AA’nın Suriye’de yapılan ‘MİT operasyonu’ ile Türkiye’ye getirildiğini iddia ettiği DAİŞ’lilerin, Suriye Geçici Hükümet’i tarafından Türkiye’ye teslime edildiği ortaya çıktı
Anadolu Ajansı (AA), “güvenlik kaynaklarına” dayandırdığı bir haberinde MİT ve TEM’in Suriye’de operasyon gerçekleştirdiği ve bu operasyonda yakalandığını iddia ettiği 10 DAİŞ’linin Türkiye’ye getirildiğini aktardı.
İddia üzerine Mezopotamya Ajansı’nın ulaştığı mahkeme tutanaklarına göre, DAİŞ’lilerin, 20 Mayıs’ta Suriye Geçici Hükümeti tarafından Türkiye’ye teslim edildiği ortaya çıktı.
Türkiye’ye getirilenler arasında bulunan Ankara Gar Katliamı davası firari sanıklarından Ömer Deniz Dündar, TEM’deki işlemlerinin ardından Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Ömer Deniz Dündar, “örgüt üyeliği” ve “resmi evrakta sahtecilik” suçlamaları ile tutuklandı. Ömer Deniz Dündar, mahkemedeki beyanında Suriye Geçici Hükümeti tarafından Türkiye’ye teslim edildiğini söyledi. 2021’den itibaren “DAİŞ üyeliğinden” İdlip’te bulunan bir cezaevinde bulunduğunu paylaştı.
Ömer Deniz Dündar, duruşmada etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini, kendisi hakkında düzenlenen sahte kimlik kartından haberdar olmadığını, DAİŞ’e Mustafa Dokumacı tarafından yönlendirildiğini iddia etti.
Ömer Deniz Dündar’ın daha önce hakkında verilen karar nedeniyle tutuklandı. Bir sonraki duruşma 30 Haziran’da görülecek.
Türkiye’ye teslim edilen diğer DAİŞ’liler arasında bulunan Hakkı Yüksek ve Hüseyin Peri’nin de Ankara Gar Katliamı dosyasına ilişkin bilgi ve bağlantısının olabileceği belirtildi.
Ne olmuştu?
Ankara Tren Garı’nda emek ve demokratik kitle örgütleri ile siyasi partiler tarafından “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi” düzenlenecekti. Mitingin başlangıç saatinden önce alanda binlerce yurttaş toplandı. Kalabalığın olduğu noktalardan birinde DAİŞ’in canlı bombalarıyla 104 kişi katledildi. İktidar, katliamın yaşandığı gün arama noktalarını kaldırdı. Mitingin düzenleneceği Sıhhiye Meydanı’nda yaklaşık 2 bin polis görevlendirilirken toplanma alanı olan Ankara Tren Garı’nda ise yalnızda 129 polis bulunuyordu.
Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat ve TEM Daire Başkanlığı, DAİŞ’in bombalı saldırısına ilişkin günler öncesinden istihbarat aldığı sonradan ortaya çıktı. İdari soruşturmada Emniyet Müdürlüğü ile MİT’in, DAİŞ’in saldırı düzenleyeceğine dair 62 ayrı istihbarat notu geçtiği ortaya çıktı. Katliama ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında aralarında DAİŞ’in Türkiye emiri olduğu ifade edilen İhami Balı’nın da olduğu toplamda 35 kişi hakkında dava açıldı. Sanıkların 16’sının firari olduğu davada 19’u tutuklu yargılandı. Ancak 2018’de Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi 9 sanık hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası verdi. Mahkeme heyeti, 5 sanığı 12’şer yıl, 4 sanığı 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme aynı zamanda Erman Ekici’nin “silahlı terör örgütü yöneticisi olmak” suçundan 18 yıl hapisle cezalandırılmasına hükmetti. 9 sanığa yaralama suçundan verilen bazı cezalar eksik inceleme nedeniyle 2022’de bozuldu.
Olayda ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması talep edildi. Müfettiş raporunda dönemin Ankara Emniyet Müdürü, İstihbarat Şube Müdür Vekili, TEM Şube Müdürü, eski Güvenlik Şube Müdür Vekili ve TEM Şubesi C Büro amirinin ihmali olduğu aktarıldı. Ankara Valiliği soruşturma izni vermedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara itiraz etmeyince, dosya açılamadan kapandı.
Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, “Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz. Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığında en kritik dönemlerden biri 7 Haziran-1 Kasım arasındaki dönem olacaktır” dedi.
Katliamın ardından istifa eden veya sorumluluktan ceza alan kimse olmadı.
Haber: Sema Bingöl \ MA









