• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Haziran 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

İnşanın yolu ‘Hebûn’ olmaktır

10 Haziran 2026 Çarşamba - 00:00
Kategori: Güncel, Manşet

Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eşsözcüsü Canan Kebenç Özkan ile GABB Eşbaşkanı Neslihan Şedal’la konuştuk: 

  • Canan Kebenç Özkan: ‘Bu konferansın somut hedefleri arasında kadını özne yapan, kadının yeniden ‘Hebûn’ olabilmesini sağlayacak planlamaları açığa çıkartmak. Bununla birlikte belediyeyi bürokratik kurum olmaktan çıkarıp komün yapmak’
  • Neslihan Şedal: ‘Elbette bizlerin de yetersiz kaldığı, zaman zaman halktan uzaklaşabilme durumları olabiliyor. İşte biz tam da bu konferansı eksikliklerimizi gören, özeleştirisini veren ve alternatifini ortaya koyan bir zemine dönüştürmeyi planlıyoruz’

Şirin Bayık

Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu tarafından Amed’de düzenlenen “Kadın İradesiyle Komünleşiyor, Yerel Yönetimlerle Özgür Toplumu Örüyoruz” Konferansı tamamlandı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ sonrasında gerçekleştirilen konferansta, demokratik toplumun inşasında yerel yönetimlerin rolü, kadın özgürlüğü eksenli yönetim anlayışı ve komünal yaşamın kurumsallaştırılması tartışıldı.

Konferansın kapsamı

Konferansa ilişkin gazetemize konuşan Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu Eşsözcüsü Canan Kebenç Özkan, konferansın yalnızca iki yıllık faaliyetlerin değerlendirildiği bir toplantı olmadığını, aynı zamanda yeni dönemin siyasal ve toplumsal perspektifinin tartışıldığı bir zemin olduğunu dile getirdi.

Canan Kebenç Özkan,  şöyle devam etti:

“Kürt Halk Önderi Önder Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ndan sonra bir yeni sürece girdik. Barışın yeniden inşasının, demokratik toplumun yeniden inşasının, toplumun kurumsallaşmasının, toplumun demokratik kurumları ile birlikte kendi özgürlüğünü inşa etmesi meselesini aslında tartışıyoruz” diyerek konferansta nelerin tartışıldığına dair şu bilgileri verdi: “Konferansımız içerik olarak, anlam olarak, faaliyetlerimizi ortaya koyduğumuz, geçen 2 yıllık dönemi değerlendirdiğimiz, aynı zamanda yapamadıklarımızı değerlendirip, tartıştığımız ve yeni dönemin pratik politikalarını, perspektifini tartışıp toplumsal ihtiyaçlara, sorunlara hizmet edecek pratik politik kararları aldığımız bir mekanizma. Demokratik toplumun inşası meselesinde toplumun demokrasiye yaklaşması, aynı zamanda devlet-komün ikileminde toplumsallığın güçlendirilmesi anlamında yerel yönetimlere ciddi rol ve sorumluluklar düşüyor. Biz de bu konferansı böyle bir içerikle yapıyoruz. Toplumu özgürleştirecek mekanizmaların yerel yönetim ayaklarını nasıl kurgularız? Bunu nasıl hayata geçiririz? Toplumsal sorunlara toplumu özne yaparak nasıl çözüm üretebiliriz? tartışmalarını yürüttük ve bu konferansta, yeni dönemin inşasına güç katacak, aynı zamanda nesneleştirilen bir toplum gerçekliğini özneye dönüştürecek ve o öznenin özgürlüğünü tartışacak bir zemini açığa çıkarmayı umuyoruz.”

Toplumsal eleştiriler

Sekiz yıllık kayyım pratiğinin ardından belediyeleri büyük bir kurumsal yıkımla devraldıklarını belirten Canan Kebenç Özkan, belediyelerin ekonomik, idari ve toplumsal anlamda işlevsiz hale getirildiğini ifade etti.

Halkın yıllar boyunca kendi kurumlarından hizmet alamadığını dile getiren Özkan, halkın DEM Partili belediyelerden beklentilerine ilişkin şunları söyledi:

“Bir gerekçe olarak değil ama bir durum tespiti olarak ortaya koymak gerektiğini düşünüyorum. Devraldığımız belediye binaları hem çalışan kapasitesi, hem olanaklar, imkanlar kapasitesi, hem ekonomik kapasitesi gereği tarumar edilmiş, kurumsal sağlığını yitirmiş, tamamen bürokrasinin kurumlarına dönüştürülmüş bir durumdaydı. Aldığımız tüm belediyelerde çalışmalara, faaliyetlere sıfırdan başladığımızı söylemek gerek. Ama aynı zamanda bu 8 yıllık kayyım pratiğinin bizdeki yerel yönetim deneyimlerini de geriye çektiğini söylemek gerekiyor. Aslında toplumsal eleştirileri buradan alıp okumak gerekebilir. Toplumun 8 yıldır kendine ait olan belediyelerden hiçbir hizmet alamaması, sorunlarına çözüm bulamaması durumunda toplum haklı olarak iradesini tekrar DEM Partili belediyelere vererek DEM Partili belediyelerden kendi sorunlarına çözüm olmasını, toplumsal sorunlara, yoksulluktan tutalım, özel savaşa, dil-kültür politikalarından tutalım, gençlik/çocuk politikalarına, ekolojik kırımdan tutalım, ekonomik olarak yoksulluk ve yoksunluğa, yasal politikalardan tutalım kent politikalarına kadar birçok anlamda büyük bir beklentiyle iradesini teslim etti. Bu anlamda eleştirilerini de yerinde buluyoruz. 2 yıl içerisinde birçok çalışmaya sıfırdan başlayıp ciddi anlamda üretilmiş bir emek, çaba, faaliyet, toplumsal sorunlar çözüm noktasında ciddi bir çabalama düzeyi olsa da Kürdistan’ın birikmiş çoklu sorunlarına yanıt olan bir yerde mi dersek henüz bu aşamada değiliz. Ancak bu sorunlara yanıt olmak için de tartışmalar yürütüp bu konferansta da bu iradeyi daha güçlü kılarak beklentilere yanıt olma noktasında hem pratiğin özeleştirisini veren hem de yeni pratiği güçlendiren bir yerde olmanın çabası içinde olduk.”

Somut hedefler ve ‘Hebûn’

Konferansın temel başlıklarından birinin kadın özgürlüğü olduğunu vurgulayan Canan Kebenç Özkan, “Aslında bu konferansın somut hedefleri arasında kadını irade yapan, özne yapan, kadın kırımına karşı mücadele mekanizmalarını güçlendiren, aynı zamanda yoksulluğuna karşı kadın ekonomisini güçlendiren, kadının yeniden ‘Hebûn’ olabilmesini sağlayacak eğitim planlamaları açığa çıkartmak. Bulunduğumuz tüm kentlerde kadının özgürleşmesine katkı sunacak, kadını iradeleştirecek mekanizmaları tartışmayı ve bu yönü somut kararlar almayı hedefliyoruz. Kadının günlük yaşamda ve siyasette aktifleşebilmesi, yaşadığı çoklu sorunlara çözüm üretebilmesi ve bu çözüm üretmenin parçası olabilmesi noktasında tartışmalar yürütüyoruz. Temel hedeflerimiz arasında aslında toplumun özgürlüğüne giden yolda kadını özgürleştirecek yol, yöntem, mekanizmalar, kurumsallaşmalar oluşturabilmeye dair bir irade açığa çıkarmaya çalışıyoruz” dedi.

Belediyeleri komünleştirmek

Yerel yönetimlerin zaman içerisinde halktan uzaklaştırılarak bürokratik devlet kurumlarına dönüştürüldüğünü ifade eden Canan Kebenç Özkan, “Aslında belediye halkın kendi kendini yönetme mekanizmasıdır, irade mekanizmasıdır. Fakat belediyeler komün olmaktan çıkartılmış, özü, içeriği boşaltılmış, devletin bürokratik kurumları haline dönüştürülmüş, toplumdan koparılmış yapılar haline dönüştürülmüş. Bizim bu konferansla birlikte hedeflediğimiz, belediyeyi bu bürokratik kurum olmaktan çıkarıp halkın irade olduğu mekanizmalara dönüştürmek, halkın iradesini açığa çıkaracak mekanizmaları oluşturmak ve belediyeyi komün olan kendi özüne kavuşturmanın tartışmalarını yürütmek. Bugün geldiğimiz noktada aslında bunu yapabilmek için çoklu halk toplantıları, mahalle buluşmaları, katılımcı bütçe çalışmaları, çeşitli faaliyetler yürüttük. Ama gerçekten bu kadar tahrip edilmiş mekanların kendi özüne kavuşturacak, komünleşmeye hizmet edecek yeterli düzeyde kalmadığını hani bu düzeyi yakalamak amaçlı tekrar tartışmalar yürüttüğümüzü belirtmek gerek” şeklinde konuştu.

Yerelden inşa etmek

Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği (GABB) Eşbaşkanı Neslihan Şedal ise konferansın temel gündemlerinden birinin Abdullah Öcalan’ın yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın toplumsallaştırılması olduğunu ifade ederek, “Bu çağrının toplumsallaştırılması, yaşamsal kılınması noktasında yerel yönetimlerin rol ve misyonunun ne olduğu, yönetim meselesinde kadınların daha güçlü irade olabilmesi meselesinin bizler için çok merkezi bir konumda olduğu meselesi ve aynı zamanda bunları yaparken dayandığımız bir paradigma, bir felsefe ve büyütmeye çalıştığımız bir sistem var, bir model var. Bunların hepsinin tekabül ettiği mesele, bizim için elbette ki tartışılacak konu başlıkları arasında oldu” dedi.

Yeni dönemin yol haritası

Neslihan Şedal, demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü yerel yönetim paradigmasının ne düzeyde yaşamsallaştığını değerlendirdiklerini belirterek, şu hususlara dikkat çekti:

“Bu konferansta hayata geçirmeye çalıştığımız demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü yerel yönetimler paradigması ve eşbaşkanlık sistemimizin yaşamsallaşma düzeyini tartışan, ama bunu tartışırken kadın özgürlükçü politikaları daha güçlü bir şekilde örebilecek bir tartışma düzeyiyle yürüten ve en önemlisi de elbette ki bunların hepsinin komünaliteden geçtiğini, komünal yaşam ruhundan geçtiği gerçekliğini çok net ortaya koyan bir önemi var. Biz hem çalışma yol ve yöntemlerimize dair, politika üretim biçimlerimize dair, yetersiz kaldığımız noktalara dair çok ciddi tartışmalar yürüttük. Kendimizin karşı karşıya kalmış olduğu işte erkeklik kültürünü besleyen anlayışlar, iktidar zihniyetini besleyen anlayışlara karşı yürüttüğümüz mücadele tarzının ne düzeye geldiğini, nerelerde eksik kaldığımız elbette ki temel gündemlerimizden arasındaydı. Ama kadına yönelik şiddetle mücadele anlamında, yoksulluğa karşı, kadının eko-ekonomisini geliştirme anlamında ve aynı zamanda bu kadar iğdiş edilmiş düşünce sistemimize karşı özgürlükçü bir yaşamı tesis edebilecek eğitim alanını, akademikleşme alanını tartışabilme meselesi de temel gündemlerimizden oldu.”

Kadınların öncü rolü

Neslihan Şedal, “Hem paradigmamız hem yaşam felsefemiz hem yaptıklarımız hem yapamadıklarımızı bir yandan tartışıyorken diğer taraftan aynı zamanda ‘demokratik toplumun inşasının öncü gücü olabilecek yerel yönetimler alanındaki öncü kadınlar bu sürece nasıl hazırlanıyor?’, ‘bu sürece nasıl öncülük edecek?’ ve ‘komünal yaşam ruhunu nasıl örecek?’ meselesi de temel gündemimizden bir tanesi oldu. Bu anlamda çok kıymet biçiyoruz konferansa” diyerek toplumcu bir yerel yönetimler modeli örmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Kadın öncülüğünde bu modeli hedeflediklerini belirten Neslihan Şedal, “Yönetim olgusunun kendisi kadınların yaratımı olan, binlerce yıl öncülük etmiş olduğu bir alan. Ama günümüze baktığımız zaman en çok da kadınların aslında dışlandığı, koparıldığı, tecrit edildiği temel olmuş durumda. Çünkü ideolojiniz ne olursa olsun, felsefeniz ne olursa olsun sizin kendi fikriyatınızı, ideolojinizi toplumsallaştıracağınız alan yerel yönetimler alanıdır esasında. Biz o yüzden demokratik toplumu yerel yönetimler boyutuyla öreceğiz diyoruz. Kadın özgürlükçü sistemimizi, kadın kırım politikalarına karşı yerel yönetimler alanında öreceğiz diyoruz ve iddiamız çok büyük” dedi.

Eleştiri ve özeleştiri

Bununla birlikte kendi eksikliklerini de tartıştıklarını belirten Neslihan Şedal, konferansın aynı zamanda özeleştiri ve yeniden yapılanma zemini olduğunu söyledi:

“İktidar kayyım politikalarıyla birlikte 9 yıl boyunca ki şuan da hala devam eden kayyım gaspı var. Belediyelerimizin halktan kopuk, halkın sorunlarını çözemeyecek, aslında kaynakları başka yere akıtan ama belediyeleri borç altında bırakan ve halkla karşı karşıya getirmeye çalışan bir pratiği eleştirilere sebep olabiliyor. Bunların hepsi aslında bir yerde ihtiyaçların giderilmesine dönük sorunlar olarak karşımıza çıkabiliyor. Bir diğer sebep de şu; tasarruf tedbirleri dediğimizde belediyelerimizin üzerindeki mali ambargonun oluşundan kaynaklı halkın ihtiyaçlarını çözme noktasında bir yetersizlik ve yetememe hâli ortaya çıkabiliyor. Ama elbette bizlerin de yetersiz kalabildiği, çözüm üretme noktasında yetemediği zaman zaman halktan uzaklaşabilme pratikleri içerisinde olabildiğimiz durumlar olabiliyor. İşte tam da biz bu konferansı aslında sistemin tüm saldırılarına karşı alternatifsiz olmadığımızı net bir şekilde ortaya koymak ama aynı zamanda kendi içimizde yetersiz kaldığımız, eksikliklerimizi de gören, paradigmamızı toplumsallaştırma noktasında yetersiz kaldığımız noktaları gören, eleştiren ve bunun alternatifini ortaya koyan, eşbaşkanlık sistemimizin toplumsallaşması noktasında yetersiz kaldığımız noktayı gören ve bunun öz eleştirisini veren, daha güçlü bir şekilde bunun karar önerilerini ortaya koyan ve bunun planlamasını yapan, geriye kalan süreçte bunun planlamasını yapan bir konferans zeminine dönüştürmeyi planlıyoruz.”

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Akıl ve siyaset

Sonraki Haber

4 Kürt ilinde yeni YEKA alanı!

Sonraki Haber

4 Kürt ilinde yeni YEKA alanı!

SON HABERLER

Bütün devrimler yapıldı, insan hâlâ bekleniyor: Dönüşüm üzerine bir uygarlık sorgulaması

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Hakikati yaşamak: Demokratik özerk birey üzerine

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Xwebûn krizi

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Kürtler ve Suriye: Müzakerelerin kritik eşiği

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

4 Kürt ilinde yeni YEKA alanı!

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

İnşanın yolu ‘Hebûn’ olmaktır

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Akıl ve siyaset

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır