• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Mart 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Kürdistan’a yönelik saldırı sadece sansür değildir-Kenan Kırkaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
21 Temmuz 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Önce Can Yayınları Paulo Coelho’nun, 11 Dakika isimli romanındaki Kürdistan tanımını sansürledi, ardından Yapı Kredi Yayınları tarafından yeniden yayınlanan Evliya Çelebinin Seyathanamesi’ndeki Kürdistan… Can Yayınları’nda da Yapı Kredi Yayınları’nda da yer alan Kürdistan, “Kürt” diye çevrildi.

Kürdistan adlandırmasına yönelik saldırı “sansür” diyerek geçiştirilmeyecek kadar ciddi. Her iki kaynakta da Kürdistan’ın Kürt diye çevrilmesi meselenin tesadüf olmadığını gösteriyor. Bütün göstergeler ideolojik olarak Kürdistan’a karşı gittikçe derinleşen bir saldırı konsepti ile karşı karşıya olduğumuzu ve sansür zihniyetinin de bunun sonucunda ortaya çıktığını gösteriyor. Tıpkı 1924’ten sonra Kürt kelimesinin yasaklanması, sansürlenmesi, ardından gelen saldırılar, katliamlar gibi bir konsept. Bu zihniyet, 1930 yılında gazete manşetlerine taşınan “Muhayyel Kürdistan burada meftundur” zihniyetinin devamıdır. O manşet vaktiyle Dersim Katliamı’nın habercisiydi. Bugün de Kürdistan’ı yok sayan, inkar eden, cezalandıran, tarihten silmeye kalkan zihniyet katliamlarını sürdürmektedir.

Ancak bugünkü rejim bütün saldırılarına rağmen gelinen aşamada Kürtlüğü inkar edemeyeceğini gördüğü için şimdi Kürtlüğün içini boşaltacak daha inceltilmiş bir asimilasyon politikasını yürürlüğe koyuyor. Yeni konseptin farkı şudur: Kürt vardır ama dili yasaktır, Kürt vardır ama tarihsizdir, olan tarihi de tahrip edilmektedir, Kürt vardır ama vatansızdır, Kürt vardır ama makul ve makbul olmak zorundadır; yani folklorik bir öğe olmanın ötesinde bir anlam taşımamaktadır.

Üstelik bu konseptin yeni aktörleri Kürtlerin kendilerine minnet duymalarını bekliyor. Kendilerince içi boşaltılmış bu Kürtlüğün kabulünü bile Kürtlere dünyayı bahşetmek olarak telakki ediyorlar. Yanlarına bazı Kürt çevrelerini de alarak “asimilasyonu” bitirdik propagandası yayıyorlar. Tıpkı Lozan’da yandaş Kürtlerin eliyle Kürtlerin inkarını onaylattıkları gibi şimdi yine bazı Kürt çevrelerin eliyle “Kürde evet Kürdistan’a hayır”, “Kürde evet diline hayır”, “Kürde evet kolektif haklarına hayır” anlayışını hayata geçirmeye çalışıyorlar.

Bunu yapmak için de rejim bütün unsurları ile saldırı halindedir. Bir gün Kürt bölgesiyle “al gülüm ver gülüm” ticaret geliştiriyor ve bunun için gerektiğinde Kürt bölgesinin bayrağını İstanbul’da dalgalandırıyorlar; bir bakıyorsunuz Kerkük’te Kürdistan bayrağına karşı savaş ilan ediyorlar, Trabzon’da Kürdistan atkısı taşıyanı linç ediyorlar. Sabah akşam Esad zihniyetini kötülüyorlar; bir bakıyorsunuz Esad rejiminin vaktiyle Rojava’da hayata geçirdiği Arap Kemerini, “Arap-Osmanlı Kemeri” haline getirmeye çalışıyorlar. İşlerine geldiği zaman, “Bu millet köksüz değil, Kürdistan vardır. Açın Meclis zabıtlarını, Mustafa Kemal’in demeçlerini orada görürsünüz” diyorlar; bir bakıyorsunuz Kürdistan diyenleri “defolun gidin” diyerek kovuyorlar.

Bütün bunların yaşandığı bir yerde, tarihi kaynaklarda “Kürdistan”ın “Kürt” ile değiştirilmesi tesadüfi olabilir mi? Ya da bu sadece bir “sansür” meselesine indirgenebilir mi? Beli ki Cumhuriyet’in ilk kuruluş yıllarında Kürtlüğü inkar etmek için yaratılan uyduruk tarih tezlerinin benzeri bugün Kürdistan’ın inkarı için devreye sokulmaktadır.

Ne yapılırsa, ne yapılırsa nafile. Kürtlüğü inkar edemedikleri gibi Kürdistan’ı da inkar edemeyecekler. Onların var ya da yok demesiyle Kürdün de Kürdistan’ın da hakikati değişmez. Çünkü Kürtler tarihin bu aşamasında kimliklerinden, kültürlerinden ve tarihlerinden asla taviz vermeyecektir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Gün ola bayram ola

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mart 2026

Bayramlar, normal şartlarda eşitliğin, paylaşmanın ve bir araya gelmenin simgesidir. Ancak hayatın gerçekleri, her sofraya aynı zenginliğin uğramadığını da bizlere...

ABD’de üst düzey bir güvenlik yetkilisinin istifası üzerine bazı çıkarımlar

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Dün New York Times’ta sıcak gelişme haberi olarak yayımlanan bir habere göre (1), ABD’nin önde gelen terörle mücadele yetkililerinden (Terörle...

‘Türko, demokrato, vallahi bravo’

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Trump geçtiğimiz gün neredeyse bütün dünyayı savaşa davet etti. Öyle kalp simgeli, çiçekli, böcekli bir düğün davetiyesiyle değil. Ültimatomla; “ben...

Newroz meydanlarında dalgalanan PKK bayrakları

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Dikkat edilirse, kutlamaların olduğu her yerde PKK bayrakları dalgalanmaktadır. Gençler başta olmak üzere kadınlar en fazla da PKK bayrağını kaldırmakta,...

Cübbelerimizle yürüdük: Umut hakkı için

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mart 2026

'Umut hakkı' talebi yalnızca mahpusların meselesi değildir. Bu talep, hukukun insan onuruna dayalı olup olmayacağı sorusuyla ilgilidir Devran Devrim 27...

Newroz halkı Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mart 2026

2026 Newrozu’nu Ortadoğu ve dünyadaki sarsıcı siyasi ve askeri gelişmelerle karşılıyoruz. Reel sosyalizmin dağılması ve soğuk savaşın son bulması sürecinde...

Sonraki Haber

Cezaevi izniyle cinayet

SON HABERLER

Gün ola bayram ola

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mart 2026

Tombi’nin dönüştürdüğü gazetecilik: Patidio

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mart 2026

Keko artık Kürtçe konuşuyor

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mart 2026

‘Kemal Kurkut, Kürtlerin masumiyetiydi’

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mart 2026

Suriye geçici hükümeti 300 tutsağı serbest bırakacak

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mart 2026

Bakırhan: Türkiye’nin geleceğine talibiz

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mart 2026

Katar’a füze saldırısı: Geniş hasar meydana geldi

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır