• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Eylül 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Bal tadında kezzap – Arif Altan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bir elinde çay kaşığı ve ucunda azıcık bal, diğerinde kepçe ve ağzına kadar dolu kezzap. Kepçeyi geri çekip kaşığını uzatıyor, tatmak isteyen yerinden kıpırdamadan ağzını uzatıyor. Kopacak denli uzayan bir boyun, arkaya kaykılmış bir baş, karanlığa büzüşmeye yatkın bir açık ağız. Çabalar faydasız. Bu haliyle parlayan o bir damlacık saf kehribar, ulaşılacak gibi görünmüyor. Tatmak için yaklaşmak, en azından bir adım atmak gerekiyor. O adımı attıktan sonra bir adım daha ve sonrasında bir adım daha. İlk adımın küçük düşürdüğünü biliyor. Ama bir kez küçük düştükten sonra daha fazla küçük düşmek artık küçük düşürücü gibi gelmiyor. Gözü kapalı tam sınıra vardığında ve tam da balın tadına varmak için ağzını açtığında kaşık geri çekiliyor ve açık ağızdan gırtlağa kızgın kezzap boşaltılıyor. Kıvranışlar, çırpınışlar, can çekişmeler ve nihayetinde ölüm bekleniyor. Mucize bu ya, umulanın tam tersi oluyor! Öyle bir şartlanmışlık ki, kezzap bal etkisi gösteriyor. Ne kuşkulu yorgunluklar ne uzuvların belirgin rahatsızlıkları. Şaşırtıcı bir canlılık, huzursuz edici matlıklardan muaf sıhhat taşkını bir ışıltılı coşkunluk. Tereddüt ve çekince emareleri, fiziki dengeyi tehdit edici belirtiler görünmüyor. Onda, ıstırapların derin dehlizlerine sürükleyen tahripkâr süreçlerin izlerini, bedensel ve onu izleyen ruhsal çözülüşün asli kalıntılarını, dinamik nüanslarını aramak nafile. Kezzap iyi geliyor, hatta üstüne bir kâse baldıran bile görünüme çakırkeyif bir hoşluk katıyor. Oluşun bulanıklığı içinde karakterin lime lime dökülüşünü görmek ve duymak ne mümkün. İkincil düşler ve yan duygularla asal kabalıkların karışımı bir yığınsal çökelti değil, gördüğümüz diri bir form, çizgi ve kaslarıyla uyumlu kaskatı bir sağlıklı bünye.

Şirketin buyruğu, iktidarların arayışı, liberallerin buluşuydu. Zarif şekilde yorumlanması gereken tarihi dönem sonlarının o zaruri merhamet krizi anlarına denk gelen, sayısız belirsizliklerle yumuşatılmış bir incelik gösterisi. Köle kimliğine yönelik o okşayıcı sevecen vurgu hep aynı mecburiyetten. Devlet şirketi lehine, sömürge ahalisini kendi varlığının hilafına doyurmak iktidarların yamyam hiddetini, liberallerin yılansı zekâsını gerektirirdi. Yine de bal niyetine kezzabı sindirebilen aşırı alışkın bir bünye ve alçalışa yeterli esnekliği olan bir karakter zafiyetinin de buna eşlik etmesi farzdı. Çektiği acıya değebilen her laf, kaşığın ucundaki baldan da tatlı. Ama bu bile, koloninin sürüler halinde biat ettikleri halde hep karşı koymuş gibi öne atılan yandaşlar içindi sadece. Her yıkım esnasında ve her seçim öncesinde ağızlarında hep aynı yumuşak sözler, sömürgeciye artık inanmayanı değil de yalnızca sersem bir dalgınlıkla yoldan sapmışları burnundan tutup yeniden yola getirmek üzere.

Kimi katledip kimi kolladığına bakmalı her zaman, balı uzatırken de kezzabı içirirken de. Kitlesel iç kıyımların kitlesel bir rahatlama gibi kabul gördüğü, sınır ötesi vandallıkların gizli bir merhamet ve yardımseverlik gibi işitilmez kılındığı zamanlara denk gelir hep. Çiftliğindeki köle çocuğun başını ezer gibi yerli dilinden iki kelimeyi ezip çiğnediğinde, endişenin makul bir safhasındaki rahatlığı sunduğunu bilir. Can çekişenlerden bile bu rahatlıktan soluması ve onu izlemesi beklenir. Söylediklerinin hiçbir anlama gelmediğini sezer de bir hiç karşılığında, en anlamsızından bir söz oyunuyla sömürgeci geleneğin yine de kurtarılması gerektiğine ikna edilir herkes. İçeriksiz ve boş diye yüz ekşiteni çok. Ama zaten en ahmak sözcük oyunları karşılayabilirdi, köylülüğünden göçüp tüm koloni sakinlerinin topluca iltica ettiğine inandırıldığı orta sınıf şehirliliğin yavan gevşekliğini. Ezeli yanılsamayı ebedi bir gerçek diye yaşatan vahşi düzen temsilcilerinden biri gidip öteki gelirken hepsinin de dayandığı aynı zaaf, kurbanlarının meyilli göründüğü aynı istekli çözülüş. Meselenin özüne dokunmayan gönül alıcı bir tek söz, yenilenmiş hayal kırıklıklarının uyandırabileceği tüm ilgisizliğe bir anda son verebildiği görülmemiş bir şey değil. Vazgeçmemeleri o yüzden, yutturdukları kezzabın bir kez daha bal etkisi göstereceğinden zerre şüphe duymadıklarından.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Savaş uğultusu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

“Savaşta her şey basittir, ama en basit şey bile zordur” Clausewitz Geçen haftaki yazımızda küresel ölçekte bir savaş uğultusu olduğunu...

Sorun doğru teşhis edilsin

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Eğer Kürt Halk Önderi böyle zorlu bir sorunda örgüt yönetimi ve kadroları ile görüşemezse bu süreç sağlıklı gelişemez. Bunu anlamamak...

14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla K. Marx, J. London, S. Freud, A. Gide gibi bir çok...

Kurtlar sofrası

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün...

Adalet mi dediniz?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

BM’de toplanan ülkeler ilkeleri için sunum yaptılar. Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yaptı. O kadar güzellemeler ve bazı ülkeler için...

Ya çözüm ya da seçimsiz diktatörlük ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Özgür Özel’in “sosyal patlamanın eşiğindeyiz” sözünü neden sarf ettiğini hatırlayanınız var mı? Sanmıyorum. Siz hafızalarınızı yoklaya durun, ben size, meydana...

Sonraki Haber

Hasankeyf için henüz geç değil

SON HABERLER

Savaş uğultusu ve süreç

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Altın şirketlerinin hedefi Kürt coğrafyası

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

Türkiyeli sosyalistler için strateji sorunu ve güncelin seçeneği

Yazar: Yeni Yaşam
30 Eylül 2026

İtalya, Federe Kürdistan ve Irak’taki askeri varlığını sona erdirdi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Londra’daki konferansın ilk günü sona erdi: Özerklik ve barış deneyimleri ele alındı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Kütahya’da kadın cinayeti: İş yerinde katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Fon soruşturması: Melis Sandal ve babası hakkında yakalama kararı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır