• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Haziran 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Muhammed İnal

Akıl ve siyaset

10 Haziran 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Muhammed İnal, Yazarlar

Halk arasında bazı durumlara dair özlü tanımlar gerçekten bilgelik doludur. Bu tanımlardan biri kişilik tiplerinin yaptıkları işler ve sonuçları ekseninde akıllı, ahmak, saf ve kurnaz olarak ele alınmalarına dairdir. Ahmak kişi, eylediği işten ne kendisine ne de başkasına fayda vermeyendir. Çoğu zaman hem kendisine hem de etrafına zarar verir. Saf (enayi) kişi, çoğu zaman kendisine bir fayda / yarar sağlamayan fakat başkasının çıkarına hizmet edendir. Kurnaz ise hep başkasının zararını, kendi yararını / çıkarını düşünen tiptir. Akıllı olan ise bir iş yaptığında hem kendisinin hem de başkasının yararını düşünür, tek boyutlu eylemez. Bunun için ahmak dosttan ise akıllı düşman yeğdir denmiştir. Ahmak olan gerçekten akıldan bîpar’dır, ne doğru düzgün dost olabilir ne de düşman. Hamakatinin en belirgin işareti ise ahmaklığının farkında olmamasıdır. ‘Kendini bil’ düsturundan en başta akıl yönünden paysızdır. Ne yaptığı, niçin yaptığı konusunda zerrece haberi yoktur. Saf olan kişi, özünde akıldan- akılcı davranıştan bîpar değildir. Ama çoğu zaman değişen zamandan habersiz anakronik kalır. Bu nedenle yeni durumları-olgu ve olayları yani somut gerçekliği sonuçlarıyla beraber analiz etme yetersizliği yönünden ‘kendini bil’ düsturundan bîpar’dır. Bu nedenle saf dostluk sözlerine kanar, iyi niyetli olduğu ve başkasının zararını düşünmediği için başkasının da kendisi için iyi niyet taşımadığını düşünür, sahte dostlarla iş yaptığında çoğu zaman kendisinin zararına sonuçlarla karşılaşır. Birisiyle çekiştiğinde, düşmanlık yaptığında, uzun menzilli stratejik düşünceden uzak olduğundan yeni zamanın ruhunu doğru okuyamadığından çoğu zaman düşmanının /rakibinin yararına, kendi zararınadır.

En tehlikeli güruh olan kurnaza gelince; o, eylemlerinin somut sonuçları bakımından akılcı davranabilmekte, hesap kitap yapabilmektedir. Fakat başkası onun umurunda değildir. Sadece kendi yararı ve çıkarı onun için önemli olduğundan ahlaki ilkeden kopukluk itibariyle ‘kendini bil’ düsturundan bîpar’dır. Temel sorunu ahlaksız olmasıdır. Fakat akıllılık zannettiği kurnazlığı görecelidir. Zira bu ahlaksız kurnazlığı onu hiç de hesaplamadığı bazı hatalara ve risklere sürükler. Zira toplumsal (ve siyasal) olan sadece akılcı değil, aynı zamanda daha fazlası insanlar arası ahlaki etkileşim düzlemidir. Kurnaz kişi, ahlaksız kurnazlığıyla kısa süre için kazançlı görünse de en nihayetinde çoğu zaman kendi kazdığı kuyuya düşer ve kaybeder.

Akıllı kişi ise davranışlarının sonuçlarını hem akli hem de ahlaki boyutta iyi değerlendirir. Zamanı iyi okur, taktik ve stratejisini iyi yapar ve nihayetinde kurnaz tipin bir türlü anlamadığı şu noktayı iyi bilir; nihai rekabet-düşmanlık yoktur, olmamalıdır. Kendi çıkar ve güvenliğini sağlamanın yolu sadece düşmanını- rakibini yenmekten geçmez, her -pax-romana (zarara dayalı zafer diyelim) yani savaşlara bir kapıdır sadece- en iyi güvenlik düşmanını düşman olmaktan çıkarmaktır. Bu ilkesiz bir barış arayışı değil, barışın her iki tarafın da çıkarına olduğuna düşmanını bile ikna edebilme gücüne sahip olmaktır.

Sadede gelelim; devletin yüzyıllardır sürdürdüğü politika derinliğine analiz edildiğinde, sadece Kürt inkârının hem Kürtlere hem de devlete verdiği zararın boyutları ortadadır. Devlet Kürtleri inkâr etmekle hiçbir şey kazanmadı. Tam tersine Kürtleri kaybetti, yüzbinden fazla Kürt ve Türk genci hayatını kaybetti ve yüz milyarlarca dolar kaybetti, demokrasisini, adaletini, varsa azıcık ahlaki erdemini kaybetti. Yüzyıldır hem Kürtlere hem Türklere (ve tüm Anadolu Kürdistan halkına) kaybettiren bu siyaseti, görülen o ki devlet kurnazca bir tarzda hala sürdürmek istiyor. Kürt halkı ve Sayın Abdullah Öcalan defalarca onurlu bir barış için irade beyan etti. Fakat bu girişimlerin hepsi devletin kurnazca politikalarıyla heba edildi ve en başta da devleti daha da zor durumlara soktu. 27 Şubat 1925’te Sayın Abdullah Öcalan’ın başlattığı süreç başta Kürt halkı için, fakat daha fazlası devlet için, eski tarz siyasetin terkedilmesi ve yeni ufuklarla hareket etmenin yolunu açmaktadır. Neredeyse iki yıldır süren bu süreç, eğer devletin klasik aklıyla oyala- ertele-dejenere et- kendi mantığıyla boşa düşürülmek istenirse, bu sefer gerçek manada katmerli hamakat olacaktır.

Kürt siyaset aktörlerinin ise yeni süreci doğru bir siyaset tarzı ile karşılama ve şimdiye kadar ki hastalıklardan arınarak en başta Kürt birliğini sağlama görevleri bulunmaktadır. Legal siyasette halen siyasal saflık ile siyasal akılcılık arasında bir gelgit durumu yaşanmaktadır. Bu salınım halinin getirdiği boşluklar özellikle iktidarın oyalama-erteleme ve dejenere etme taktiklerine de zemin sunabilmektedir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İzmir Barosu Başkanı ve yöneticileri hakkında ‘19 Mart’ soruşturması

Sonraki Haber

İnşanın yolu ‘Hebûn’ olmaktır

Sonraki Haber

İnşanın yolu 'Hebûn' olmaktır

SON HABERLER

Bütün devrimler yapıldı, insan hâlâ bekleniyor: Dönüşüm üzerine bir uygarlık sorgulaması

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Hakikati yaşamak: Demokratik özerk birey üzerine

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Xwebûn krizi

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Kürtler ve Suriye: Müzakerelerin kritik eşiği

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

4 Kürt ilinde yeni YEKA alanı!

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

İnşanın yolu ‘Hebûn’ olmaktır

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Akıl ve siyaset

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır