• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Eylül 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Barış ve çözümde ısrarcı olmak-Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yeni bir barış ve çözüm süreci olasılıklarından ve imkanlarından söz edebilir miyiz? Bu aşamada kamuoyuna yansıyan bir bilgi ve belge yok. Kendilerini barış ve çözüm sürecine adamış kişi, kurum ve kuruluşlar ise sanki sorunu unutmuş veya somut bir gelişmeyi bekliyorlarmış gibi bir suskunluk içinde. Gönüllülük temelinde barış, çözüm, demokrasi, özgürlük ve adalet savunuculuğu yapanlar, “Godot’yu bekleme” tavrından vazgeçmeli. Kendi çizgilerinde tutarlı olma zorunluluğunun bilinciyle sorunu gündemlerine almalı.

Somut koşulların somut tahlilinden hareketle, siyasal ve toplumsal gelişmelerin barış ve çözüm sürecine doğru evrilebileceğine dair bir inancım var. Böyle bir sürecin ne zaman, nasıl ve hangi argümanlarla başlayabileceğini bilemiyorum. Ancak, 4 yıldan beri sürdürülmekte olan çözümsüzlük politikalarının ve cepheleşme siyasetinin rejimin geleceği için risk içermeye başladığını, derinleşen ekonomik krizin aşılabilmesi için yeni toplumsal mutabakatların gerektiğini, siyasal ve toplumsal sürecin emperyalizmin ve onunla işbirliği halindeki tekelci sermayenin çıkarlarını zedelemeye başladığını dikkate aldığımızda, yeni bir çözüm sürecinin gündeme gelebileceğini söyleyebilirim.

Barış istemek, bir barış talebinin neyi içerdiğini, bunun kime ve neye hizmet edeceğinin bilincinde olmak demektir. Kalıcı barış, barış hakkının tanınması ve bir barış kültürünün gelişmesiyle doğru orantılıdır. Barış içinde ve birlikte yaşama bilinci, savaş ve çatışma durumunu engelleyen faktörlerden biridir. Bu nedenle dünyadaki barış ve kalıcı çözüm süreçleri dikkate alındığında tek bir modelin olmadığı, her ülkenin özgün koşullarına göre kendi modelini yaratığı bilinmektedir.
Barış ve demokratik çözüm sürecinin doğru algılanması gereklidir. Barış ilk planda bir ateşkesin sağlanması, ölümlerin durması ve müzakerelerin başlaması ile gerçekleşebilir. Bu bağlamda 2009-2015 çözüm sürecinin hangi koşullarda ve nasıl başladığını, nasıl sürdürüldüğünü ve nasıl sonlandığını hatırlamamız, yeni bir sürecin başlaması için ısrarcı olmamızın nedenlerini anlatmaktadır. Daha da önemlisi bu süreç, sadece Kürt sorununu çözmekle kalmayacak, Türkiye’nin özgür ve demokratik geleceğinin de önünü açacaktır.

Gerek taraflar ve gerekse barış savunucuları açısından 2009-2015 dönemindeki barış ve çözüm sürecinden çıkarılacak çok önemli dersler var. Şimdi, 2009’da Oslo’da başlayıp İmralı’da devam eden ve 28 Şubat 2015’te Dolmabahçe’de bir protokole bağlandıktan sonra Başbakan Erdoğan tarafından bir anda sonlandırılan çözüm sürecinde yaşanan sorunları yeniden düşünmenin zamanıdır.

Kalıcı barış süreci inişli çıkışlı, uzun ince bir yol gibidir. Süreç yavaş yürüyebilir ve kesintilere uğrayabilir. Önemli olan süreçte tarafların karşılıklı olarak sorumlularının bilincinde olmaları ve bağlılıklarını korumalarıdır. Sürecin ilerlemesi ve giderek bir çözüme ulaşabilmesi için tarafların ortak iradesi ve kararlılıkları belirleyici olacaktır.

Hiç kimse taraflara akıl vermeye, onları yönlendirmeye çalışmamalı, barış ve çözüm için bir rol üstlenmeyi düşünen herkes bunun için çaba sarf etmekten geri durmamalıdır. Barıştan yana olan güçler, taraflarla özdeşleşmekten ve tek yanlı tutumlar almaktan kaçınmalı, barışın ve çözümün ortak dilini kullanarak sürece katkıda bulunmalıdır.

Uzun yıllar savaştıktan sonra barış ve kalıcı çözüm bulmak sanıldığı kadar kolay olmuyor. Yol haritası ve zaman sorunu, sürecin başarısı bakımından dikkatle yürünmesi gereken bir yolu ifade ediyor. Bu nedenle yol haritasının bütün aşamalarının önceden ilan edilmesi ve her şeyin kamuoyuna açıklanması gerekmiyor. Bu tutum, savaştan nemalananların, çeşitli yollardan müzakereleri engelleme ve taraflar arasında güven sorunu yaratmalarını engelleyecektir.

Toplumun barış ve çözüm sürecine hazırlanması her aşamada önem kazanmaktadır. Savaşın yarattığı ortak acıları, yıllardan beri oluşan önyargıları aşmak için taraflar ortak çaba sarf etmek zorundadır. Güven sorununun aşılması için üçüncü tarafların yardımına ve barış savunucularının çabalarına ihtiyaç olabilir. Bu konuda barıştan yana olan herkese görev düşmektedir. Özellikle de barış ve kalıcı çözüm savunucuları yeni bir sürecin başlaması ve devam etmesi için ısrarcı olmalıdır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Sorun doğru teşhis edilsin

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Eğer Kürt Halk Önderi böyle zorlu bir sorunda örgüt yönetimi ve kadroları ile görüşemezse bu süreç sağlıklı gelişemez. Bunu anlamamak...

14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla K. Marx, J. London, S. Freud, A. Gide gibi bir çok...

Kurtlar sofrası

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün...

Adalet mi dediniz?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

BM’de toplanan ülkeler ilkeleri için sunum yaptılar. Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yaptı. O kadar güzellemeler ve bazı ülkeler için...

Ya çözüm ya da seçimsiz diktatörlük ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Özgür Özel’in “sosyal patlamanın eşiğindeyiz” sözünü neden sarf ettiğini hatırlayanınız var mı? Sanmıyorum. Siz hafızalarınızı yoklaya durun, ben size, meydana...

Kopyala yapıştır hukuk

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Birçok hapishaneden gelen bilgiler keyfiliğin genel bir yönetme usulü olmaya devam ettiğini ve hukuk olarak sunulan şeyin kopyala yapıştır yoluyla...

Sonraki Haber

Sermayenin yeni yönelimi JES’ler! - Yusuf Gürsucu

SON HABERLER

Girne’deki gemi kazası: Cenazesi bulunan iki kişinin kimliği açıklandı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

PFDK’den Amedspor’a 2,5 milyon TL ceza

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Tasfiye sürecindeki fonlar için yeni kurul oluşturuldu

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Rusya’da bombardıman uçağı düştü: 6 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Qers’te şüpheli bebek ölümü: Anne ve anneanne tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Fatma Betül Sayan Kaya için mal varlıklarının dondurulması talebi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Barış ve Demokratik Entegrasyon Konferansı: Silahların susması barın inşaası için fırtasttır

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır