, yeni bir sürecin başlaması için ısrarcı olmamızın nedenlerini anlatmaktadır. Daha da önemlisi bu süreç, sadece Kürt sorununu çözmekle kalmayacak, Türkiye’nin özgür ve demokratik geleceğinin de önünü açacaktır.

Gerek taraflar ve gerekse barış savunucuları açısından 2009-2015 dönemindeki barış ve çözüm sürecinden çıkarılacak çok önemli dersler var. Şimdi, 2009’da Oslo’da başlayıp İmralı’da devam eden ve 28 Şubat 2015’te Dolmabahçe’de bir protokole bağlandıktan sonra Başbakan Erdoğan tarafından bir anda sonlandırılan çözüm sürecinde yaşanan sorunları yeniden düşünmenin zamanıdır.

Kalıcı barış süreci inişli çıkışlı, uzun ince bir yol gibidir. Süreç yavaş yürüyebilir ve kesintilere uğrayabilir. Önemli olan süreçte tarafların karşılıklı olarak sorumlularının bilincinde olmaları ve bağlılıklarını korumalarıdır. Sürecin ilerlemesi ve giderek bir çözüme ulaşabilmesi için tarafların ortak iradesi ve kararlılıkları belirleyici olacaktır.

Hiç kimse taraflara akıl vermeye, onları yönlendirmeye çalışmamalı, barış ve çözüm için bir rol üstlenmeyi düşünen herkes bunun için çaba sarf etmekten geri durmamalıdır. Barıştan yana olan güçler, taraflarla özdeşleşmekten ve tek yanlı tutumlar almaktan kaçınmalı, barışın ve çözümün ortak dilini kullanarak sürece katkıda bulunmalıdır.

Uzun yıllar savaştıktan sonra barış ve kalıcı çözüm bulmak sanıldığı kadar kolay olmuyor. Yol haritası ve zaman sorunu, sürecin başarısı bakımından dikkatle yürünmesi gereken bir yolu ifade ediyor. Bu nedenle yol haritasının bütün aşamalarının önceden ilan edilmesi ve her şeyin kamuoyuna açıklanması gerekmiyor. Bu tutum, savaştan nemalananların, çeşitli yollardan müzakereleri engelleme ve taraflar arasında güven sorunu yaratmalarını engelleyecektir.

Toplumun barış ve çözüm sürecine hazırlanması her aşamada önem kazanmaktadır. Savaşın yarattığı ortak acıları, yıllardan beri oluşan önyargıları aşmak için taraflar ortak çaba sarf etmek zorundadır. Güven sorununun aşılması için üçüncü tarafların yardımına ve barış savunucularının çabalarına ihtiyaç olabilir. Bu konuda barıştan yana olan herkese görev düşmektedir. Özellikle de barış ve kalıcı çözüm savunucuları yeni bir sürecin başlaması ve devam etmesi için ısrarcı olmalıdır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

ABD- İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığına amasız-fakatsız karşı çıkılmalıdır

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

13-15 Şubat 2026 tarihinde 62’si düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı’nda birçok Avrupalı lider ve bürokrat hem “Yeni Dünya Düzeni”nin hem de...

İran, kehanet ve kıyamet

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

ABD ve İsrail ile İran arasında giderek sertleşen savaş, çoğunlukla askeri strateji, güç dengeleri ve nükleer caydırıcılık gibi başlıklar üzerinden...

Kurtuluşun dehşeti

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Kurtuluş filminin Kürt meselesi ile ilgili içeriğinden dolayı beklentiler yüksekti. Eleştiriler sert olsa da çekimleri, oyunculuğu ve yönetmenin politik duruşu...

Savaşın hangi tarafındayız?

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Bahman Nirumand’ın İran: Soluyor Çiçekler Parmaklıklar Ardında kitabını okuduğumda 17-18 yaşlarında, lise son sınıfta okuyan bir öğrenciydim. Ne Mahabad Cumhuriyeti’ni...

Kadınlar herkesi kurtarıyor

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Kadınlar tüm dünyada bu önderliğin düşüncelerini öğrenerek mücadelelerini yükseltiyorlar. Kadın adaleti ve vicdanı Kürt halk önderinin kadın özgürlük mücadelesine katkılarını...

Kadınla yeni özgür yaşama

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Demokratik Toplum, Ortadoğu toplumlarının bu aşağılayıcı ve küçük gören zihniyetinden kurtuluşunun tek yoludur. Tüm dünyanın kabusu haline gelen DAİŞ, kadın...

Sonraki Haber

Sermayenin yeni yönelimi JES’ler! - Yusuf Gürsucu

SON HABERLER

ABD- İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığına amasız-fakatsız karşı çıkılmalıdır

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

İran, kehanet ve kıyamet

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Kurtuluşun dehşeti

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

‘Kadın Yaşam Manifestosu hazırlamalıyız’

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Emperyal Faşizm  

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

PJAK Yürütme Komitesi üyesi: Kürtler demokrasinin ilerletici gücüdür

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Sanatsal özgürlük

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır